Çar. Eki 28th, 2020

 

Mantar deyince aklımıza hep pazardaki kültür mantarı, lezzetli mantarlar ve zehirli mantarlar gelir. Mantarlar bununla sınırlı değil.

 

Hastalık yapan, sürekli kaşıntı yapan, tırnak mantarı gibi milyonlarca türü olan bir gruptan söz ediyoruz. Yenen türünden tutun, bitkilerde, hayvanlarda hastalık yapan, ağaç köklerinden bazı minerallerin emilmesini yardımcı olan, bilgi askılı sağlayan bir organizmada söz ediyoruz.

 

 

Genel olarak mantarlar hareket etmezler, sporları ile dağılır ve ürer ( bu sporlar mikron boyutunda olup, gözle görünmez ve dibine döküldükleri gibi hava akımıyla uçuşabilirler) , ölü besin tüketir, dış beslengeçtir. Yani kendisi bir besin üretmez, bitkiler gibi. Bir besini kendisine dönüştürür. Geriye bitkilerin kullanacakları çok iyi bir gübre ve türüne göre çok değerli bir besin üretirler. Mantarları sadece insanlar tüketmez. Karıncaların ve diğer birçok memeli hayvanın besin kaynağı olduğu bilinmektedir.

 

Bu yazımda mantarların çok geniş özelliklerinden değil, gereğinde sağlığımızı tehdit eden, ölümcül sonuçlara götürebilecek bir türden, yürüyen mantarlardan söz edeceğim.

 

Yürüyen mantarlar bilimsel literatürde çokça üzerinde araştırılmayan bir konudur.

 

Mantarlar hareket eder mi? Bildiğimiz türler etmez ama evrimsel basamakta hareket eden türlerin olduğu bilinmektedir. Bunlar bazen canavara dönüşebilir. Sadece ölü organizmaları değil, canlı organizmaları öldürerek kendilerine besin kaynağı oluşturabilirler. Boyutları 0,1 ile birkaç milimetre olabilir.

 

Hareket edecekleri ayakları saptanmamışsa da sürünerek ve roket gibi fırladıkları tespit edilmiştir. Nasıl süründükleri ve fırladıkları hâlâ çözülememiştir.

 

 

Bazı türleri, insanın başına veya diğer bölgelerine bulaşabilmekte, önceleri hafif kaşıntılar ile başlayan, deriyi sertleştirmesi,  şişkinlikler, üzerinizde üremeye başladıklarında dayanılmaz bir kaşıntı, kulak içi ve anal bölgelerde yoğun kaşıntı ve huzursuzluk olarak görülür. Dermatoloji kitaplarında bahsedilmeyen veya çoğu dermatologların bilmediği bir hastalık türüdür. Vücudunuzda gezmesi ile önce bir böcek-parazit algısı yaratır. Vücudunuzda gezerken, dikkatlice bakıldığında sürüldüğünü, sıkıştığında birkaç cm fırladığını göreceksiniz.

 

Tedavi edilemediği durumlarda önce birkaç bölgede üremeye başlayacak, yavaş yavaş tüm bölgelere yayılacak, hatta boğaz ve midenize inecek, şişkinlikler yaratarak yavaş yavaş ölümünüze sebebiyet verecektir.

 

Tam adı konmaya bu tür, Dictyocellium, bir kılıf içinde yaşamaktadır. Bu kılıf selüloz olabildiği gibi, kitin ve yağ dokusu ile kendisini korumaya almaktadır. Ölü örnekleri laboratuvarda çoğunluk sertleşmiş yağ dokusu olarak tespit edilerek tam tespiti yapılamamaktadır.

 

Bu yağ örtü tabakası ve kitin tabakası, bu canlının kimyasal maddelere karşı çok büyük bir koruma sağlar. O nedenle birçok ilaca karşı dirençlidir. Dermatoloğunuzun verdiği ilaç, krem vs işe yaramaz.

 

Özellikle baş kısmınızda önceleri hafif şişkinlikler ve milimetrik boyutta çıkıntılar görülür. Bu çıkıntılar sıralı ve aralarında hiç boşluk kalmayan askerleri andırır. Tüm yüzeyi kaplar, hatta 10-20 kattan fazla olabilir. Ölüleri ince tuz kristallerinin andırırlar. Canlı olanlar bir bölgemizden çıkıp başka bir yerinize iğne gibi batabilirler ve batarken derininde iğne batması hissi uyandırır.  Şişkinlikler ve yaralar oluşur ileri evrelerde.

 

 

Tedavisi yapılmazsa ölümcüldür

 

Bulaşması zor olmakla birlikte, bu organizmanın talanına uğrayan bir nedenden genellikle olmaktadır.  Konak olarak insan ve hayvan dışında, evde, mağarada, kuytu yerlerde de yaşadığı tespit edilmiş, koloni kurdukları görülmüştür. Soğuktan etkilenmezler.

 

Herkese sağlıklı ve hastalıklardan uzak günler dilerim…

 

 

Kaynakça:

The fungus that’ walking’

Rodney McQueen and  David Catchpoole

 

The Dictyostelium Virtual Library (a website maintained by Northwestern University, Chicago), dicty. cmb. nwu. edu, 22 March, 2000. Return to text

 

İlhan ÖZDEMİR

ilhan.ozdmr@hotmail.com

109

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir