Sal. Eki 27th, 2020

 

 

Erdoğan Altürk

 

Malatya Orduzu Aslantepe’de dünyanın ilk toplu idare merkezini milattan yedi bin yıl öce kuran insanlığın dramatik bir mitolojisi (söylence).

Tarih boyu anlatılagelmiş gelincik kayası söylencesine göre:

 

Aslantepe prensi, uçbeyi olan bugünkü Eski Malatya’da tüccar bir ailenin kızı Satuha’ya gölünü kaptırır.

 

Satuha’nın babası vefat edince aile fakirleşir. Aileye babadan bir gümüş saplı, aynalı süpürge kalmıştır.

 

Ana Kalnişa, o süpürgeyle gününü geçirmektedir. Bütün anıları süpürgenin gümüş aynasında gizli gibidir.

 

Prens Katuşa için zor bir sevgidir Satuha’ya duyduğu sevgi. Zira bahane Satuha’nın fakir oluşudur, soylu da değildir üstelik.

 

Prens, askeri talimden fırsat buldukça kaçar, Satuha’yla buluşurlar.

 

Güzel Satuha, prense bir gün “Ne olacak bizim halimiz? Er isterim ki sevdiğini tez ala…”

 

Bu laf, Prens Katuşa’nın ağırına gider.

 

Kömür dağlarına çıkar yanında bir bölük arkadaşıyla.

Asbuzu, Aslan tepe ve eski Malatya’yı besleyen su havzalarına yerleşir ve babanın evlenmeye razı olmasını sağlar.

 

Nihayet söz, nişan derken gelini götürme vakti gelmiştir.

Satuha, bir an önce hanedan aileye katılıp yücelik beklemektedir.

 

Durmadan cehizini (çeyiz) hazırlarken anasını da itip kakmakta, hakir görmektedir Satuha.

 

Birden Satuha’nın aklına süpürge gelir. Satuha, babadan kalan tek yadigâr gümüş saplı, aynalı süpürgeyi de çeyizine katmak ister.  Anne Kalnişa, sızlanır “Alma kızım, o, biliyorsun babandan bana hatıra, onda anılarımı görüyorum.” diyerek sızlansa da kız, anasını iterek gümüş saplı aynalı süpürgeyi anasının elinden alır.

 

Başını duvara çarpan ana kanlar içinde ağlayarak kızına “Ah, evladım seni bugün için mi yetiştirdim? Umarım, askerinle leşkerinle taş kesilirsiniz!” diye beddua eder.

 

Aslantepe girişinde develeri, askerleri ve leşkerleriyle tüm düğün alayı taş kesilir.

 

 

1950 yıllarına dek Orduzu’da evlenen her çifti, bu gelincik kayası etrafında tur attırır, düğün alayı Gelincik Kayalarını turlarken hikâyeyi geline anlatırlardı.

 

Ne oldum delisi olma, arkanı unutma, dört ata vardır, dördü de haktır, derlerdi.

Babam, Partalın Süleyman’a sağdıç olmuştu. Aynı yerden üç defa paytonla geçirip hikâyeyi naklettiklerine şahidim.

 

Not. Şimdi Orduzu Gelincik tepesine TOKİ, konut temelleri atıyor 2020.

 

125

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir