Per. Eki 22nd, 2020

          

 

AĞBABA “HAYATA DÖNÜŞ” İÇİN MECLİS ARAŞTIRMASI İSTEDİ

 

Cumhuriyet Halk Partisi Malatya Milletvekili Veli Ağbaba tarafından 19-22 Aralık 2000 tarihleri arasında cezaevlerine gerçekleştirilen 28 tutuklu ve hükümlü, 1 uzman çavuş ve 1 erin hayatını kaybettiği hayata dönüş operasyonu ile ilgili meclis araştırması açılması istendi.

 

Operasyonun 11. yılında TBMM’ye sunulan Meclis araştırması talebinde can güvenlikleri devlet tarafından sağlanması gereken tutuklu ve hükümlülerin öldürülmesi veya sakat bırakılmasıyla sonuçlanan olaylarda yargı sürecinin yavaş işlediği, olayın asıl sorumlularının yargılanmadığı, operasyonlarda kimyasal silah kullanıldığı belirtilerek “Hayata Dönüş Operasyonu” ile ilgili tüm gerçeklerin açığa çıkarılması istendi.

 

AĞBABA TARAFINDAN TBMM’YE SUNULAN MECLİS ARAŞTIRMASI İSTEĞİ ŞU ŞEKİLDE:

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

 

19-22 Aralık 2000 tarihleri arasında 20 hapishaneye eşzamanlı olarak düzenlenen ve “Hayata Dönüş” olarak adlandırılan operasyonlar sonucunda 28 tutuklu ve hükümlü ile 1 uzman çavuş ve 1 er yaşamını yitirmiştir.

 Operasyon sonucunda yüzlerce kişi yaralanmış ve onlarca insan sakat kalmıştır. Adli tıp verilerine göre operasyon sırasında bazı hapishanelerde kimyasal içerikli silahların/bombaların kullanıldığı rapor edilirken “yaşam hakkının” ihlal edildiği yönünde tazminat ödenmesi kararları bulunmaktadır. Dolayısıyla yukarda bahsi geçen olaylar dizisi henüz tam anlamıyla açığa kavuşmamıştır.

 Can güvenlikleri devlet tarafından sağlanması gereken tutuklu ve hükümlülerin öldürülmesi veya sakat bırakılmasıyla sonuçlanan olaylarla ilgili olarak yargı süreci de oldukça yavaş işletilmektedir ve zaman aşımı kaygısı kamuoyu tarafından dile getirilmektedir. Yaşanan olayların araştırılması ve gerçeklerin açığa çıkarılması için Anayasanın 98, İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri uyarıncaMeclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

 

                                                                                                                       Veli AĞBABA

                                                                                                                    Malatya Milletvekili

GEREKÇE:

 

19-22 Aralık 2000 tarihleri arasında, tutuklu ve hükümlülerin F Tipi Hapishanelere nakledilmesi için bir dizi operasyon gerçekleştirilmiştir. Bu operasyon öncesinde tutuklu ve hükümlüler ile hükümet arasında bir anlaşmaya varılması amacıyla aydınlardan oluşan bir heyet operasyonun yapıldığı gün dâhil olmak üzere bir dizi görüşme gerçekleştirmiştir. Görüşmeler devam ederken ve anlaşma noktasına yaklaşılmışken 20 hapishaneye eşzamanlı olarak operasyonlar düzenlenmiştir.

Operasyonlar binlerce asker, çevik kuvvet ve gardiyanın katılımıyla gerçekleştirilmiştir. 20 binin üzerinde gaz bombası kullanılan operasyonlarda 28 tutuklu ve hükümlü ile Ümraniye Kapalı Cezaevi'nde Uzman Çavuş Nurettin Kurt ile Çanakkale Kapalı Cezaevi'nde Mustafa Mutlu adlı iki asker de yaşamlarını yitirmiştir. Dönemin hükümet yetkilileri ölümleri “mahkûmların birbirini öldürmesi” olarak kamuoyuna duyurmuştur.  Ancak adli tıp raporları koğuşlardan ateş edildiğine dair bir emareye rastlanmadığını ve ölümlerin çoğunun öldürücü düzeyin üzerinde kullanılan gaz bombalarından, kimyasal bombalardan veya ateşli silahlardan çıkan kurşunlardan dolayı gerçekleştirildiğini belirtmektedir.

Bayrampaşa Hapishanesi’nde 6’sı kadın, tam 12 kişinin yukarıdaki nedenlerden öldürüldüğü dile getirilmektedir. Özelikle kadın mahpuslar, kimyasal niteliği bilinmeyen gazlar nedeniyle tamamen yanmışlardır. Şefinur TEZGEL ile Seyhan DOĞAN adlı iki kadın tutuklunun kimlikleri bile tespit edilememiş, ailelerine bir poşete sığacak kadar küçülmüş ve kömürleşmiş “cesetler” verilmiştir.

 

Devam eden süreçte, ölüm orucu eylemlerinde hayatını kaybedenlerin sayısıyla birlikte ölü sayısı 100’ün üzerine, sakat sayısı 600’ün üzerine çıktığı bilinmektedir. Olay muhtelif şehir ve tarihlerde yargıya taşınmıştır. Olaylardan kısa bir süre sonra mahpuslar hakkında dava açılmış ve takipsizlikle sonuçlanmıştır. Mahkûmların yakınları tarafından olayların ardından çeşitli davalar açılmıştır. Bazı davalar beraatla ya da küçük cezalarla sonuçlanırken, Bayrampaşa ve Ümraniye Cezaevleri gibi bazı cezaevlerinde yaşanan süreç ise halen yargı aşamasındadır. Bayrampaşa Cezaevi’ne yönelik gerçekleştirilenoperasyonlar için sahte tutanaklar hazırlandığı, uydurma sicil numaralarına yer verildiği mahkeme heyetinin yetkili askeri kurumlardan talep ettiği belgelerden anlaşılmıştır. Bayrampaşa Cezaevi'nde askerlerin öldürdüğü Murat Ördekçi'nin ailesinin İçişleri ve Adalet Bakanlığı aleyhine açtığı davada ise İstanbul 2. İdare Mahkemesi, yaşam hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle 109 milyar lira para cezasına hükmetmiştir.

 

En temel hak olan yaşam hakkı, devletin güvencesi altındayken bizzat devlet tarafından ortadan kaldırılmıştır ve operasyonlar bizzat bakanlıklar, üst düzey bürokratlar tarafından yönetilmesine rağmen yargı karşısına sadece erler çıkartılabilmiştir. Örneğin Bayrampaşa Cezaevine yönelik açılan davada sadece 40 er yargılanmaktadır. Kamuoyu baskısı ve mahkeme heyetinin talepleri sonucu iki de astsubayın adı mahkemeye gönderilmiştir. Yukarıda anlatılan olaylar ilgili olarak gerçeğin açığa çıkarılması için Anayasanın 98, İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri uyarıncaMeclis Araştırması açılması gerekmektedir.”

 

Sultan KILIÇ            sultankilic44@hotmail.com

 

 

  

51

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir