Cum. Eki 23rd, 2020

 

Zorunlu din derslerine tepki, ülke genelinde devam ediyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Malatya Şubesi üyeleri, oturma eyleminin ikincisini bu hafta gerçekleştirdi. Eğitimde zorunlu din derslerinin kaldırılması talebiyle gerçekleştirilen oturma eyleminde AKP hükümetinin AİHM kararlarına uyması istendi.

 

 

Eğitimde zorunlu din derslerinin kaldırılması talebiyle her pazar günü Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD)  Malatya Şubesi öncülüğünde Turan Emeksiz Meydanı’nda yapılan oturma eylemlerinin ikincisi gerçekleştirildi. Çok sayıda PSAKD üyesinin katılımıyla gerçekleşen eylemde “Zorunlu din dersine hayır” pankartı açıldı.

 

Oturma eylemi öncesi açıklamada bulunan PSAKD Malatya Şube BaşkanıSongül Tunçdemir, AKP hükümetinin zorunlu din dersleriyle ilgili AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) kararlarına uymadığını belirterek, AKP hükümetinin bu tavrının Türk-İslam sentezinden kaynaklandığını söyledi. Asimilasyonun bir insanlık suçu olduğunu belirten Tunçdemir, AKP hükümetinin kendinden olmayanı kabul etmeme tavrından vazgeçmesi gerektiğini ifade etti.

Songül Tunçdemir, basın açıklamasında:

“Siyasi iktidar, yıllardır bu ülkenin farklılıklarını Türk –İslam sentezi adı altında tekleştirmek için din ve inanç istismarına son hızıyla devam etmektedir.

 

Yıllardır demokratik, laik, bilimsel eğitim isteyenlerin öncelikli talebi olan zorunlu din derslerinin kaldırılması konusunda adım atılmamış, bu yetmezmiş gibi Zorunlu seçmeli Kuran-ı Kerim, Hz. Muhammed’in Hayatı dersleri getirilmiş ve TEOG sistemiyle binlerce Alevi çocuğu zorunlu olarak İmam Hatip Liselerine yerleştirilmiştir.

 

12 Eylül cuntacılarının yaratmak istediği tek tip topluma ulaşmak için din dersleri bir araç olarak kullanılmaktadır. Ülkemizin de imza atmış olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi: ‘’Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılanması hakkında saygı gösterir’’ maddesi bulunmaktadır. Türkiye, imza atmış olduğu uluslararası sözleşmeleri de ihlal etmektedir.

 

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi, sadece İslam’ın Sünni mezhebinin öğretisini din olarak görmekte ve bu ülkede yaşayan Alevileri ile diğer mezhepleri benimseyen insanları, çocuğunun din eğitimi almasını istemeyenleri yok sayarak bu dersi alması için zorlamaktadır.

 

  16 Eylül 2014 de AİHM, zorunlu din dersleri için ‘’farklı inanç gruplarına tek bir dini inancın ve tek bir mezhebin zorla öğretilmeyeceğine hükmederek Türkiye’yi bir kez daha mahkûm etmiştir. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise bu karara ilişkin yapmış olduğu açıklamada ‘’Hepsi gidecek, din dersi kalacak’’ diyerek bu kararı hiçe saymıştır…

 

AKP Hükümeti, AİHM’nin ‘’zorunlu din dersine son verilmeli’’ kararını görmezden gelmektedir. Bu, anayasal suçtur. AKP hükümetinin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AİHM’nin kararına ilişkin tavırları Türk-İslam sentezli devlet ideolojisinden kaynaklanmaktadır.

 

Eğitim, çocuklara akıl yoluyla doğruları yapmayı öğütlüyor. Bilimin yerine inancı ikame etmek anayasal olarak da suçtur. Kaldı ki, bilimsel laik eğitim yasalarla güvence altındadır. 20 milyonun üzerindeki Alevi yurttaşın yaşam felsefesinin gerektirdiği şekilde yaşaması insani bir haktır.

 

Buradan siyasi iktidara sesleniyoruz. Bu ülkede sizin gibi olmayanları ne hakla, hangi hukukla ve hangi inançla kendinize benzetmeye çalışıyorsunuz?

Bizler, 12 Eylül Anayasasının ve devamında AKP İktidarının dayatmacı, baskıcı, eşit olmayan ve özgürlükleri kısıtlayan yapısına sessiz kalmayacağız.

Çünkü biz, tüm farklılıkların birbiriyle eşit olduğu, ayrımcılığın, ötekileştirmenin olmadığı, herkesin inancını özgür olarak yaşayabileceği bir ülkede yaşamayı, çocuklarımıza böyle bir gelecek bırakmayı düşlüyor ve bunun için mücadele veriyoruz. Barış ve kardeşlik ortamı bu şekilde yaratılır. Aksi tutum bu toplumda çatışma yaratır. Bizler çocuklarımıza tüm çelişkilerden arınmış mutlu bir dünya bırakmak istiyoruz.  Bizler, bu ülkenin kadim halkı Aleviler, inancımızla gurur duyuyoruz. Bizleri tek din tek millet adı altında eritmenize, yok etmenize asla izin vermeyeceğiz. Bizler, çocuklarımıza zorla dayatmış olduğunuz din dersini asla kabul etmeyeceğiz.

Asimilasyon insanlık suçudur.

Zorunlu din dersi uygulaması, din ve vicdan özgürlüğünün açıkça ihlal etmektedir.

Yargı kararlarına uyulmalı, zorunlu din dersi uygulaması kaldırılmalıdır.

Bizler,  devletin siyasal, hukuksal, toplumsal düzenin dinden soyutlamasını, altına imza atılan uluslararası sözleşmelere uyulmasını, Yüksek Yargı ve AHİM Kararları doğrultusunda zorunlu din dersi uygulamasının kaldırılmasını talep ediyor ve taleplerimizin takipçisi olacağımızı buradan kamuoyuna bir kez daha bildiriyoruz.” dedi.

  Kitle, yapılan açıklamanın ardından oturma eylemi gerçekleştirerek alkışlar eşliğinde dağıldı.

51

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir