Sal. Kas 24th, 2020

 

Eğitim Sen Malatya Şube Başkanı Tarık Kaya konu ile ilgili basın açıklamasında:

“Son iki gündür basında çıkan haberlerle Şakran Cezaevi`nde yaşanan hak ihlalleri yeniden gündeme gelmiştir. Daha önce güvenlik görevlileri ve gardiyanların çocuk mahkûmlara yönelik yaptığı işkencelerle adını sık sık duyuran Şakran Cezaevi`nde bu kez yaşananlar kadın mahkûmların yardım çağrısı istedikleri mektuplarıyla ortaya çıkmıştır. Hamile olan iki genç kadının zorla uyandırıldıkları, ihtiyaç duydukları hâlde hastaneye götürülmedikleri hatta tek kişili hücrede tutuldukları iddia edilmektedir. ‘Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi` üyesi olan sendikamız Eğitim Sen olarak; çocukların cezaevlerinde tutuldukları bir ülkede ne adaletten ne de özgürlüklerden bahsedilemeyeceğini herkese hatırlatır, Şakran`da yaşananların bir an önce son bulması için herkesi duyarlı olmaya çağırırız.

 

Hiçbir demokratik ülkede cezaevi ve çocuk kelimeleri yan yana bulunamaz. Çocuk haklarına saygılı olduğunu iddia eden hiçbir devlet gerekçesi ne olursa olsun çocukları dört duvara hapsedemez. Ne yazık ki, kanayan yaramız olan ‘çocuk cezaevleri` gerçeği her gün yeni hak ihlalleriyle, yeni işkencelerle, yeni zorbalıklarla gündeme gelmektedir. Pozantı, Sincan, Maltepe ve Şakran`da zincirleme olarak devam eden kötü muamele; kapalı alanlarda tutulan çocukların istismara açık hâle gelmelerinin bir sonucudur. Çocuklar; yaşları, fizikleri ve ruhsal gelişimleri nedeniyle kimi zaman yetişkinlerin bile zorlandığı cezaevinin ağır koşullarını kaldıramazlar. Onlara başka seçenek sunmayan (eğitim evleri vb.) hükümet; çocukların çaresizliğinden faydalanarak onları ruhsal, fiziksel ve cinsel olarak istismar etmektedir. 

 

Şakran`da daha önce olduğu gibi basına yansıyan haberler birkaç sapığın ya da kendini bilmezin yaptığı tesadüfi işler değildir. Çocuk cezaevleri sistemli işkencenin resmileşmiş hâlidir. Devlet suçlardan koruyamadığı hatta suçun içine ittiği çocukları ve gençleri cezaevlerinde ıslah etmeye çalışmaktadır. Yapılan tam bir ikiyüzlülüktür. Her çocuğun onurlu ve özgür şekilde yaşama hakkını garanti altına almayanlar, bugün yapılanların baş sorumlusudur. İki genç kadına hamile olduklarını bildiği hâlde işkence uygulayan gardiyan, gücünü devletin sözde adaletinden almakta ve fütursuzca işkencelerine devam etmektedir.

 

Ördükleri duvarların ardında yaptıkları hak ihlallerini gizleyeceklerini düşünenler yanılıyor. Bizler yüreği eşitlikten ve adaletten yana atanlar olarak o duvarlarınızı başınıza yıkana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Çocuklarımızın yeri gerekçesi ne olursa olsun cezaevleri değildir. Birçok ülkede uygulanan yöntemler gibi ‘eğitim evleri` gibi modeller geliştirilebilir. Bu konuda bir parçası olduğumuz ‘Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi` son derece özenli çalışmalar yapmaktadır. Önemli olan bu soruna çözüm bulmaktır. 

 

Eğitim Sen olarak yaşananların cezasız kalmaması ve söz konusu gardiyan hakkında bir an önce soruşturma açılmasını talep ediyoruz. Kadın mahkûmların yazdığı mektuptaki tüm iddialar araştırılmalı ve sorumlular cezalandırılmalıdır. Ancak asıl sorunun kaynağı olan çocuk cezaevlerinin hepsi kapatılmalıdır. O zaman gerçekten ibreniz adalet ve eşitliği gösterebilir.” diyerek sorumlulardan hesap sorulmasını istedi.

53

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir