Çar. Eki 28th, 2020

barıs

 

Memleketin her yanından kan akıyor

 

Barış nöbetiyle ilgili basın açıklamasında PSAKD (Pir Sultan Abdal Kültür Derneği) Malatya Şube Başkanı Songül Tunçdemir:

 

“Kürtlerin yaşadığı pek çok il ve ilçelerde, ağır silahların da kullanıldığı çatışmalar yaşanıyor. Halk aylardır sokağa çıkamadığı için temel ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma geldi. Çocuklarımız ölüyor ve memleket hızla iç savaşa gidiyor.

 

Bizler, sürmekte olan savaşın derhal sona erdirilmesini şart görüyor ve siyasi iktidardan operasyonları durdurmasını istiyoruz.

 

Savaşı tırmandıran her türlü adımı kınıyoruz

 

Cizre, Silvan, Nusaybin, Dargeçit, Diyarbakır Sur ve daha birçok Kürt yerleşim yerlerindeki sivillere bedel ödetmek, hiçbir vicdan ve adalete sığmamaktadır.

 

Memleketi çok geç olmadan sağduyuya çağırıyoruz. Bu noktada anımsatıyoruz ki, 7 Haziran seçimlerinden sonra Suruç ile başlayan ve Ülkeyi kan gölüne çeviren bu iktidar, binlerce insanımızın ölümünden sorumludur.

 

Muhalif gazetecileri işlerinden atarak, Tutuklayarak sindirmeye çalışarak savaş bölgelerinden gerçek haber akışını engelleyerek, el koydukları gazeteleri nefret aracına dönüştürerek, memleketi bir kez daha 90’lar cehennemine sürükleyerek hiçbir sorun çözülemez.

 

“Bölünme tehlikesini” savaşla engellediklerini söyleyenlere diyoruz ki, Türkiye’deki asıl bölücülük, Toplumun Türk- Kürt, Sünni -Alevi diye ayrımcılığa maruz kalmasıdır. Asıl bölücülük, insanların anadiliyle eğitim yapmalarını engellemek, insanların inançlarını ötekileştirmek, Türkiye’nin rengârenk toplumunu tek tipleştirmektir.

 

“Çözüm süreci” adıyla topluma mal olan geçen iki buçuk yıllık süreç bize gösterdi ki, çocuklarımıza yaşanılır bir dünya bırakmanın biricik güvencesi, evrensel hukuk gereği olarak sorunların müzakere edilmesidir.

barış

Anaların ağlamadığı bir ortamdan daha kutsal bir mekân olamaz…

 

Biz, yöneticilerin çiftliğinde değil, haklarımızın garanti altında olduğu bir vatanda yaşamak istiyoruz.

 

Muktedir olanın kendisine itiraz eden herkese öfkelenmesi, halkı birbirine düşmanlaştırması, iktidarı korumak adına hak taleplerini sürekli oyalaması ve gösterilen tepkileri bahane ederek memleketi savaş ortamına sürüklemesinin karşısındayız…

 

Pir Sultan’ın ifadesiyle, ”bir taş oynamasın yerinden” diye ha bire tehdit ediyorlar, ha bire yasak koyuyorlar, ha bire farklı olanları asimile ediyorlar.

 

Kerbela’dan beri tüm hak istemleri baskıyla, asimilasyonla engellenen biz Aleviler başkalarının acısını iyi biliriz.

barışa

Bugün Cizre’ye, Sur’a baktığımızda Gazze’ yi görüyoruz

 

Cizre örneği ortadayken kimse Türkiye’deki durumun, İsraillilerin Gazze’ye reva gördüğü bir durumdan farklı olduğumuza dünyanın inanmasını beklemesin.

 

Biz Aleviler; Kürt halkının yaşadıklarını, kendi acılı tarihimizden iyi biliriz

 

Bu memleket artık savaşa doydu. Ne sürekli yoksullaşmamız demek olan yeni bir savaşa tahammülümüz var ne de insanlarımızın ölüme gönderilmesine.

 

Tek ihtiyacımız olan şey, sorunlarımızı konuşarak ve evrensel hukuk yoluyla çözmektir.

 

Bu bilinçle, bizler emek, barış ve demokrasi mücadelesinin tarafı olarak halkların eşitlik, özgürlük ve barış isteyen sesinin yanında olmaya devam edeceğiz.

 

Kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına yıllardır barışa, kardeşliğe, demokrasiye hasret bırakılan bu ülkenin halklarının yanında olmayı sürdüreceğiz. Farklılıklarımızla bir arada, eşit haklara sahip yurttaşlar olarak yaşayacağımız, demokratik özgür bir Türkiye’ye doğru uzanan yolda her zaman barıştan, halkların kardeşliğinden yana olmaya devam edeceğiz.”

 

 

 

 

56

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir