Cts. Oca 16th, 2021

 

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 31 Mayıs 2011 tarihindeki Hopa mitingi öncesi başlayan polis saldırısı sırasında polisin sıktığı biber gazı nedeniyle yaşamını yitiren emekli öğretmen Metin Lokumcu köyünde yapılacak anıt mezarla ölümsüzleşecek. Lokumcu ailesi ve TMMOB işbirliğiyle yapılacak anıt mezarın sorumluluğunu üstlenen MMO Genel Sekreteri Ercüment Çervatoğlu "Metin öğretmen AKP diktatörlüğüne isyanın sembolü oldu. Sadece anıt mezarla değil mücadelemizle de bu geleneği yaşatacağız" dedi.

Metin Lokumcu'ya anıt fikir nasıl doğdu ve nasıl gelişti?

Metin Lokumcu'nun ailesi onun için bir anıt mezar yaptırmak istiyordu. Nasıl olacağına dair bizimle iletişime geçti ve biz de bu mezarı dayanışma ile hayata geçirelim dedik. Bu anıt mezar Metin Lokumcu'nun şahsında AKP faşizmine ve baskıcı rejimine karşı su ve yaşam hakkını, özgürlükleri savunanların simgesi olacak. Tüm bu uğurda ölenlerin şahsında direnişin simgesi olacak. Bunu nasıl yaparız diye düşündük. Metin Lokumcu, Eğitim Sen üyesiydi, onun bir siyasal aidiyeti vardı. Ancak Lokumcu'nun ailesi bu süreçte TMMOB'nin de yer almasını istedi. Çünkü temiz enerjiyi, derelerin özgür akmasını savunan, sermayeye peşkeş çekilmesine karşı çıkan, meslek ve meslektaş sorunlarının emekçi halkımızın sorunlarından ayrı düşünülmeyeceğini söyleyen bir örgüttü TMMOB. Tam da bu nedenlerle Lokumcu'nun anıt mezarı yarışması yapılmasını bir görev olarak kabul ettik.

Kimler yer alıyor bu projede?

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi, TMMOB Makina Mühendisleri Odası Ankara Şubesi ve TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak bu yarışmayı düzenliyoruz. Yarışmanın seçici kurulunda da mimar, Ali Atakan, inşaat mühendisi Bülent Tatlı, heykeltraş Erdal Duman, yönetmen Erkal Tülek, elektrik mühendisi Haşim Aydıncık, yönetmen Kenan Beysülen, Mimar Yavuz Önen, fotoğraf sanatçısı Mehmet Özer ve ben yer alıyoruz. Amacımız Metin Lokumcu'nun siyasal duruşu ile estetik bir bakışı anıt mezarda birleştirmek.

Yarışma süreci nasıl işleyecek ve anıt mezarın açılışı nasıl gerçekleşecek?

Yarışmayı zaten 23 Ocak 2013'te ilan ettik. Proje ve maket teslimi için son gün 12 Nisan 2013 bitti. Mezar açılışı ise 31 Mayıs'ta Kemalpaşa'da yapılacak. Bu süreçte siyasi aidiyeti ne olursa olsun kim ben Metin Lokumcu'nun mücadelesine saygı duyuyorum, direniş hattındaki duruşuna saygı duyuyorum diyorsa bu çalışmada yanımızda olsun istiyoruz. O güne yaraşır, Hopa'ya yaraşır, devrimci, demokrat, yurtsever herkese yaraşır bir açılış gerçekleştirmek istiyoruz.

KESK ve TMMOB'nin çağrısı ve demokratik kitle örgütlerinin birlikteliğiyle bir Hopa'da bir yürüyüş gerçekleştirilerek mezar açılışını yapacağız. Daha sonra gün ise bize katılan akademisyen, aydın sanatçılarla Kemalpaşa ve çevre köylerde paneller düzenleyerek Metin'in fikrini yaşatalım istiyoruz. Yine aynı gün fotoğraf sanatçısı Mehmet Özer Karadeniz'de ölen devrimcilerin portreleri çizilirken fotoğraflayacak ve sergisini açacak. Ayrıca Suların Kardeşliği fotoğraf sergisi açılacak. Tabi burada bir kez daha belirtmek gerekir ki, bu iş bizim tek başımıza yapabileceğimiz bir şey değildir. Bölgede yaşayan dostlarımızla birlikte, çayına, suyuna toprağına sahip çıkan, özgürlük, demokrasi diyen, emeğin kazanacağına inanan herkesle birlikte kotaracağımız bir iştir. Kaldı ki Metin Lokumcu da bunu
isterdi.

Sizin Metin Lokumcu ile özel bir geçmişiniz de var!

Metin Ağbi ile 80'lerin sonunda tanıştık. O dönemde ben Devrimci Gençlik Metin ağbi de devrimci öğretmen çalışması içinde yer alıyordu. Evinde çok yemek yedik, çok tartıştık, yıllarca birlikte mücadele yürüttük. 1994 yılında yerel seçimlerde Kemalpaşa'da bağımsız adayımızla yürüttüğümüz çalışmada Metin ağbinin köyünde bulunan ev bizim pankart terzihanesiydi. Kız kardeşleriyle birlikte bez pankartlar dikiyorduk. Birbirimize Lazca takılırdık. Bana eşinin Fındıklılı olmasından ötürü "kayınço" derdi. Metin ağbi sadece benim için değil Karadeniz'de mücadele eden tüm devrimciler için çok özel bir insandı. Kararlılığı, dayanışması hep güven verdi bize. En zor anlarda onun gülüşü bizi cesaretlendirirdi. Metin ağbinin gidişi eminim ki onu tanıyan tüm devrimcilerde derin bir boşluk bıraktı.
Metin Lokumcu, devrimciydi, sosyalistti, doğa severdi, hayvan severdi ve daha birçok şeydi. Ama her şeyden önce çok iyi bir dost ve insandı. Eminim ki Metin Lokumcu şimdi köyünde yattığı yerden, arkasına aldığı dağ rüzgarı ile denize bakıyor. Bir yandan coşku ile kavga türküleri söylerken, diğer yandan da en insan tarafıyla endişe ile "dikkat edin çocuklar, bir şey gelmesin başınıza" diyor. Eli ve gözü hep üzerimizde biliyorum.

ESRA KOÇAK-BİRGÜN

 

 

60

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir