Pts. Kas 23rd, 2020

Şam'da

 

Son günlerde artarak devam eden terör olaylarına ve Türkiye’nin Suriye politikasına dikkat çeken Eğitim İş Malatya Şube Başkanı Hüseyin Kara, AKP Hükümetini uyararak basın açıklamasında:

 

“Suruç’ta meydana gelen ve 32 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırının ardından, arka arkaya şehit haberleri gelmekte, ulusal bütünlüğümüze, iç barış ve toplumsal huzurumuza kast eden terör eylemleri giderek tırmanmaktadır.

 

Dün ailesiyle birlikte terörist saldırıya maruz kalan Malazgirt İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Aslan Kulaksız ve bugün Şemdinli’de silahlı saldırıya uğrayan Astsubay Ziya Sarpkaya hayatını kaybetmiştir. Yapılan bu terör eylemlerini şiddetle kınıyor, şehit Aslan Kulaksız ile şehit Ziya Sarpkaya’nın ailelerine başsağlığı ve sabır diliyoruz.

 

Küresel savaş bezirgânlarının Ortadoğu’daki maşalığını yapmayı hedefleyen bir uluslararası siyasetin sonucunda ülkemizdeki terör saldırıları artmıştır.

 

Suruç’ta IŞİD saldırısıyla 32 gencimizin katledilmesiyle başlayan süreç, polis ve askerlerimizin şehit edilmeleriyle birlikte kanlı bir senaryoya dönüşüyor.

 

“Şam’daki Emevi Camisinde namaz kılma” arzusu ile yanıp tutuşan AKP Hükümeti, Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesi gereği Cumhuriyetin kuruluşundan beri gelen “komşu devletlerle iyi geçinme” anlayışını terk etmiş, ülkemizi yangın yerine çeviren dengesiz ve mezhepçi bir dış politika izlemiştir.

 

Komşu ülke Suriye’nin ulus ve ülke bütünlüğünü yok sayan, sömürgeci küresel devletlerin Ortadoğu’da önce kaos yaratma sonrasında ise istedikleri düzeni tesis etme politikasının en önemli ortağı olmayı “BOP’ un Eş başkanlığı” nın bir gereği olarak kabul eden AKP iktidarı, ülke çocuklarının, güvenlik güçlerinin dökülen kanı üzerinden yeni bir iç politik manevrayı hedefliyor.

 

7 Haziran sonrası istediği mutlak sonucu elde edemeyenler, diktatörlük hevesleri, cumhuriyeti tasfiye gayretleri sekteye uğrayanlar, seçim sonuçlarını “millet kaosu seçti” olarak yorumlamışlar, 13 yıllık hukuksuzluklarının, 13 yıllık yağma ve talanlarının hesabının sorulamaması için bugün kaosu kendi elleriyle var etmektedirler.

 

Atatürk’ün ulus ve ülke tanımını kabullenemeyenler, Ortadoğu’daki kanlı terör örgütlerine “terör örgütü” diyemeyenler, gönderdikleri tırlar dolusu silahlarla komşu Suriye’nin ayrılıkçı, gerici unsurlarını besleyenler, Suriye’de de Irak’ta olduğu gibi uydu devletçiklerin kuruluşuna giden yolların taşlarını kendi elleriyle döşemişlerdir.

 

ABD ile varılan yeni mutabakat gereği, Türkiye’ye Azez-Trablus hattının IŞİD’ den arındırılması görevi verilmiştir. Bölgenin IŞİD’ den arındırılmasından sonra, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ortadan kaldırmayı hedefleyen başka grupların eline geçmeyeceğine dair bir garanti söz konusu değildir.

 

 

7 Haziran 2015’te halkın sandığa yansıttığı siyasal tercihin gereği yapılmalı, belirsizlik ve kaos ortamından çıkılmalıdır. Halk elli gün önce AKP’yi iktidardan düşürmüş, ülkeyi tek başına yönetme yetkisini elinden almıştır. Ancak AKP hala ülkeyi tek parti iktidarıyla yönetmekte ve sorumsuzca bir savaş politikası yürütmektedir.

 

Meşru hükümet dışında Suriye’de herhangi bir siyasal muhatap kabul edilmemelidir. Suriye’nin ülke ve ulus bütünlüğünü ortadan kaldıracak emperyalist politikaların parçası olmaktan vazgeçilmeli, ayrılıkçı-gerici terörist gruplara yapılan yardımlar sonlandırılmalı, Suriye’nin meşru siyasal iktidarı öncülüğünde istikrara götürecek politikalar desteklenmelidir.

 

Ülkemiz ve bölgemiz, içine sokulmak istenilen savaş, kargaşa ve terör ortamından ancak bölge ülkeleriyle teröre karşı ittifak kurarak ve her türden dış müdahaleye karşı kararlı bir tutum sergileyerek çıkabilir.

 

Ülkemizdeki terörün kışkırtılmasına yönelik karanlık senaryoların bedeli gençlerimize, güvenlik güçlerimize ve sivil halkımıza ödetilmektedir.

 

İyi bilinmelidir ki Irak ve Suriye’de yaşandığı gibi bir ülkenin dinsel, mezhepsel ve etnik temelde parçalanmasının en ağır bedelini o ülkelerin emekçileri ve yoksul halkı ödemektedir.

 

Terörü besleyecek her türlü politikadan vazgeçilerek, bölgemizin huzur ve istikrarına katkı sunulmalıdır. Bir insanlık suçu olan terörün her türlüsünü lanetliyoruz.” dedi.

61

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir