Per. Eki 22nd, 2020

basın açıkla

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Şubesi yönetimi ve üyeleri, Kahramanmaraş’ta Alevi köylerin ortasına yapılmak istenen konteynır kentlere tepkilerini belirten bir basın açıklaması gerçekleştirdiler.
Dernek binasında sunduğu basın açıklamada konuşan Songül Tuçdemir, “Suriye’de savaşmakta olan Cihatçılar, İŞİDciler, El-Nusracılar’ın ailelerinin, Alevi köylerin ortasına getirileceğini ve sonrasında yeni katliamlarla karşı karşıya kalınacağını” iddia ederek şu açıklamalarda bulundu: “Emperyalist ülkelerin şekillendirdiği Ortadoğu haritası, en başından beri sorunluydu. Bu nedenle bu bölgede ne savaşlar eksik oldu, ne katliamlar, ne de sürgünler ve göçler…”

PSAKD Malatya Şube Başkanı Songül Tunçdemir, basın açıklamasının devamında:

“AKP iktidarı Ortadoğu’da ve iç politikada savaş, katliam ve ölümler üzerine kurulu bir hat izliyor. Ve bunu da halklarımızın çıkarınaymış gibi sunuyor.

Maraş’ın Aşağı Terolar –Sivricehöyük’te yapılmak istenen kamp bu siyasetin bir parçası olarak kuruluyor. Etnik temizlik için savaş mağdurları kullanılıyor. Sahiplenme adı altında iç siyasetin malzemesi yapılarak Suriye’de savaşı bitirecek adımların atılması engelleniyor. Göç üzerinden, girdiği çıkmazı aşmak istiyor. Avrupa ile insan pazarlığı yaparak maddi çıkar sağlıyor. Bunu yaparken de hiçbir değere saygı duymuyor.

Maraşlılar mülteci karşıtı bir duruma düşürülmek isteniyor. Maraşlılar mülteciliği bilirler. Maraş Katliamı sonrası dünyanın dört bir yanına dağıtılmışlardır. Mülteci olarak gitmişlerdir, göçmen olarak gitmişlerdir. Evlerini, topraklarını geride bırakıp gittikleri yerlerde büyük acılar yaşamışlardır. Acıyı en iyi bilen topluluklardandırlar. İşte bu topluluğa karşı bir mülteci meselesi çıkarılıyor. Ve sanki bu topluluk mülteci karşıtı bir toplulukmuş gibi yansıtmaya çalışılıyor.

Maraşlıların tavrı savaşın ve çatışmanın önüne geçerek, sarayın onu siyasal ve sosyal olarak örgütlemek istediği o rejimsel duruşun karşısında duran demokratik bir harekettir. Bu mücadele, kampların IŞİD’in alanı olmaktan çıkarılması mücadelesidir. Bunun, IŞİD ve saray örgütlenmesine karşı bir hareket olduğunu kabullenmek gerekmektedir.

Bizler, 1978 Maraş katliamını hiç unutmadık

Maraş’ın şeriatçı-faşist zenginlerinin planlarıyla toprak vaadi ile kandırılmış Sünni köylüler, faşist milislerin önderliğinde Maraş’ta; devletin, polisin askerin gözleri önünde; denilebilir ki onların izniyle, Alevilerin işyerlerine, mahallelerine, sokaklarına, evlerine saldırdılar. Bu saldırlar günlerce sürdü. Yüzlerce Alevi, yaşlı –genç, hunharca katledildi.

Ve şimdi, AKP hükümeti, Suriye’de savaşmakta olan Cihatçılar, İŞİDciler, El-Nusracılar’ın ailelerini Alevi köylerinin ortasına yapacağı 27 bin kişilik bir kasabaya yerleştirecek. Bu ailelerin erkekleri Suriye’de Alevi köylerini yakıp yıkan, onları katleden, ağızlarından ve ellerinden kan damlayan katillerdir. Şimdi bunları getirip Maraş’ta Aleviler ile kapı-komşu yapmanın anlamı nedir? Bu durum, yeni bir Maraş katliamının habercisi değil midir?

Dün, kampın kurulacağı bölgede, ülkemizin her yanından derneklerimizin katıldığı bit miting yapıldı. Gayet barışçıl, demokratik çerçevede, halkın bu konudaki itiraz ve taleplerini dillendirdiği bir şekilde devam ederken hiçbir uyarı yapılmadan, sebepsiz bir şekilde, halkın üzerine onlarca gaz bombasıyla saldırı düzenlendi. Ayrıca mitinge katılım olmaması için arama noktalarında engellemelerle karşı karşıya gelindi.

Antidemokratik, iç savaşı kışkırtıcı, halkları birbirine düşürme politikası, AKP’nin bütün iktidarları boyunca uyguladığı bir yöntem haline geldi. Bütün bu savaş kışkırtıcılığına karşı halklarımız bir arada yaşamak için, savaş politikaları ve katliamlara karşı insanca bir yaşam mücadelesi veriyor. Biz bunda ısrar edeceğiz, AKP’nin zulmüne yenilmeyeceğiz ve kurulmak istenen IŞİD çetecilerini barındıracak bu kampa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Halklarımızın bunu böyle bilmesi gerekir. “

73

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir