Çar. Eki 21st, 2020

Jpeg

 

Eğitim Sen Malatya Şube Başkanı Tarık Kaya, yaptığı basın açıklamasında:

 

“Üniversiteler üzerindeki kirli hesaplarınızın farkındayız!

 

Üniversitelerin adı uzun süredir polisle birlikte anılır oldu. Polis kimi zaman asılan bir afişi ya da pankartı indirmek gerekçesiyle ya da AKP eleştiriliyor bahanesiyle, kimi zaman ise yerleşke içerisinde oluşabilecek “gerginlik” nedeniyle adeta üniversite içine yerleştirilmiş durumda. Üstelik sadece resmi kıyafetiyle de değil! Ders içeriklerini ihbar konusu yapan öğrenci kılığında, IŞİD destekçilerine göz yumabilen yönetici aklında, iktidara muhalif olanlara yönelen tehdit sözcüklerinin arkasında karşımıza çıkmakta.

 

7 Haziran seçimlerine giden süreçte, 27 Mart 2015 tarihinde bu duruma şu sözlerle dikkat çekmek istemiştik:

 

“Gerçekleştirdiğimiz tüm sorumluluk ve sağduyu çağrıları, kolluk güçlerinin denetiminde yürütülen faşist saldırıların yarattığı kaosun içerisinde giderek anlamsızlaşıyor! Sistematik biçimde üniversitelere silah, satır ve sopayla saldıranlar, şiddet arzularını kutsal ve toplumsal değerleri öne çıkararak gizlemeye, ırkçı ve ötekileştirici düşüncelerine de meşruiyet zemini yaratmaya çalışıyorlar! Yaşananlar gösteriyor ki birileri seçim sürecinde “milliyetçi” tepkilerin yükselmesinden ve “harekete” geçmesinden medet umuyor! AKP ise bu provokasyonları engellemeyerek, söz konusu saldırılara örtülü destek sunuyor!”

ODTÜ 2

O gün söylediklerimiz de göstermektedir ki bugün üniversitelerde ne olup bittiğini anlamak isteyenlerin, tüm Türkiye’de aşama aşama inşa edilen “şiddet” ve “sindirme” zeminini ve muhalif olarak görülen üniversite bileşenlerinin hükümete tam itaatini sağlama operasyonunu görmeleri gerekmektedir. Aksi halde AKP Ankara Milletvekili Aydın Ünal’ın “Cizre’ye nasıl girdiysek ODTÜ’ye de öyle gireriz” sözlerinin tüm üniversiteler açısından içerdiği tehdidi algılamak mümkün olmayacağı gibi bu tehdide karşı çiğ espriler ya da naif göndermeler yapmaktan kurtulmak da mümkün olmayacaktır.

 

Dolayısıyla ne ODTÜ’deki gerginliğin nedeni ibadet hakkının engellenmesidir, ne de Hacettepe Üniversitesi’nde üyelerimizin tehdit edilmesinin gerekçesi üyelerimizin şiddeti besleyecek tavır içinde olmasıdır! İstanbul Üniversitesi’nden Kocaeli Üniversitesi’ne, İnönü Üniversitesi’nden Ege Üniversitesi’ne, Hacettepe Üniversitesi’nden Mardin Artuklu Üniversitesi’ne kadar tüm üniversitelerde olup bitenin tek nedeni vardır: AKP’nin politikalarını eleştiren ve onaylamayan tüm üniversite bileşenlerine diz çöktürmek! Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in veciz ifadesiyle söylemek gerekirse, üniversitelerdeki “ayrık otlarını temizlemek”!

ODTÜ

Eğitim Sen olarak, şubelerimizle birlikte üniversitelerdeki gelişmeleri yakından takip ettiğimiz ve üniversiteleri kışlaya çevirmek isteyenlerin karşısında tüm gücümüzle duracağımız iyi bilinmelidir. Polisiyle, medyasıyla, üniversite yönetimleriyle üyelerimizi ve öğrencileri sindirebileceğini sananlar bu gerçeği akıllarından çıkarmamalıdır. Bir kez daha tüm öğrencileri ve toplumun tüm kesimlerini “özgür ve güvenli” bir üniversite ortamı için talepkâr olmaya davet ediyoruz. Bu süreci engellemek için tüm emek ve demokrasi güçlerini harekete geçmeye çağırıyoruz!” dedi.

 

 

 

60

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir