Cts. Eki 31st, 2020

 

Sultan KILIÇ

 

Malatya İsmet Paşa Parkının batısındaki bu anıt; yüksekçe bir kaidenin üzerinde askeri üniforma ve omzundan yere kadar sarkan peleriniyle Atatürk ve onun yanında gençliği temsil eden, bayrak taşıyan çırılçıplak bir genç adamdan oluşur.

Atatürk, sağ kolunu bel hizasında tutarak işaret parmağıyla ileriyi işaret etmektedir. Yanındaki gencin omzunu da arkadan sol koluyla sarmakta ve yanındaki gençle göz göze bakışmaktadırlar. Çıplak genç de iki eliyle bayrağın sapını sıkı sıkıya kavramaktadır.

1945-46 yıllarında Malatya’ya bir İnönü, bir de Atatürk anıtı yapılması için bağış kampanyası düzenlenmiş. Toplanan 290 bin liranın 160 bin lirası Vilayet Konağının önündeki İnönü heykeline, 130 bin lirası da Atatürk anıtına harcanmış.

 

 

ATATÜRK ANITI (ÇİFT HEYKEL)

 

Aynı tarihlerde Malatya’ya dikilen dev heykellerden biri de İsmet İnönü’nün heykelidir. İsmet İnönü’nün heykeli de yüksek bir kaide üzerindedir ve oldukça heybetlidir. İnönü tek başına, Atatürk ise çıplak bir gençle birlikte temsil edilmektedir. Malatya halkı, kolayını bulmuş; buna çift heykel demeyi tercih etmiş ama nedense ‘cılbah oğlan’ heykeli diyememiş.

1947 yılında yaptırılan anıt, şehir merkezindeki Kanalboyu’nda, Orduevi ile İsmet Paşa (Hürriyet) Parkı arasında bulunan bulvarda yer almaktadır. Anıtta yer alan Atatürk, yanındaki genç atlet ve aralarında bulunan Türk bayrağı; Atatürk’ün en değerli mirası olan milli egemenliği Türk gençlerine emanet ettiğini sembolize eder.

Atatürk Anıtı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, kademeli taş kaidedir. Zeminden yüksekliği altı metre olan ve dikdörtgen kesme düzgün taşlarla birbirine oturtulan kademeli kaidenin köşelerinde dört adet gömme paye meydana getirilerek, kaideye plastik hareketlilik kazandırılmıştır.

Kaidenin üçüncü çıkıntısı üzerinde bronzdan yapılmış büyük harflerle Atatürk’ün gençliğe hitabesinin sonu yazılmış. Bu yazı, ön cephesinden başlamak üzere kaideyi çepeçevre sarmıştır. Anıtın ikinci, yani üst bölümünde, Atatürk ve genç bir atleti temsil eden bronz heykeller ve heykellerin arasındaki bayrak figürü yer almaktadır.

 

Halkın Çift heykel de dediği Atatürk anıtı Heykeltıraş Nejat Sirel ve Heykeltıraş Hakkı Atamulu Bey tarafından yapılmıştır.

 

 

ATAMULU’NUN İLK ADIM ANITI, KENAN EVREN TARAFINDAN ‘MUZIR’ BULUNARAK KALDIRILIYOR

 

Atatürk’ün doğumunun 100. yılı dolayısıyla 1981 yılında Samsun İl Kutlama Komitesi’nin Hakkı Atamulu’ya yaptırdığı ”İlk Adım Anıtı”, 19 Mayıs 1982’de, Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ilk adımı attığı yere yerleştirilmişti.

 

Daha sonra, dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in 20 Kasım 1982’de Samsun ziyareti sırasındaki talimatıyla anıtta yer alan heykellerden elinde defne yaprağından çelenk bulunan bir kız ile elinde güvercin bulunan genç erkek figürleri ”muzır” oldukları gerekçesiyle kaldırılmıştı.

 

 

HALKA ÇIPLAK HEYKEL KONFERANSI 

 

 

Musa Çağıl`ın anılarında anlattığı `heykel tartışması` modernleşme yolunda nasıl çileler çektiğimizi göstermesi açısından hem ilginç, hem de gülümseten bir örnek. `1947 yılında Malatya`da Orduevi’nin doğusundaki bulvarda bir Atatürk heykeli vardır.

Atatürk`ün yanında da elinde bayrak tutan çıplak bir genç. Malatyalı kadınlar meydandan geçerken heykele bakıp, şöyle derlermiş: “Uy anaaa! Bu da ne böyle? Ayıp ayıp, edep yerleri görünüyü vışşş…! Giyecek don mu bulamamış. Vay, başımıza gelenler… Aboğğğğ bacım, çükü de aynı bizim İramazan’ın çüküne benziyi…”

İlçelerden gelenler, heykeli görmemek için yollarını değiştirmek zorunda kalınca Musa Çağıl ve arkadaşları tepki gösterirler. Bunun üzerine Malatya Valisi, Malatya Lisesi Müdürüne telefon açıp “Heykel konusunda vatandaşı aydınlatın!” der.

Lise müdürü, halkı toplayıp Malatya Halkevi konferans salonunda heykelin sanat olduğuna dair uzun bir konuşma yapar. Esas konuşmayı ise lisenin resim öğretmeni Hayri Bey gerçekleştirir. Halktan Bekir Hoca olarak bilinen biri kalkıp “Madem sanat böyle, o zaman bize sanat değeri olan bir kadın uzvu ile erkek uzvu çizer misiniz tahtaya?” diye rica edince resim öğretmeni donup kalır. O zaman Bekir Hoca: “Siz bu kadar aydın olduğunuz halde çizemiyorsunuz, halkın gösterdiği tepkiye neden kızıyorsunuz?” der. Bu tartışmalar sonucu heykelin önü, bir çınar yaprağıyla kapatılır.

Çıplak gencin önüne çınar yaprağı kondurulduktan sonra da kadınlar: “Gız bacım, cılbah oğlanın götü de aynı bizim İreceb’in götüne benziyi…” demeye başlarlar.

 

 

Yine yaşlı Malatyalılar anlatırlar:

 

“Heykeldeki gencin önü, daha sonra hükümet kararıyla yaprakla örtüldü.”

 

İşin bu son faslına ilişkin olarak Gazeteci Yavuz Donat ile Recai Kutan arasında geçen soru/cevabın bir bölümü de şöyle:

 

“- Ne oldu?

  • Kırdılar.

-Neyi kırdılar?

-Şeyi işte canım.

  • Heykeli mi?
  • Hayır hayır… Heykele kimse elini sürmedi… Gencin önünü kırdılar.
  • Erkeklik organını mı?
  • Bana söyletme şimdi… Maalesef öyle oldu… Onu kırdılar.

-Neden?

  • Gelip geçen kadınlar görüyordu… Vışşş, bu da ne böyle, diye tepki gösteriyorlardı.
  • Kim kırdı?
  • Kıranlar bulunamadı.
  • Sonra?

-Sonra, hükümet karar aldı… Heykelin önü büyük bir yaprakla kapatıldı.”

 

TÜRK GENCİ KÖKTEN HADIM EDİLMİŞ

 

Ressam Erdoğan Altürk ise heykelin açılışının canlı tanığı olduğunu ifade ederek: “ Ben canlı şahidiyim, öyle olmadı. Anıtın açılışında valinin hanımı ayıpladı. Daha sonra şılaf makine ile kesilerek yerine yaprak kondu. Yıl 2016 oldu, halen resim çalışmalarında nü dersi veremiyorum. Dünle bugün arasında sanatta, kültüründe ve ne ima ediyor anlamında değişen bir şey yok. ” diyor.

 

Biz de sanıyorduk ki pek övündükleri erkeklik organı, çınar yaprağının altında kuzu gibi yatıyor. Meğer kökten kesmişler; hadım etmişler gurumuz olan genci…

 

Yaprağın altındakini görmek için heykelin kaidesine iyice yapışarak bakanlar da var. Vah ki ne vah, gençliği temsil eden heykelin erkeklik organını merak ederek boyun fıtığı olanlar, bir de hayal kırıklığı yaşayacaklar…

 

 

 

YERİNİ DEĞİŞTİRME NİYETİ, YOK ETMENİN İLK ADIMI OLABİLİR MİYDİ?

 

Bence çıplak olan heykelin muhafazakâr Malatya’da parçalanmamasının birkaç nedeni olabilir:

 

Atatürk’le yan yana oluşu asıl engeldir yıkılmasına. Heykeli, çıplak oğlandan dolayı çoktan parçalayıp atardı Malatya’nın muhafazakârları ama yanında Atatürk heykeli olunca zor tabi dokunmak. Korku bu, başka şeye benzemez.

 

Bir başka etken ise çıplak olanın kadın değil de erkek oluşu. Yiğidin malı meydanda olur, diyen Anadolu halkı değil mi? Erkek çocuklarının çıplak fotoğraflarını, özellikle çükleri görünecek şekilde çektirip albümlere koyan. Övünerek çerçeveletip evlerinin duvarlarına asan.

Bir diğer etken de heykelin kaidesinin çok yüksek tutulması. Heykel, göz hizasından çok yüksekte. Bakıp incelemek için dibinde durarak kafanızı yukarı doğru dikmeniz, boynunuzu sırtınıza doğru devirmeniz gerekiyor. O zamanlar, heykelin çevresindeki yapılar bu kadar yüksek, ağaçlar da bu kadar heybetli değilmiş. Haliyle o ortamda göze ilk çarpan ve dikkat çeken heykel, özellikle de çıplak gencin heykeliymiş. Şimdiyse kimselerin dikkatini pek çekmiyor.

Bir ara da “Cuma günleri burada bayrak töreni yapılırken trafik aksıyor. Atatürk anıtını başka bir yere, mesela Kapalı Çarşının üstüne, İnönü heykelinin olduğu mekâna taşıyalım.” dediler.

Yeri nere olursa olsun ama yok edilmesin. İyi ki bu heykel korunmuş. Genelde Türkiye tarihinin, özelde Malatya’nın geçmişinin somut andacıdır.

Heykeltıraşların sanatına, estetik değeri yansıtmasına; mimarın mimarı dengeyi sağlamasına, emeklerine saygımız sonsuz… Bu güzel, anlamlı anıt hep dursun Malatya’da, hep korunsun.

 

Kimi pek bilmiş ve pek terbiyeliler(!) de aktardığım, halkın konuşmalarındaki bazı sözleri, müstehcen ve küfür içerikli bulacaklardır.

Sanki halkımız asla küfür etmez, asla müstehcen konuşmaktan hoşlanmazmış gibi. Doğal olan bu, gerçek olan bu: Türkiye’nin neresine giderseniz gidin, okumuşu da okumamışı da böyle konuşmayı sever ve becerir. Hatırınız için halkımızın doğallığını yapaylaştıralım mı yani?

 

sultankilic44@hotmail.com

 

 

13082
17 thoughts on “Malatya’daki Atatürk ve yanındaki çıplak gencin heykeli”
  1. O heykelin tam karşısındaki bina Atatürk Ortaokulu. O okuldan mezun olduğum yıllarda, Atatürk’ün yanındaki gencin cinsel organları açıktı. Yıllarca hiç bir tepki almadı. Türkiye’nin darbeler sürecine girmesiyle, devlet merkezinde başlayan Atatürk karşıtlığı ve Amerikancılık toplum katmanlarına yayılma gösterdi. Ondan önce, Tam Atatürk Ortaokulunun karşısında 1960 devrim Şehidi Türan Emeksiz’in büstü vardı. o büst daha önce sanırım 12 Mart Darbesi sonrası kaldırıldı. Heykelin önüne yaprak konulması, gerici gelişmeyle birlikte oldu.
    Ayrıca , 1970’lerin Malatyası, Türkiyenin en ilerici ili arasındaydı. CHP bütün milletvekilliğini alırdı. İki Senatörlüğü olan Malatyada, Senatörlerden birini TİP az bir farkla CHP’ye kaptırmıştı. Malatya, köyleri ve kazalarıyla-Darendehariç- devrimci bir rüzgar esiyordu. Hiç bir ayrımcılık yoktu. 1970 de, Mezunolduğum Turan Emeksiz lisesi bir öğrenci Edebiyet Öğretmenimiz Kemal Abbas Altıntaş adında bir öğretmenimizi tuzağa düşürüp, cinsel organını kesmesiyle, ilk defa aleviler ve sünniler karşı karşıya geldi ve 1970 den sonra toplumsal bölünme başladı. Hala devam ediyor. Herkes etnik köken ve dinsel eğilimleriyle bakıyor.
    Heykele bir yaprağın konması öyle basit bir olay olarak bakılamaz. O yaprak bir dönemin, özgürlükçü ve hoşgörülü dönemin sona erdiğinin önemli bir simgesi olarak görülmeli.
    Bazan ç.ok küçük bir hadise büyük olayların işaret fişeği olabilir. Çınar yaprağı da öyle bir işaret bana göre. Selamlar. Askar Yılmaz.

    1. Sayın ASKAR YILMAZ heykelin cinsel organını kapatmak gericilik mi? CHP ye oy verince ilerici vermeyince gerici mi olunuyor.
      Üstteki yazınız bile medeniyet anlayışınızı ve seviyesini anlatmaya yetiyor.

    2. Heykelinize sokayim birde böyle sigirca birşeyi tartisiyosunuz sanki çok iyi bok gibi su türkiyedeki heykelcilik parasını chp vatana harcasaydi ne yollar hastaneler 80 sene önce yapılırdı sizin gibi boktan zihniyeti olan insanlarla tartışmak şeytana laf anlatmaktan zor hayatta en büyük zarar İslâma gelen zarardir ama kefereleri pek sevdiğiniz için sizin gibi kabazeyinlere lgbt dernekleri yaraşır çağdaş çağdaş gecinirsiniz

    3. Cinel organı medeniyet sanan zavallılar. Bu zihniyet hala yaşıyor ama boş yaşıyor. Çok özendiğin batı, afrikayı sömürerek, insanları köleleştirerek zenginleşti neyi kimi örnek alıyorsunuz sizinde beyniniz körleşmiş.

      Şu yazdıklarınızı okudukça bu kafada gençlik varsa vay onların ve soyunun haline diye üzülüyorum.

  2. Bende 1960 tan beri bu heykel deki gencin önündeki yaprağı biliyorum. 12 mart muhtırası sonrası değil.
    Devrim şehidi Turan Emeksizin heykeli 12 Eylül 1980 darbesinden sonra kaldırıldı.

  3. Gencin önündeki yaprak 1947 ylında konulmuştur Turn Emeksizin büstü ise 1977 yılında Hamit Fendoğlu’nun katliamını protestoları sırasında yerinden sökülerek kanala atılmıştır Sanata ve yaşanan olaylara cinsellik yorumlarıyla bakışınızı kınıyorum selamlar

  4. Hâlâ anlayabilmiş değilim.
    Sanatçı ne anlatmak istemiş burada.
    Türk gençliği donsuz muymuş o zamanlar.
    Biri açıklayabilir mi

    1. Teşekkür ederim yorumunuz için.
      Yorumunuz vesilesiyle gördüm ki yüklediğim fotoğraflar kendiliğinden silinmiş. Yazıma yeniden yükledim ilgili fotoğrafları.
      İyi günler…

  5. Kamalistler Türk gencligini eski roma ve yunan gencligine benzetmek istiyorlardı.Diktatörlük yıllarındaki matbuata bakarsanız bunu görürsünüz.

  6. Yahudi dönmesi ingiliz ajanı Saidin ve onun gayrimeşru çocuğu fetönün yanaşması Hüseyin Akcan bilgi sahibi olmadığın konuda fikir sahibi olmuşsun. Kanın mı bozuk soyun mu? Ya da hangi azınlığın kalıntısısın? Bu kuyruk acının nedeni ne?
    Çıplak heykele gelince bunu hoşgörü çağdaşlık medeniyet veya sanat olarak görenler göstermeye çalışanlar; Yarın heykelin olduğu yerde annelerinizi eşlerinizi kızlarınızı bacılarınızı çıplak olarak bekliyorum. Ne kadar çagdaş ve sanat sever olduğunuzu görmek istiyorum.

    1. Cingöz, Said Nursiyi Fettullah gülenle aynı kefeye koyup bir de üstüne yahudi dönmesi dedin ya büyük vebaldesin haberin olsun. Fettullah, Said Nursinin öğretisini kullandı hatta yanlış bilmiyorsam görmedi bile onu. Said Nursi en kötü zamanlarda İslam Yolunda hizmet etti bunun bedelini de hapishanelerde zehirlenerek vesaire ödedi. Sana tavsiyem geri adım atıp ardından da iyi bi şekilde araştırman

  7. işte hepsi , küçüğüyle büyüğü ile, tamda zihniyetlerini sergilemişler
    Heykele bakanların zihninde çağrışan iletişim bellidir,
    Bir insan ki ki kendi ulusunun milli kahramanı ve kendi ülkesinde kanunla korunuyor o zaman bir şeyler yanlış, bu kanun sebebiyle, hiç bir gerçek dile getirilemiyor, çağdaşlıktan , aydınlanmadan pirü pak olanlar, çıkıpta adamlarının neden kendi ülkesinde kanunla korunduğunu açıklamalılar, ki milli kahramanlar baş üstünde taşınır, kanuna ne gerek var değil mi, var mı bu kanunu kaldırmaya cesaretiniz haa
    ama kesinlikle o kanun günün birine kalkacak ve o zaman gerçek kişilikler , karakterler ortaya çıkacak, kim ne yapmış, yapmamış, yapmış gibi gösterilmiş ortaya çıkacak……..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir