Çar. Eki 21st, 2020

 

 

Fikri Demirtaş

 

fikridt@hotmail.com

 

Şehirler, ilçeler tarihleri ve kültürleriyle yaşarlar, kültürlerini ise kendi değerleri oluşturur. Dini ve sivil eski bir yapıları korumak için mutlaka tarihî veya sanat değerinin olması beklenmez, “kent hafızası bakımından” sosyal ve kültür mesajı taşıması, korunması için yeterlidir.

Dini ve sivil mimari yapılar camiler, kiliseler, mezarlıklar, hamamlar, evler, okul binaları, fabrikalar vb. gibi toplumun hafızasında yer eden, fakat iz bırakan yerler de toplum hafızasının önemli köşe taşlarıdır ve mutlaka korunması gerekir. Çünkü bunlar toplum hayatında, sosyal yaşamda daima hatırlanacak, hasretle anılacak, belki de yaşarmış gözlerle hayalen yeniden yaşanacak olayları barındıran yerlerdir ve bir kentin kültürünün tapu senetleridir. Tarihi yolculuk bu tür eserlerle yapılır.

“Her ülkede aynı bayrak altında yaşayan çeşitli din ve ulustan insanların bir arada kardeşçe yaşaması, çağdaş insanlığın gereğidir. Her şeyden önce Bayrak bir ülkenin tüm halkını kapsayan bir simgedir.

Yurttaşlarına en güzel bir yaşam sağlayan, hak ve özgürlükleri veren, bilim kültür ve sanatı öne çıkaran, evrensel değer yargılarını, hak ve hukuku hâkim kılan; yani insanca yaşama sahip yurttaşları olan ülkeler dünyanın en önde ülkeleridir. ”

 

Surp Yerrortutyun kilisesinin çeşitli nedenlerden dolayı restorasyonunun yarım bırakılmasından dolayı aylar önce geniş bir araştırma yazısı yazıp eski tarihi fotoğrafları ile Malatya Sonsöz gazetesi ve Facebook gruplarında paylaşmıştım.

Kilisenin gerçek adı: Surp Yerorrtutyun ( Yani Kutsal Üç Horan )Kilisesi… Zamanla Taş Kilise ve Üç horan karışmış, önce Taşhoran… Sonra da halk arasında yuvarlanarak kilisenin adı Taşhoron şeklinde söylenmiş…

Restorasyonla birlikte kilise, tarihteki gerçek adı ile anılarak açılmalıdır.

Ülkemizde birlikte aynı bayrak altında yaşadığımız T.C. yurttaşı Türk, Kürt, Kadim Ermeni, Süryani, Keldani vb. Hristiyan yurttaşların başka şehirlerimizde olduğu gibi Dini gün ve bayramlarında Malatya’da da İbadetlerini özgürce yapabileceklerdir. Dini ritüellerini yapmak içinde Malatya’dan Adıyaman’a, Elazığ’a gitmeyeceklerdir. İlimize yerli yabancı turistler gelerek İnanç turizmine büyük bir katkı sağlayacaktır.

 

“Malatya Ermenileri Coğrafya, Tarih, Etnoğrafya” Arşağ Alboyacıyan araştırma kitabının 183- 184. Sayfasında Surp Yerrortutyun Kilisesi hakkında geniş bir bilgi vardır. “ Nitekim 1912’de Papaz Benneyan son paragrafta şöyle yazıyor:

Surp Yerrortutyun Kilisesi, inşasının bitimi, herhangi bir geliri olmadığından daha uzun sürer. Avluda sadece papazların ve zangocun yattığı bir oda var. Oysa Malatya Ermeni’si hayatını bu kiliseye borçlu. Zira 1895 ‘teki olaylarda 5-6000 kişi, sağlam bir kale gibi gördükleri bu kiliseye sığınarak güruhun saldırılarına karşı koyabildi. Kilise kendisine sığınanları kurtardı. Bu yüzden ona “Nuhun Gemisi” diyorlardı. Türkler ise Taş Kilise “ adını vermişlerdi. Kilisenin mimarı Rum’du. “

 

Ayrıca kilisenin bulunduğu yer, öldürülen gazeteci-yazar Hrant Dink’in de yaşadığı çocukluğunun geçtiği Çavuşoğlu mahallesindeki tarihi Surp Yerrortutyun (Taşhoran Kilisesi,) Malatya ili Yeşilyurt ilçesi Çavuşoğlu mahallesinde yer alan 18. yüzyılın ikinci yarısında Ermeniler tarafından yapılan kilisedir. 1335 m2’lik alanda 15,90 x 26,40 m. boyutunda dikdörtgen bir plan üzerine kesme taşlarla inşa edilmiştir. Giriş batı cephesinde yer alan mermerle süslendirilen kapıdan sağlanmaktadır.

Mülkiyeti Malatya Büyükşehir Belediyesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Milli Emlak Genel Müdürlüğü arasında paylaşılan kilisede 2012’deki restorasyon çalışmasının yarım bırakılması nedeniyle tarihi binaya dikilen ağaç iskeleler yıllardır olduğu gibi dururken, bakımsız ve ilgisiz olmasından dolayı harabeye dönen kilise kaderine terk edilmişti.

15 Haziran 2020 tarihinde yerel ve ulusal medyada yer alan haberlere göre Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, restore çalışmaları devam eden Taşhoran Kilisesi’ndeki çalışmaları inceledi.

Tarihi mekanların yeniden ayağa kaldırılarak, gelecek nesillere aktarılması için çalışmalar başlattıklarını hatırlatan Gürkan, şunları kaydetti:

“Bu kapsamında restorasyon çalışmalarına başlanan Taşhoran kilisesinde çalışmalar devam etmekte. Büyükşehir Belediyesi olarak buna benzer kültürel varlıklarımız ve tescilli değerlerimizle ilgili Kültür Daire Başkanlığımıza ve KUDEB birimimize gerekli talimatları vererek, buralarla gerekli araştırmaların yapılması ve bu araştırmaların akabinde kiliseyle ilgili restorasyon projelerinin çıkarılması, ilgili koruma kurulundan onaylanması sürecin bir an evvel çıkarılmasını istedik.”

“İnsanlığın ortak değeri olarak görüyoruz”

Kilisenin kültür varlığı olduğunu aktaran Gürkan, şöyle devam etti:

“Kilisenin de aslına uygun bir şekilde restorasyon işlemleri başlatıldı. Restorasyon işlemlerini bitirdikten sonra buranın içerisine işlevsel olarak hangi işlevi vereceğimizi yine buradaki bölge insanımızla oturup değerlendireceğiz. Kültür merkezi mi olur, yoksa kısmi anlamda bir ibadet şeklinde değerlendirebilecek bir yapı formatında mı olacak? Buranın geçmişte yaşayan insanlarıyla da istişare ederek, bu süreci en güzel şekilde götüreceğiz. Bu tarihi değerimizi biz insanlığın ortak değeri olarak görüyoruz. İnsanlığın ortak değeri olan bu değerlerin ayağa kaldırılması hem günümüze hem gelecek kuşaklara taşınması noktasında bizim manevi sorumluluğumuzun olduğu bilincindeyiz.”

Gürkan, herhangi bir aksaklık çıkmaması durumunda Aralık ayı sonu veya 2021 yılının başı gibi kilisenin restorasyonunun tamamlanacağını aktardı.

Kilisenin dış duvarına asılan panoda

Malatya Büyükşehir Belediyesi

İşin adı: Taşhoran Kilisesi Restorasyon Uygulama İşi

Yüklenici: Gökalp Mühendislik Yapı. Sa. A.Ş

Kontrol: İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı KUDEB

Sözleşme tarihi:29.04. 2020

İşin süresi: 365 Gün

Sözleşme bedeli: 2.276.083,68 TL + KDV

Selahattin Gürkan

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı

yazısı yer alıyor.

77

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir