Per. Ara 3rd, 2020

1142656_620x410

 

Ülke genelinde ve Malatya’da yaşanan kadın cinayetlerine Malatya Demokratik Kadın Platformu tarafından yapılan basın açıklamasıyla tepki gösterildi.

 

“Kadına yönelik şiddetin her geçen gün arttığı ülkemizde her gün yaklaşık beş kadın erkekler tarafından öldürülüyor. Bu da kadına yönelik şiddetin boyutunun ne kadar çarpıcı olduğunu gösteriyor. Yine 21 Ekim ‘de Ardahan’da 2 genç kadın korkunç bir erkek cinayetinin kurbanı oldular. 29 yaşındaki ZeynepTekinaslan ve 22 yasındaki üniversite öğrencesi Nur Ayyıldız iş adamı Ersoy Tunç tarafından kurşunlanarak öldürüldü. Zeynep Tekinaslan Malatyalıydı. Yine Malatya’da yaşayan 84 yasındaki Dizan Aydın cinayete kurban gitti. Alınan yargı kararlarında, devam eden mahkeme süreçlerinde kadın katillerine “haksız tahrik” adı altında ceza indirimi uygulamaları eril zihniyetin devlet katındaki örneklerinden sadece bir tanesidir.

 

20151023_842422

Erkek egemen sistem, kadına yönelik şiddeti yargısıyla, medyasıyla sistematik şekilde uygulamaktadır. Kadın cinayetleri burjuva medyanın erkek egemen dili ile” yasak ask cinayeti” başlığı ile aşağılayıcı bir tarzda sunulmaktadır. Kadın cinayetleriyle ilgili haberlerde öldürülen kadınlar için ‘evliydi ama sevgili vardı, çocuk sahibiydi ama boşanmak istedi’ gibi ifadeler cinsiyetçi medyanın kadına bakış açısını bir kez daha gözler önüne seriyor. Hiç bir neden insan yaşamının önüne geçemez. Söz konusu medya kuruluşlarının bu dilini kınıyor, sistematik ve politik olan kadın cinayetlerini sıradan bir olay gibi gösteren ve kadın cinayetlerine toplum gözünde meşruluk kazandırmaya çalışan söylemlerden uzak durmaya davet ediyoruz.

 

2015 yılında en az 211 kadın, sadece geçtiğimiz Eylül ayında 29 kadın erkekler tarafından katledildi. Kadın cinayetlerindeki bu korkunç artış ‘annesinin diz kapağından bile tahrik olabileceğini söyleyen, hamile kadınların sokağa çıkmasının edepsizlik olduğunu ileri süren,6 yaşındaki kız çocuğuyla evlenmenin mümkün olduğunu düşünen ve kadınlar üzerinden yürütülen bu sapkın hükümet politikalarını sonucudur. Öldürülen her kadının ardından acımız ve öfkemiz katlanarak artıyor. Devlet kadın cinayetlerinin önlenmesi konusunda daha somut adımlar atmalıdır.

 

 

Biz biliyoruz ki kadına yönelik şiddetin kaynağı erkek egemen sistem ve onun dayattığı yaşam tarzıdır. Bunun önüne geçmenin yolu kadının örgütlü gücü ve dayanışmasından geçiyor.

 

Kadın cinayetleri, taciz ve tecavüzler artık son bulsun istiyoruz.”

 

 

 

63

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir