Sal. Eki 20th, 2020

 

Sultan KILIÇ

Türkler Kürtler, Ermeniler Araplar, Aleviler Sünniler, Yahudiler Süryaniler; zulme karşı birleşin

Maraş katliamının 36’ncı yıldönümü anmasında PSAKD Pir Sultan Abdal Kültür Derneği) Malatya Şube Başkanı Songül Tunçdemir, basın açıklamasında:

“Zulüm, inkâr ve katliam zihniyetini insanlık adına,  adaletin ve özgürlük sevdasının vicdanında mahkûm etmek isteyen tüm canlar, yarenler, yoldaşlar,

 

Yakın tarihimizin en acımasız, insanlık adına en utanç verici kitlesel katliamı olan Maraş Katliamı’nın üzerinden 36 yıl geçti. Ancak izleri hâlâ hafızalarda duruyor. Alevi, devrimci ve demokrat halkımıza yönelik geliştirilen bu katliamın sorumlularını 36. yılında bir kez daha lanetliyoruz.

 

Maraş Katliamı, 19 ile 24 Aralık 1978’de gerici faşist güçlerce yapılan, cumhuriyet tarihinin en vahşi katliamlarından biridir. Egemen sistemin; Alevilerin, Kürtlerin, solcuların, işçilerin ve emekçilerin gelişen toplumsal ve siyasal taleplerini bastırmak için askeri darbeye ihtiyacı vardı. Malatya ve Elazığ olaylarından sonra Maraş’ta Alevi ve solcu kesimlerin yoğun olarak yaşadığı mahallelerde Alevilerin yaşadığı evler tek tek çarpı işareti ile işaretlenerek insanlar vahşice öldürüldü, bebekler boğazlandı, çocukların gözleri şişlendi, baltalarla insan kıyımları yapıldı, evler ve işyerleri ateşe verilip yakıldı. Ve nihayetinde Maraş ile birlikte 13 ilde sıkıyönetim ilan edilerek 12 Eylül askeri cuntasının zemini hazırlanmış oldu.

 

Katliamda, resmi rakamlara göre 114 canımız katledilmiş, 1000’nin üzerinde kişi yaralanmış, 552 ev, 289 işyeri yağmalandıktan sonra yakılıp tahrip edilmiştir. Katliamdan sonra Alevilerin % 80’i kenti terk etmiştir.

 

 Maraş Katliamı geride kaldı. Ne var ki sorumlular yıllarca işbaşındaydı. Bu katliamdan sorumlu olanlar ya hiç yargılanmadan kurtuldu ya da göstermelik yargılanıp beraat etti. Çünkü Maraş Katliamı tasarlanırken senaryonun en önemli parçası katliamcıların önce korunması, sonra zaman içinde suçsuz ilan edilmeleriydi. Katliamın bir numaralı failleri devlet tarafından ödüllendirildi, meclise milletvekili olarak girdi, itibar sahibi yapıldı. Gerçek sorumlular hiçbir zaman açığa çıkarılmadı, yargılanmadı. Bunlar yapılmadığı içindir ki katliam saldırıları yaşanmaya devam etti.

 

Maraş’ta olan bir iç savaş değildir, bir katliamdır. Bu, Alevi-Sünni çatışması da değildir. Bu planlı ve örgütlü bir faşist saldırıdır. Çevre illerden Maraş’a getirilen katil çetelerine belli hedefler gösterilerek, her şeyi hesaplanan bir planla yürürlüğe konan faşist bir eylemdir. Kin ekip, kan çiçeği büyütenlerin, “Milli direnme hakkı doğmuştur” diye bildiri dağıtanların eseridir.

Baba İshak ve Yârenlerinden, Pir Sultan Abdal’dan dersim Katliamına,  Deniz Gezmiş’e, 12 yaşında semah dönmek için gittiği Sivas’ta yakılan Koray Kaya’dan 12 yaşında 13 kurşunla öldürülen Uğur Kaymaz’a, Gazi Katliamından 19 Aralık cezaevi katliamlarına, Roboski’den Gezi’ye kadar yaşanan tüm cinayet ve katliamların sorumlusu aynı organize güçlerdir. Bu organize güçleri örten perde, gelip geçen çeşitli hükümetler ve şu anda iktidarda bulunan AKP Hükümeti tarafından özenle korundu.

 

Maraş Katliamı, “Müslüman Türkiye, Milliyetçi Türkiye, Allah İçin Cihad Başına” sloganlarıyla kadın demeden, çocuk demeden katliam yapanların, “Bana sağcılar ve milliyetçiler cinayet işliyor dedirtemezseniz!” diyenlerin ve bundan destek görenlerin eseridir.

 

Katliamları yapanlar değil, katliamı gündeme getirenler suçlu görüldü, ‘yarayı kaşımayın, tarihi tarihçilere bırakın ‘ gibi kurnazlıklarla katliam ve katliamcılar unutturulmaya çalışıldı. Türkiye geçmişindeki bu utancı temizlemek zorundadır. Bizce bunun çözümü katliamın gizli belgelerinin açıklanması ve sorumlarının bulunması ile olur.

 

Bütün katliamların üzerini örtmeyi ve katliama ‘katliam’ bile demesini engelleyen siyasi iktidarlar, Maraş Katliamına da ‘katliam’ diyemedikleri gibi, üzerini örtmeyi de ‘maharet’ saydıkları için, katliamları protesto etkinliklerini de görmek ve göstermek istemiyorlar.

 

Bu ülkede katliamlar, ancak ve ancak, ırk, din, dil ayrımı yapmadan, Türklerle Kürtlerin, Ermenilerle Arapların, Alevilerle Sünnilerin, Yahudilerle Süryanilerin birlikte ve ortak kınamalarıyla, önce vicdanlarda, sonra da mahkemeler önünde mahkûm olur, bu topraklara barış ve huzur ancak böyle gelir!

 

Maraş Katliamı ve sonrasında yaşanılan katliamları unutmadığımızı ve unutturmayacağımızı belirtmek istiyoruz. Maraş Katliamının 36. yılında yaşamını yitiren canlarımızı saygıyla anıyor, katilleri, koruyucularını ve onları yönlendiren insanlık dışı gerici faşist ideolojilerini nefretle kınıyoruz.

 

Bizler, buradan tüm yasaklamalara karşı, Vicdan ve adalet duygusu içinde olan herkesi 21 Aralık 2014 Pazar günü yasaklara tavır almaya ve Maraş’a katliamı lanetlemeye, yitirdiğimiz canları anmaya davet ediyoruz.” dedi.

sultankilic44@hotmail.com

 

45

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir