Per. Eki 22nd, 2020

          

 

Sultan KILIÇ

 

Darbeci askerlere kurban gerekiyordu.

 

Emeksiz yirmi yaşındaki bir öğrenci olarak eline ‘sülü değnek’ten başka sopa almamıştır. Çatışmadan söz ediyor, ne çatışması? Çatışma sözcüğü, karşılıklı eylemi ifade eder. Turan Emeksiz, Menderes’in atlı polisince yukarıdan aşağıya aort damarına sıkılan bir kurşunla öldürülmüştür, katledilmiştir. Darbeci askerlere kurban gerekiyordu.

 

İşte, 53 yıl sonra açıklanabilen resmi otopsi raporu. 28 Nisan 1960 tarihinden bugüne kadar Turan Emeksiz’in yerden seken kurşunla öldürüldüğü savı yayılmaya çalışılmış, ancak 53 yıl sonra, 2013 yılı Mart ayında TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu, Adli Tıp raporunu açıklayarak Turan Emeksiz’in yüksekten atılan bir kurşunla öldüğünü,  cebinden de iki tiyatro bileti çıktığını açıklamıştır.

 

MUHALEFETTE CADI AVI BAŞLAMIŞTIR

Demokrat Parti hükümeti, basını baskı altına almıştır. Demokrat Parti iktidarı, Tahkikat Komisyonu marifetiyle iktidara muhalif olan herkesi fişleme, basını susturma amacındadır. Bunu da Resmi gazetede yayımladığı önerge ile kitabına uydurmuştur. Amerikan emperyalizmine Türkiye’nin kapılarını açmıştır. Tahkikat Komisyonu’nun kurulmasına dair kanunun kabul edilmesi üzerine 28 Nisan 1960 Perşembe günü saat 9.30’da İstanbul Üniversitesi bahçesinde, bir protesto mitingi düzenlenmiştir.

 

Olaylar, 28 Nisan 1960 Perşembe günü saat 9.30’da İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin, üniversite bahçesinde toplanmalarıyla başlar. Polis, toplanan öğrencileri önce kordon altına alır, sonra üniversite bahçesine girerek öğrencilere müdahale eder. Öğrenciler polise taş atarak engel olmak isterler.

Bu arada İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sıddık Sami Onar, İçişleri Bakanı Namık Gedik’le bir telefon görüşmesi yaparak, polisin üniversiteye girme yetkisinin olmadığını söyler. Ancak, artık kavga başlamıştır ve önüne geçme imkânı kalmamıştır.

Rektör Onar da, öğrencilerine destek için bahçeye iner. Polis darbesiyle yere düşürülür.  Başından yaralanır. Olaylar kısa süre sonra Beyazıt Meydanı’na sıçrar. Burada toplanan kalabalık, Laleli’ye doğru yürüyüşe geçer.

Polis, öğrencilerin üzerine gaz bombası atar. Polis otosu hızla hareket ederken, polisin yakasından tuttuğu gençleri yerlerde sürüklediği görüntülenir. Polis, aşırı güç kullanarak göstericileri dağıtmaya çalışır. Çatışma çıkar.

Malatya’nın Kündübek (Gündüzbey) köyünden İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’ne okumaya giden Ahmet Turan Emeksiz, henüz yirmi yaşındayken Adnan Menderes’in polis müdürünün kurşunuyla öldürülür.

Ölümüne neden olan kurşun, aort damarını parçalamıştır. Yukardan atılan bir kurşundur. Sırtından, boyun hizasından girip sol meme üzerinden çıkmıştır. Muhtemelen, kendisi aşağıda bir konumda iken atın üzerinden ateş edildiği için vücuda giren kurşun, yukardan aşağıya doğru seyretmiştir.

Turan Emeksiz’in adı, ilimizde Malatya Lisesi’ne, lisenin yanındaki caddeye, Gündüzbey’deki ilkokula verilir. Bir de Kanalboyu’ndaki Atatürk anıtı yakınlarına bir büstü konur. Sonra da Emeksiz’in tam bağımsız Türkiye amacına karşı olanlarca izleri hızla silinir.

 

28 Nisan 1960 tarihinde olayların içinde bulunan Abdulvahap Mutlugün, Turan Emeksiz’in ölümünü şöyle anlatıyor:

 

“28 Nisan günü üniversiteye geldiğimde üniversite, polisler tarafından sarılmış, her taraf kordon altında idi. Atlı polisler ön saflara dizilmişti. İçeri girmek istedik; ama giremedik. O sırada Reha Poroy Hoca geldi. İçeri girebilmek için rica ettik, kendisi giriyordu; bizi içeri alamadı.

O sıra bir haber geldi, Süleymaniye kapısından giriş yapılıyormuş. O kapıyı zorlayarak girdik. Toplanınca Esnaf Hastanesi’nin önünden Beyazıt’a doğru yürümeğe başladık. Beyazıt’a geldiğimizde emniyet güçleri etrafımızı sardı. Polislerle mücadeleye başladık. Biz onlara taş atıyorduk, onlar da atları üstümüze sürüp bizi copluyorlardı.

Beyazsaray önüne yaklaştığımızda kütüphanenin duvarından ateş eden polislerin silahlarının alçaldığını, yani topluluğa doğru hedeflendiğini gördüm. Doğrudan üzerimize ateş ettiler. O durum karşısında kaçamadık, kaçmadık. Gençliğin onuru vardı. Bir elektrik direğini siper almaya çalışırken, 6-7 metre solumda Turan Emeksiz vuruldu. Onu kucakladı arkadaşlar…”

Darbeci askerlere kurban gerekiyordu. 28 Nisan 1960 tarihinde devletin polisine vurdurulan Malatyalı Turan Emeksiz’e sahip çıkanlar, 27 Mayıs 1960’ta askeri darbeyle iş başına gelirler.

 

sultankilic44@hotmail.com

72

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir