Cts. Eki 24th, 2020

 

 

Sultan KILIÇ

 

MEZARA TAŞ YAPIŞIRSA HAMİLE KALIRSIN

 

Türkiye geneli için ahkâm kesmeyeyim. En iyi bildiğimi, yaşadığımı, gördüğümü yazayım.

 

Malatya’da özellikle bayramlarda kalabalık olur mezarlıklar. Dini bayramların dışında cuma günleri mezarlıkların ziyaretçisi bol olur. Dini bayramlarda çoluk çocuğunu toplar, kabirde yatan sevdiklerini ziyarete gider insanlar. Bir de cuma günleri akın ederler mezarlıklara.

 

Cuma günü ben de Malatya Cemal Gürsel Mahallesi’ndeki Kuyuönü mezarlığındaydım. Kuyuönü, mezar taşlarından anlaşılacağı gibi Malatya’nın eski mezarlıklarından. Orada karşılaştığım yaşlı kadınlardan biri, mezarlıkta artık yer kalmadığından son 30 yıldır bu mezarlığa cenaze defnedilmediğini söyledi.

 

 

Mezarlıktaki çeşmeden hep orada duran pet şişelerle sular taşınıyor. Mezarlara ve kabirlerin suluklarına sular dökülüyor. O suluktan, şifadır diye başa ve yüzlere su sürülüyor.

 

Elinde Kuran-ı Kerim’i olanlar, Kuran okuyor. Eller açılıyor, Fatihalar mırıldanılıyor. Bisküviler ikram ediliyor. Kuşlar yesin diye mezarların üzerine bulgur dökülüyor. Şifadır diyerek bu bulgurlar da avuç avuç ağızlara atılıyor. Kraker ve şeker bırakılıyor kabirlere. Mezar sulamak için su getirirse çocuklar, onlara para veriliyor.

 

 

Damat Ferit, İngiliz Casusu Binbaşı Noel, Elazığ Valisi Ali Galip Bedirhaniler ve Malatya Mutasarrıfı Halil Rami Bedirhan’ın Kürt aşiretlerini ayaklandırıp Sivas kongresinin basılması,  Mustafa Kemal ve arkadaşlarının saf dışı bırakılması oyununu bozan, daha sonra milli mücadeleye önemli katkıları olanların başında yer alan Keşşaf Hoca’yı Kuyuönü Mezarlığında halk; özellikle de kadınlar hiç yalnız bırakmaz. Kadınlar, yaşamöyküsünü bilmez Keşşaf Hoca’nın. Onların ilgi alanına söylenceler girer. Olağanüstü ermişlik rivayetleri anlatırlar Keşşaf Hoca’ya mal edilen. Umudunu yüreğine koyan, koşar Keşşaf Hoca’nın kabrine.

 

Keşşaf Hoca, Malatya’nın tanınmış velilerindendir. 1862 yılında Malatya’da doğdu. Babası şehrin en eski ailelerinden Kirişçizadelere mensup Mustafa Efendi’dir. İlim öğrenmeye küçük yaşta başlayıp 1889’da icazet almıştır. 1938 yılında vefat edince Aşağıbağlar Kuyuönü mezarlığına defnedilmiştir. Kabri halk tarafından ziyaret edilmektedir.

 

 

Geçen yıl birileri, Keşşef Hoca’yı demir kafese hapsetti.

 

Artık ziyaretçileri, demirlerin arasından ellerini uzatarak dokunabiliyor Keşşaf Hoca’nın kabrine…

Bir de Keşaf Hoca’nın kabrinin kenarına küçük taşlar yapıştırılıyor. Kabrin kenarı islenmiş. Sanırım orada mum yakmışlar. Mum eriğine yapışan taşlar da yüzeye yapışıp kalıyor.

Kadının biri: “Gelinimin çocuğu olmuyordu. Buraya geldim, dua ettim. Torunum doğdu. Okusun, diye yakardım. Okudu, okulunu da bitirdi. Şimdi de iş istemeye geldim.” diyerek taşı mezara yapıştırdı…

 

 

sultankilic44@hotmail.com

489

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir