Cts. Eki 24th, 2020

1960 Maraş Öğr. Ok.

MARAŞ KIZ İLKÖĞRETMEN OKULU’NUN TÜRK MİLLİ

EĞİTİMİNDEKİ YERİ

Prof. Dr. Hikmet Yıldırım Celkan

 

Maraş’ı, önce öğrenci iken coğrafya kitaplarından öğrendim. Akdeniz Bölgesi’nin yazları sıcak, kışları ılıman; pirinci, biberi ve pamuğu ile tanınan bir şehriydi.

Kilis’te geçen ilk ve orta öğrenimim sırasında okulda öğrendiklerimiz böyleydi. Mesafe olarak çok uzak olmamasına rağmen 1967 yılına kadar gidip görmek kısmet olmadı. Üniversite öğrenciliğimizde otobüsle giderken Antep-Adana karayolunda Maraş’ı gösteren levhayı okudukça, okuldaki bilgilerimi hatırlar ve her defasında bu kadar yakındaki bir ili görememekten hayıflanırdım.

Ta ki 1967 Ekim ayına kadar. Çünkü bu tarihte üniversiteden mezun olmuş genç bir öğretmen olarak Maraş’a gidiyordum. Tayinim Maraş Kız İlköğretmen Okulu’na çıkmıştı.

İzciler,Hikmet Celkan'la

Elimde öğrencilikten kalan tahta valizim ve pardösümle Çalışkan garajında otobüsten indiğimde, ilk defa gittiğim bu şehre öğretmen olarak geldiğime şaşıyor ve biraz da heyecanlanıyordum. Meslek idealinin taşan duygularıyla heyecanımı bastırmaya çalışıyor ve öğretmen okulunu sora sora bulmaya gayret ediyordum.

 

ÖĞRENCİLERİNİ KENDİ ÇOCUĞUN GİBİ SEVECEK VE KORUYACAKSIN

 

Hiç unutmuyorum, babam, o gün evden çıkarken bana şunları söylemişti: “Bak oğlum; öğretmen okulu gibi önemli bir eğitim yuvasında hocalık yapacaksın. Öğrencilerini kendi çocuğun gibi sevecek ve koruyacaksın, onlara karşı disiplinli ve adaletli olacaksın.” Babam da öğretmendi, ilkokul müdürüydü ve Adana Muallim Mektebinden II. Dünya Harbi’nin kıtlık yıllarında mezun olmuştu. Onun bu nasihati önemliydi ve dikkate almam gerekirdi. Ben de yirmi bir yaşında bir çocuktum, ancak azami hassasiyeti göstermem gerektiğinin bilincindeydim.

Babamın iki cümlede özetlediği öğretmenlik mesleğinin temel felsefesine sahip olmak ve sadık kalmak için hep dikkat ettim.

Maraş Kız İlköğretmen Okulu’nda üç yıl meslek dersleri öğretmeni olarak çalıştım ve askere gittim. Eşimin Maraşlı olması dolayısıyla her yıl gelip bir müddet kaldığım için, öğretmen okulunun faaliyetlerini yakından takip etmek imkânını bulabilmiştim. Öğretmen okullarına seçme öğretmen ve idareciler tayin edilmekte, öğrenci alınırken de bazı elemelere tabi tutulmaktaydı.

 

Kunter-Celkan

İlkokullara öğretmen yetiştirmenin kaynağı 6 ve 3 yıllık öğretmen okulları idi. Sistem, Cumhuriyetin ilk yıllarından beri böyleydi. 1939-1954 yılları arasında bir Köy Enstitüleri uygulaması vardı. Ancak bu, bir ara dönem niteliğindeydi.

1981 yılında Yüksek Öğretim Kanunu’nun çıkmasıyla birlikte, takip eden yıllarda öğretmen yetiştirme görevi üniversitelere verildi ve bu konuda yeni bir dönem başladı. Ben burada öğretmen yetiştirmenin tarihçesini anlatacak değilim. Değinmek istediğim asıl mesele, öğretmen yetiştirme görevinin Milli Eğitim sahanlığında olduğu yıllarda, lise muadili ilköğretmen okullarının bu konudaki çok önemli rolleri ve bu arada görev yapmış olduğum Maraş Kız İlköğretmen Okulu’nun Maraş iline ve bölgeye olan hizmetleridir.

Öğretmen okulları o tarihlerde çok kıymetliydi. Herkes çocuğunu tercihan bu okullara gönderirdi. Maraş il merkezinde aşağı yukarı her türlü orta öğretim kurumu mevcuttu. Ama öğretmen okulunun ayrı bir yeri vardı. Bu okulda çalışmayı her öğretmen arzu ederdi.

 

Eskiler (14) - Kopya

Bunun, bazı sebepleri vardı; okulun fiziki kapasitesi, idari yapısı, seçkin öğretmen kadrosu, sınav kazanarak gelen idealist öğrenci zümresi, okulun yatılı olmasından kaynaklanan disiplin, eğitim-öğretimin kalitesi, sosyal ve kültürel etkinliklerin sıklığı ve öğrencinin mesleki formasyonuna olumlu etkileri, yüksek tahsile gerek kalmadan hayata kısa yoldan atılmanın sağladığı avantajlar, mezuniyet sonrasında istihdam garantisi… vs.

1960’tan sonra öğretmenlik mesleğinde görülen itibar kaybı 1990 yılına kadar sürmüştür.

 

Eskiler (13) - Kopya

Benim Maraş’taki öğretmenlik yıllarımda (1967-1970) söz konusu durum pek belirgin halde değildi. Yukarda da belirtildiği gibi, mezun olan her öğrenci (yatılı veya gündüzlü) hemen tayin edilirdi. Zira o yıllarda ilköğretim kademesinde Türkiye genelinde 80-90 bin civarında öğretmene ihtiyaç vardı. Ama öğretmenin sosyal statüsü ve rolü ihtiyaca paralel olarak artmıyordu. Buna rağmen, denilebilir ki her dönemde mezun olan öğretmen adayları, hemen iş bulabilmiştir.

 

albüm

Maraş Kız İlköğretmen Okulu; ortaokul üzerine kurulu, lise muadili üç yıllık bir okuldu.

Okulun öğrenci sayısı takriben 800 idi. 9.sınıflar 4 veya 6 şube; l0.sınıflar 6 veya 8 şube;

11.sınıflar da 4 veya 6 şube arasında değişiyordu. Sınıf mevcutları ortalama 40 kişiydi. Okulun öğrencilerinin tamamına yakını yatılı olup çok az miktarda gündüzlü öğrenci vardı.

 

Fazilet 13

Okul, öğretim ve yatakhane binalarından oluşmaktaydı. Ayrıca bahçede bir spor salonu ile iki dairelik bir lojman vardı. Okul programındaki dersler şöyleydi:

A- Meslek Dersleri:

1.Psikolojiye Giriş

2.Eğitim Psikolojisi

3.Eğitim Sosyolojisi

4.Öğretim Metodu ve Uygulama

5.Teşkilat ve İdare

6.Okul Uygulamaları

 

B- Maharet (Özel Yetenek) dersleri

  1. Resim-İş

2.Beden Eğitimi

3.Müzik

4.Ev-İş

flütler

C- Matematik ve Fen Grubu Dersleri
1.Matematik

2.Fizik

3.Kimya

4.Biyoloji

5.Fen Bilgisi Laboratuvarı

 

D- Sosyal Bilimler Grubu Dersleri

 

1.Tarih

2.Coğrafya

  1. Edebiyat

4.Çocuk Edebiyatı

 

E- Diğer Dersler

 

1.Milli Güvenlik

2.Serbest Çalışma

7

Programda yer alan çeşitli sosyal, kültürel etkinlikler ile kol faaliyetleri.

Yukarda gösterilen derslerle, ilköğretmen okullarında eğitim-öğretim somut ve şeffaf bir pedagojik temele oturtulmuştu. “İlkokul Programı” adlı rehber kitap bütün öğretmen ve öğrencilerin, hatta okul yöneticilerinin ve ilköğretim müfettişlerinin temel kılavuzu idi. Bu program, Türk Milli Eğitimi’nin genel amaçları ile başlar, ilkokulun eğitim öğretim ilkeleri; programın uygulanma esasları; yöntem ve teknikler; araç ve gereçler; derslerin genel ve özel amaçları… vs. gibi genel başlıklarla devam eder, öğretmen ve öğrencilerin her türlü ihtiyacına cevap verirdi.

Eski ilköğretmen okullarının bana göre en önemli bir başka özelliği yatılı olmasıydı. Çünkü Cumhuriyetten önce ve sonra açılan öğretmen okullarının hepsi yatılılık esasına göre işlemiştir.

 

19.5.1968

Ara dönemlerde ihtiyaç ve zaruretten dolayı gündüzlü okul ve öğrenciler de olmuştur ama öğretmen esas itibariyle yatılı okullarda yetiştirilmekteydi. Mekteb-i Harbiye’de 1834’ten bugüne kadar bir öğrenci dahi gündüzlü okumuş mudur? İnsan sadece aldığı bilgilerle öğretmen olmaz.

Öğretmenlik mesleğini çocuk, her şeyden önce beyninde ve ruhunda oluşturmalıdır. Bunun en uygun zemini de yatılı okulun pedagojik ortamıdır.

Maraş Kız İlköğretmen Okulu, yukarda değindiğimiz şartların hepsini taşıyan güzide bir okuldu. İdareci ve öğretmenlerin hepsi seçme idi. O yıllarda bu okullara tayın edilenler, mezun oldukları öğretim kurumlarında ders başarısı en üst düzeyde olan kabiliyetli ve seçme öğretmenlerdi. Eğitim Enstitüleri ve Yüksek Öğretmen Okullarının en iyi öğrencileri mezuniyet sonrası öğretmen okullarına gönderiliyordu. Diğer fakültelerden gelen ve mecburi hizmeti olmayan mezunlar da çoğu zaman Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu’nun oluruyla tayin edilirlerdi.

Okulun öğrencileri, son sınıfta şehir ve köy okullarında iki ay sürekli ders uygulamaları ve staj yaparlardı. Uygulama dosyalarında mezuniyet sonrası kendilerine lazım olacak her türlü doküman bulunurdu. Plan örnekleri, resmi yazışma örnekleri, öğrenci kayıt kabul formları, ölçme değerlendirmeye ilişkin örnekler vs. gibi.

 

Mesude Aykut-koro

Okulun bütün mezunları her türlü bilgi, beceri, alışkanlık ve davranışlarla donanmış olarak yetişirlerdi. Hepsi bir enstrüman çalar, halk oyunlarından anlar, şiir ve hikâye okur ya da yazar, tiyatro faaliyetlerinde rol alırlardı. …Ve hepsinden daha önemlisi tayin olup gidecekleri köyün hayaliyle mesleğe hazırlanırlardı.

Öğretmenlik mesleğinin üç temeli olan alan bilgisi, pedagojik formasyon ve genel kültür bu okullarda öğrencilere yeterince kazandırılıyordu. Belki genel kültür konusunda bazı noksanlıklar olabilirdi. O günün öğretmen yetiştirme stratejisi çerçevesinde öngörülen ilke ve amaçlar açısından bakıldığında bu husus, bir eksik olarak görülmeyebilir. Fakat zamanla bilginin sınırlarının olağanüstü genişlemesi ve değişen dünyaya ayak uydurma çabaları, okulların programlarında ve öğretim sürelerinde bazı değişikliklerin yapılmasını zorunlu kılınca, öğretmen adaylarının yükseköğretim düzeyinde ve genel kültür açısından daha donanımlı yetiştirilmelerini gündeme getirmiştir.

68-69 Emine Ergür

MARAŞ KIZ İLKÖĞRETMEN OKULU’NUN DEĞERİ BİR BAŞKADIR

 

Bugün bunun ne kadar yapılabildiği de şüphelidir. Ama şunu kesinlikle söyleyebiliriz; Bugün yetiştirdiğimiz öğretmenler, eskilerinden daha iyi değil. Sebebi, iyi öğretmen olmanın yukarda sıralanan şartlarının mevcut sistemde yeterince gözetilmemiş olmasıdır. Öğrenim süresini uzatmakla iyi öğretmen yetiştirileceğini zannetmek büyük yanlıştır.

Bu husus, başka bir yazı konusu olduğu için, fazla ayrıntıya girmeyeceğim.

Maraş Kız İlköğretmen Okulu ve onun gibi kurumlardan mezun olmuş öğrencilerin Türk Milli Eğitimine, kendi yakın çevrelerine ve ülke kalkınmasına büyük hizmetleri geçmiş, bir meşale gibi etraflarını daima aydınlatmışlardır.

Maraş, geçmişte böyle bir eğitim kurumuna sahip olmakla övünebilir. Aynı meşalenin şimdi yanmaması ise memleket adına bir kayıptır.

Derslik ve spor salonu

 

 

236
2 thoughts on “Maraş Kız İlköğretmen Okulu’nun değeri”
  1. Ben ,1971Maraş Öğretmen Okulu mezunuyum. Hikmet Bey e tamamen katılıyorum.Halen çalışıyorum.Kelaynaklar gibi bir kaç kişi kaldığımızı görüyorum. Biz öğretmen okulu mezunları olarak ne kadar donanımlı ve vizyon sahibi olduğumuzun farkındayız. Araştırmacı ,kendini yenileyen insanlar yetiştirdikleri için şükranlarımı sunuyorum.sevgiler…saygılar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir