Per. Kas 26th, 2020

 

Kimi zaman değil, çoğu zaman, yazılarımı paylaşırken canımı sıkıyorsun. Daha ben ‘paylaş’ butonuna dokunur dokunmaz sen de ‘beğen’i tıklıyorsun. Beyzbol oynar gibiyiz. Top havadayken vuruyorsun. Bakıyorum da pek beceriklisin. Belki de yazdıklarıma güvenin sonsuz; ondan dolayı yazılarımı havadayken beğeniyorsun.

 Ama okumadığını anlıyorum. O anda benim günler, haftalar boyu uğraşarak paylaştığım yazılarımı tıkır tıkır beğeniyorsun. Otuz yazıma otuz saniyen yetiyor.

 Salak, işte bunu da sen ve senin gibi, yazılarımı okumadan beğenenler için yazıyorum.

Sana söylüyorum sana; aptal, ne bön bön bakıyorsun? Senden başka kim var karşımda? Şşşşşt, sözde okuyucu! Bu facebook denen merette salak salak dolaşacağına işe yara. Gençsen çalış, emekliysen de çalış. İş mi yok? İş çıkar kendine. Burada gezip paylaşımları okumadan, izlemeden sırf beğenmiş olmak için beğenerek zaman kaybedeceğine…

Evini bok götürüyor; lavaboları fırçala, camları sil, duvarları sil, yerleri sil. Dolapları dök; kışlıkları yazlıkları ayır. Kirlileri çamaşır makinesine at. Terliklerinin ve çoraplarının teklerini aylardır bulamıyorsun, yalan mı? Çalışma masanda yok yok; ne ararsan var. Topla, düzenle şu çalışma masanı! Nasıl rahat ediyorsun bu kadar ıvır zıvırın arasında? Nasıl çalışıyorsun demedim, dikkat edersen; çalışmadığın belli.

Dışarı çık. Bulabilirsen, su kenarında söğütlerin altında dört saat yürü. Eve gel duşunu al. Kavurmalı bulgur pilavı pişir. Pilav pişerken bolca salata yap. Yanında koyu bir ayranla kavurmalı pilavdan bir tabak ye. Salatayı bolca ye. Yoğurdu kendin yap.

Biliyorum, şimdi bana kızıyorsun. Küplere biniyorsun. Hatta tükürüyorsun. Tükür tükür, nasılsa ekrandaki tükürükleri silmek zorunda kalacaksın. O arada bilgisayarının ekranını da temizlemiş olursun hayrıma. Bu iyiliğimi de unutma. Yazımı okumayı bitirince yorum bölümüne bütün öfkeni kusarsın. O da senin terbiyeni, eğitim düzeyini yansıtacaktır, bunu da aklından çıkarma, e mi?

Not:Değerli okur, buraya kadar sabrettiğiniz için sizi kutlarım. Anladınız değil mi?

Şimdi sizden bir ricam var: Yorum bölümüne öyle bir şey yazın ki okumadan beğenenlerin anlayamayacağı türden olsun. Bense sizin, yazımı sonuna kadar sabırla okuduğunuzu anlayayım. Kısacık da olsa şifreli bir yorum yazmayanların yukarıdaki sözlerimi hak ettiklerini siz de kabul edersiniz gibime geliyor.

Teşekkür ediyorum.

Sultan KILIÇ    sultankilic44@hotmail.com 

63

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir