Çar. Eki 21st, 2020

 

 

Raşit KISACIK

 

rasit.kisacik@gmail.com

 

Malatya’da futbol sahalarını yazarken, bunları ikiye ayırmamız gerek. Biri her ne kadar Amatör ligdeki takımların top koşturduğu sahalarda olsa, futbol sahaları ile mahalle takımlarının oynadığı top sahaları…

 

Tek profesyonel top sahası ise yenisi yapıldığından dolayı 1975’te doğal çimlerle çimlenen İnönü Stadıdır.

Malatya’nın önemli top sahaları

 

ŞEHİR STADI:

 

Şimdiki yerde bulunuyordu. Etrafı dikenli tel örgüleriyle çevriliydi. Duvarların üzerinde jandarmalar nöbet tutardı. Bu duvarlar şimdiki kadar yüksek değildi. Statlara bedava gitmek zorundaydık. Nedense babalarımızdan para istemeyi de aklımıza hiç getirmezdik. Para ister isek hemen çıkarır verirlerdi ama aklımıza para istemek gelmezdi. Tek gücümüz çevikliğimizdi. Jandarma biraz uzaklaştığında hızla duvara tırmanır, dikenli tellerin arasından geçer seyircilere katılırdık.

 

Kimin aklına geldi bilmiyoruz, bizlere kötü bir haber verdiler, Şehir Stadyumunun duvarlarını yükseltmişler. Bizler cambaz gibiyiz. Jandarma olmadığından işlerimiz daha da kolaylaştı. Duvarlara ek yerlerinden tırmanarak çıkar, maça girerdik. Malatya’nın tüm çağaları on on beş saniye içerisinde duvarı aşıyorlardı. Baktılar olmuyor jandarmayı o yüksek duvarların üzerine gene diktiler, buna rağmen stada girmenin yolunu bulmuştuk. Yeni saha yapılmaya başladığından bu stadı yıkıp yerine başka binalar dikilecekmiş.

 

Hele önce siz yeni Stada isim verin? Hala İnönü ismi vermekten çekiniyorsunuz…

 

Yeri geldi mi “…MALATYA DEVLET ADAMLARI YETİŞTİREN BİR İL. İNÖNÜ VE ÖZAL İLE GURUR DUYUYORUZ…” demeyi biliyorsunuz. 1960’yı yılların başından tutunda düne kadar ismi İnönü olan stadın yerine başka stat yaptınız… İyi güzel. Gerçekten harika bir yer. Ama nedense isim konusunda politik nedenlerden dolayı hala kuşkulusunuz. Bazı gazeteler ve spor siteleri stadın ismini İNÖNÜ STADI” olarak yazıyor. İnönü ismi kalsa neyiniz eksilir onu anlayamadık! Devlet televizyonu başta olmak üzere birçok televizyon bu stada “MALATYA’NIN YENİ STADI” diye anons ediyor ve anıyor…

 

Utanıyorsanız “Malatya, devlet adamları yetiştiren bir il” demeyi bırakın Allah aşkına… Yüzme havuzları m? Geçenlerde bir yerel televizyonda isledim. (Tombul tombul) çocuklara hocaları yüzme dersi veriyordu. Şöyle bir düşündüm. Kendimizi kandırmayalım Malatyalılar bu çocuklarla, böylesi göstermelik çabalarla, böylesi çalışmalarla istisnalar hariç sporcu yetiştiremez. Ta ki mahalle sahalarımızı ve oyun alanlarımızı kurarak, okullarda sporu geliştirerek 5-15 yaş arasındaki çocuklarımıza spor aşkını verene kadar.

 

Çırmıktı, Gündüzbey, Banazı gibi yerlerde gençler derelerde yüzer ve güreşirlerdi. Buralardan hocaları olmadığı halde ne pehlivanlar yetişti. Bu pehlivanları saymakla bitiremem. Şimdi ise o bağlar bomboş. Çok beğendiğim güreşçiler; Aydın Uçar, Hamdi Elbir, Asım Pehlivan, Kemal Pehlivan, Vahap Pehlivan, Mehmet Pepele, İlhan Aracı, Süleyman Akbayır, İsmet Atlı.

 

Hep söyledim yine söylüyorum. 1960’larda bile Malatya Tarım Meslek Lisesi’nde Güreş Milli Takımı kamp yapardı. Buradaki antrenmanlarda Ahmet Ayık, Celal Atik gibi döneminin dünya şampiyonlarını izledim… Doğal spor alanlarının mahvetmişiz, olan alanlarda ise gelenekselliğimizi ve doğal yaşantımızı yitirmişiz.

 

Yüzmeyi, Derme suyunda öğrendik. Tünelden çıkan şelalenin yanında yüzdüğümüzü kimseye inandıramadık. O zamanlar Derme Suyu gerçek Pınarbaşı suyu olduğundan bir taraftan suları kana kana içer, bir taraftan da -çimme demeyeyim artık-yüzerdik. Üç dört metre derinlikteki sulara yukarılardan balıklama atlar, suyun dibindeki kayalarla oynardık. Şimdi nerede Çırmıktı’nın, Kündübeg’in, Banazı’nın Asbuzu’nun, Orduzu’nun çelik gibi gençleri?

 

DEMİRSPOR SAHASI:

 

Şimdiki Demiryolu Lojmanları’nın bulunduğu yerde bulunuyordu. Nizami ölçülerde olan bu saha mahalleler ve sınıflar arasında yapılan futbol maçlarına sahne olurdu.

 

 SÜMER SAHASI:

 

Sümer Sahasında önemli maçlar oynanırdı. Maalesef ileriyi göremeyen yöneticiler o sahayı da futbola kapattılar. Yüzme havuzunu yıktılar, Başka bir yer yokmuş gibi bir de AVM kurulmasına müsaade ettiler. Ne güzel bir kıyak.

 

Gönlüm razı olmadığından Malatya Park denen o AVM’den içeriye adım dahi atamadım. Gelişmiş kentlerde AVM’ler şehir dışına kurulur ki şehrin günlük yaşantısını, esnafını olumsuz etkilemesin. Malatya’da ise, mevcut bir spor imkânını yıkarak şehrin ortasına diktiler AVM’leri.

 

Bir esnafla konuştum. Malatya Park’ın kurulması bizim işlerimizi aksatmadı dedi. Hele birkaç AVM daha kurulsun da siz Anya’yı Konya’yı görürsünüz. Nerdeyse halkın ve yabancıların tek uğrak yeri olan Demirciler ve Bakırcılar Çarşısı’nı… Hal binasını yıkıp AVM. Yapacaklar. Alıcı kuşlar tetikte bekliyor.

 

ŞEKER STADI:

 

O stat da tarihe karıştı. O kısımda yeni bir spor kompleksi yapılmış keremine şükür. Manzara şu; dört adet nizami futbol sahamız ve binlerce oyun alanımız kurda kuşa yem edildi. Bari yerlerine veya yakınlarına yenisini yapın. Her tarafı bilinçsiz bir şekilde binalarla doldurmuşlar, rüzgâr sirkülasyonu hesap edilmediğinden kayısı kentimde yaprak dahi kıpırdamıyor, herkesin nefesi kesiliyor. Malatya’nın fırtınalarına hasret kaldık. Gariban anam bacım da ancak boynunu büküp oturuyor… Şemdi kalkıp “Dünya iklimi ısınıyor!” bilgiçliğine yatıyorsunuz!

 

Buralarda hangi kulüpler top koşturdu biliyor musunuz? 1970’lere kadar (Bazıları şimdi bile olsa) şu kulüplerin futbol kulüpleri vardı. DEMİRSPOR, ADAFI, AKINSPOR, BEYDAĞI, SANCAKTAR, ŞEKERSPOR, SÜMERSPOR, BOZTEPE, MALATYA GENÇLİK, MALATYA İDMAN YURDU, HİLAL, YILDIZ, TECDE, ATAKÖY, hatırladığım bazı kulüp isimleri…

 

Şeker, Sümer sonraları Tekel fabrikaları bünyelerinde (Futbol ile birlikte) güreş ve boks branşlarında takımlar bulunurdu. Avcılar kulübünde avcılık sporu, binicilik ve atçılık kulübünde ise bu sporla ilgili takımlar bulunurdu. 1960-70 yıllarında Boztepe’de ilkel olarak açık hipodrom bile bulunurdu. At yarışları dönemlerde sıkça yapılan bir spor dalı idi.

MALATYA MAHALLE TAKIMLARININ SAHALARI

 

KANALBOYU SAHASI:

 

Bunların en önemlisi Kanalboyu’nda, şimdiki Orduevinin arkasında, Turfanda sokağına kadar boyu, eni ise kanalın aksi istikameti bahçeler olduğundan sınırı çizilemeyen, Belediye eski başkanlarından suikasta kurban giden Hamit Fendoğlu’nun oturduğu apartmanın tam karşısındaki sahaydı.

 

DERME SAHASI:

 

Bugünkü Derme ilköğretim okulunun arkasında bulunurdu. Kanalboyu sahası kadar olmasa bile yine de Dermespor’un (Mahallede takım bu isimle anılırdı) kendisine de mahalle maçlarına da yeterleydi.

 

EMİNECİK:

 

Eskiden cezaevi olan şimdilerde öğretmenevi olarak hizmet veren bina ile Elgin’lerin apartmanının arkasındaydı. Girişi hem buradan hem de Dörtyol’a doğru olan ilk sokaktan girilirdi. Kuzey’i ise boş bir alan olduğundan Ermeni Kilisesi (Taşhoran) ve Çavuşoğlu Mahalleleri gözükürdü.

 

Elbette ki sahibi vardı. Ancak pek traktörle sürülmezdi. Diğer mahalle takımlarının top koşturduğu sahalar, özel mülkiyet olduğundan arada bir (Gençlerin iyi dileklerine rağmen) traktörle sürülür; top oynanamaz hale getirildi.

 

BARUTÇU SAHASI:

 

Öğretmenevinin karşısındaki o dönemdeki ismiyle Barutçu Sokağındaydı. Sokak isminden dolayı sahanın ismi de “Barutçuların” sahasıydı. Mahalle takımının ismi de Barutspor’du. Forması 196o’ta profesyonel olan Malatyaspor’un sarı-siyah rengindeydi. Hatta takımda oynayan iki genç, 11 atlet almış, ortadan ikiye keserek birini sarı diğerini Siyaha boyadıktan sonra annelerine diktirmişlerdi.

 

BOZTEPE SAHASI:

 

Şimdiki Asker Hastanesi arkasındaydı. Yakınında ise ilkel bir şekilde yapılmış sözde Hipodrom vardı. At yarışları sıkça yapılırdı. Amatör ligde oynayan futbolcuların (Malatyalı olan) hemen hemen tümü bu sahalarda yetişmekteydi. Mahalle maçlarını Amatör lig takımlarının yöneticileri de sıkça izler, beğendikleri futbolculara lisans bile çıkarırlardı.

 

SÜMER SAHASI:

 

Bugünkü Sümer Lisesinin arka bahçesinde mahalle takımlarının karşılaşma yaptıkları, amatör sporcuların ise bu mahalle takımları içinde bolca antrenman yaptıkları sahalardı. Bu Sümer Sahasında geçen dönemki cumhurbaşkanının isminin verildiği parka dâhil edildi.

 

Hemen her mahallede irili ufaklı toprak sahalar (Çocukların top koşturduğu) vardı ama mahalle maçlarının yapıldığı sahaları ancak yukarıya sıralayabildim.

 

HİÇ BÖBÜRLENMEYİN

 

“Malatya’da sporun gelişmesine katkı sağlıyoruz” diye. Aksine sporu öldürdünüz beyler öldürdünüz… Bırakın boks, güreş, tekvando, okçuluk, yüzme sporlarını, daha yeni yaptığınız stada bile isim veremediniz!

 

İNÖNÜ İSMİNİN DEVAM ETMESİNDEN BİLE SİYASİ NEDENLERLE ÇEKİNİYORSUNUZ… YALAN MI?

126
2 thoughts on “MALATYA’DA TOP SAHALARI…”
  1. Raşit Kısacık Bey, bir kentin kimliğinden sökülerek alınan, yağmalanan değerleri belgelediğiniz için biz teşekkür ediyoruz size… Sağ olun, var olun…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir