Paz. Eki 25th, 2020

MİT her şeyi önceden biliyordu               Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e gönderilen 3 Ocak 1979 tarihli rapor, olayların organize edilmesinde MİT’in rolüne işaret ediyor. Gazeteci Rıdvan Akar ve Can Dündar’ın Ecevit’in arşivinden elde ettiği raporda, “Yeni vuku bulan Kahramanmaraş olayı başta Türkeş, Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yusuf Ö. olmak üzere, MİT’ten Şahap H. Ali K., Mehmet K., Avukat Metin E., Nart K.’nın müşterek planlamaları ile çıkarılmış” deniliyor.                      Maraş’ta katliam devam ederken kentte Başbakan Ecevit’in sesinden halkı sakin olmaya çağıran anonslar da yapılıyordu. Şehirde sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen saldırganlar rahatlıkla eylemlerini gerçekleştiriyordu. İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı idi. MİT kime bağlıdır? Başbakana. Başbakan kimdir? Bülent Ecevit. Hangi partidendir? CHP Komünistlere ölüm! Alevi Kızılbaşlara ölüm! Diye insanları kurşunlayan, parçalayan, yakan; evleri yağmaladıktan sonra ateşe veren; Alevi Kızılbaş demokrat bildikleri, saptadıkları insanları bu ateşin içerisine diri diri atarak yakan eli kanlı katiller kimlerdi?                          Yavru enikler… Bu katillerle işbirliği yaparak iktidara koşma hevesindeki parti CHP, Maraş katliamından birinci derecede sorumlu olan CHP, katliamda fiili olarak maşalık yapmış bir partinin elemanlarıyla kol kola girerek iktidar koltuğunu kapmaya çalışıyor: Oluyor size CMHP Devlet eliyle kışkırtma ve katliam Belediye hoparlörü: Üç din kardeşimizi komünistler öldürdü. Askeri telsiz: Aleviler askeri kışlayı bastı… Bu infiali bir katliama dönüştürecek anons ise 22 Aralık gecesi belediyenin hoparlöründen geldi: “Üç Müslüman din kardeşimiz komünistler tarafından öldürüldü. Bunların kanı yerde kalmayacak!” Bu anons peşi sıra cami hoparlörlerinden de yapıldı. “Dünkü olaylarda komünist ve Aleviler tarafından şehit edilen üç din kardeşimizin cenazesi kalkacaktır. Bütün din kardeşlerimiz buna katılsınlar, son görevlerini yapsınlar” seklindeki anonslar, kentte artık geri alınamaz bir savaşın habercisiydi.                          Serintepe Mahallesi’nde de kanlı çatışma başlamıştı. Tam bu sırada ikinci öldürücü anons yapıldı. Askerler, “Kışla’ya saldırı oldu. Kışla’yı Aleviler bastı” şeklinde telsiz çağrısı alınca olay yerinden ayrıldı. Bu provokasyon planı harfiyen işledi. Asker gitti, katliam başladı. Sıradaki mahalle ise Alevi nüfusunun az olduğu Yusuflar’dı. Ellerinde silah ve sopalar bulunan topluluk daha önceden belirlenen evlere girip, içerideki Alevileri darp ediyor, öldürüyor, sonra da evlerini ateşe veriyordu. Kaçmaya çalışan Aleviler de bu saldırılardan nasipleniyordu. Yüzlerce can vahşice öldürüldü. Bebek katillerini başka yerde aramayın… Aleviler, hâlâ katillerinin peşinden giderken Maraş katliamını unutmadık demesinler…

60

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir