Per. Ara 3rd, 2020

Maraş 4

 

Sultan KILIÇ

 

Maraş Kız İlköğretmen Okulu’nda yeni yıl hazırlıkları; eşya piyangosu çekilişi, sınıf içi hediye kurası, gece eğlencesi anılarımız…

 

Yeni yıldan bir hafta önce sınıftaki herkesin adı, küçük kâğıtlara yazılır, kâğıtlar dörde katlanır ve herkese kura çektirilir. Kime kimin adının geldiği gizlenir, kura çekimi müthiş heyecanlıdır.

 

O hafta içerisinde hediyeler alınır, çoğunlukla kitaptır. Hediye almak için nöbetçi öğretmenlerden çarşı izni almak zordur. Çarşıda dolaşıp en uygun ama pahalı da olmayan hediyeyi seçmekse kına gecesi hazırlığı kadar heyecan vericidir. Hediyeyi alan da veren de o sancılı heyecanı yaşar birkaç gün.

Emine Ergür

Yine yeni yıldan en az on gün önce okul genelinde, idarenin düzenlediği eşya piyangosu çekilişi için bilet satışı başlar. Bu arada, okulun giriş katındaki duvara yaslı, cam kapaklı dolabın raflarına hediyelik eşyalar dizilir. Bu eşyalar, bakanları adeta büyüler. Kumaş, flüt, melodika, biblo, anı defteri, fotoğraf albümü, klasik edebiyat ürünü romanlar… Olmazsa olmazlardan ‘Nutuk’. Bunlardan biri çıksın diye eşya piyangosu bileti satın alınır.

 

Beden eğitimi dersleri, voleybol ve basketbol karşılaşmaları, okulun kapalı spor salonunda yapılır. Hatta biz son sınıftayken okul müdürünün kızının nişanı da bu salonda yapılmıştı. Nişana biz öğrenciler davet edilmemiştik. Maraş’ın hatırı sayılır aileleri, akşam biz yatakhanedeyken okulun spor salonunda nişan eğlencesindeydiler. Nişan, mayıs ayı gibi olmuştu sanırım. Bu ayda salonun soğukluğu etkisini yitirmiştir.

16Mart

Okulun kapalı spor salonu, her zaman buz gibidir. Eğlence gecelerinde kızların cıvıltıları, çığlıkları, kahkahaları, alkışları ısıtır bu soğuk salonu. Yıl boyu her çarşamba ve her cumartesi akşamı, etütten sonra spor salonunda Türk filmi izletilirdi. Buz gibi sandalyelerde, filmlerdeki platonik aşkların erişilmezliğiyle azıcık ısınır gibi olurduk. O güzel filmlerin dünyasına dalarak okulun soğukluğunu bir saatliğine de olsa unuturduk. Film bitip de ışıklar yanınca külden eşeğe dönen hayallerimizin külleriyle bu kez de soğuk yatakhanenin yolunu tutardık.

 

Yılbaşı gecesi, okulun kapalı spor salonunda yapılan eğlence gecesinde kuralar çekilir. Hediyelik eşyalar, kimlere çıkmışsa sevinçle alınır. Bilet aldığım halde büyüleyici hediyelerden herhangi bir şey kazanmadığımsa kalbimde derin hüzünler oluşturmuştu o zamanlar.

 

Bu tür geceler o kadar önemlidir ki yıl boyu hiç bitmez hazırlık çalışmaları. En çok da müzik, resim, beden eğitimi ve edebiyat öğretmenleri görev alır bu gecelerin hazırlığında. Tiyatro, skeç, ront, halk oyunları, koro ve solo müzikler, okul orkestrası hep faaliyettedir. Malatyalı Emel Aslangiray, elektrogitar çalardı okul orkestrasında. Diğer enstrümanlar ve şarkı yorumcularıysa aklımda yer etmemiş olmalı.

 

Tabi bir de kar manzaralı, simli yılbaşı tebrik kartları vardı. Genelde karların içerisinde gece ışıl ışıl yanan küçük bir dağ evi vardır. Bu romantik hülyalara daldıran manzaraya bir de sim serpilmiştir. O kartları seçmek, yazmak, okul postasına verdikten sonra yanıt beklemek… Akşam etütlerinin son beş dakikasında nöbetçi öğrencinin bir demet zarfı etüt başkanına teslim edişiyle tüm gözlerin bir demet zarfa çevrildiği umut dakikaları. Mektubunu ya da tebrik kartını alanın okuduklarına gömüldüğü, adeta hipnotize olduğu dakikalar…

Mezun olanlar da eski şubelerindeki kendi numaralarını taşıyan öğrenciye kart gönderirlerdi. Bana da bir önceki yılın B şubesinden mezun olan 307 numaralı kişi, kart göndermişti. Biz de onlara teşekkür kartı gönderirdik.

7

Not: Fotoğraflar, Fecebook’taki ‘Maraş Kız İlköğretmen Okulu Mezunları’ grubumuzdan alınmıştır. Fotoğraflarıyla katkı sunan değerli arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

 

sultankilic44@hotmail.com

 

 

62

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir