Cum. Eki 23rd, 2020

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

Sultan KILIÇ

 

Kapsamında pek çok etkinliği barındıran, pek çok sanat ve doğasevere hitap eden geniş yelpazeli bir etkinliğin ilki gerçekleştirildi Malatya’da.

İşin boyutu, maliyeti, hitap ettiği kesimler, amaçlar çeşitliydi. Bunlar düşünüldüğünde de gerçekleştirilmesi uzun zaman ve emek isteyen, zorlu engellerin aşılmasını gerektiren çetin bir işti. Kolay olmayacaktı; zor olan da değerli olacaktı doğal olarak.

 

MAFSAD’dan gelen bir basın bildirisiyle haberim oldu etkinlikten. Daha sonra Malatya caddelerinde afişlerini gördüm. Aracı olmayanlara Malatya’dan Levent Vadisi kamp alanına gün içerisinde üç saatte bir, karşılıklı otobüs hizmeti de sunulunca Akçadağ Levent Vadisine gitmemek için neden kalmıyordu.

Vadideki kamp alanına vardığınızda ikinci büyük çadırda Hasan Dayangaç tarafından güler yüzle, saygıyla karşılanıyorsunuz. Size bir ziyaretçi kartı veriliyor, bir de hangi atölyelere, etkinliklere katılmak istediğinizle ilgili bir form dolduruluyor. Sanat atölyelerinin tarih ve saatleri, gezilerin tarih ve saatleri belirlenmiş zaten, form doldururken bunları daha ayrıntılı öğreniyorsunuz.

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Malatya’dan otobüsle günübirlik gidip günün sonunda Malatya’ya dönünce sabah yürüyüşlerini, akşam eğlencelerini kaçırıyorsunuz benim gibi.

Fotokampa gelen tüm katılımcılar, sıraya girerek ücretsiz yemek alıp çadırlarda ya da ağaç altlarında yemeklerini yiyebiliyorlar.

Sekiz kabinli prefabrik seyyar tuvaletler de hizmete sunulmuş ama lavabolarındaki musluklardan su akmıyor… Tuvalet kabinlerinin yanında kocaman bir su tankeri duruyor.

Dört günlük kampta hava da sıcak, ter içerisinde kalan insanlar, duş ihtiyaçlarını nasıl giderdiler? Kamp alanının yanından akan cılız derede mi çimdiler, diye kendi kendime sorarken gülümsüyorum şimdi…

ben

Kamp alanına girerken araçların elenmiş toprağa hatta küle çevirdiği toprak yol, dizlerinize kadar toz içerisinde bırakıyor sizi. Bir de güneşle birlikte boşa yanan spot ışıkları. Spotların neden boşuna yandığını sorduğumda onarım var yanıtını alıyorum. Burada herkes çevreci, herkes doğasever. Çevreye çöp saçanları göremezsiniz.

Seyir tepesinin alt yanında İNASOR (İnönü Üniversitesi Arama Kurtarma Ekibi) ekibiyle, dağcıların kayalıklardan iniş yapmasını bekliyoruz. Ağaçların altında kocaman bir kaplumbağa beliriyor. Hemen kaplumbağanın kafasına su döküyorlar, hayvancağız sıcaktan bunalmıştır, diyerek.

Ekipten Ercan Yetkiner, içtiği sigaranın izmaritini (Bu zararlı maddeyi içmesinin de doğaya ve doğanın parçası olan insana zarar verdiğinin farkında tabi.) spor ayakkabılarının bağcığına sıkıştırıyor, kamp alanına vardığında çöp kutusuna atmak üzere. Bunlar, basit gibi görünse de çevreye saygının önemli göstergeleridir bana göre.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

Uluslararası Malatya Fotokamp’ta Türk Kızılayı Malatya Şube Başkanlığı; Türkiye’nin dört bir yanından gelen ve yine yurtdışından kampa katılan fotoğraf sanatçıları, motosiklet ve bisiklet grupları ile dağcılık kulübü üyelerine sabah kahvaltısı olarak çorba ikramında bulunmuş. Mutfak gereçleri olan Kızılay aracının görevini sorduğumda bu bilgiyi alıyorum. Türk Kızılayı, kahvaltıda çorba ikram ederken boş durmuyor elbet. Katılımcılardan da kan bekliyor.

Bir çadır da Malatya Gözde Hastaneleri kurmuş, ilk yardım çadırı. Yüzlerce insan var kamp alanında. Güneş çarpmasından yılan sokmasına kadar her şey olabilir burada, ilk yardım çadırı da katılımcılara güven veriyor.

Dört günlüğüne kantin bile oluşturulmuş bu alanda. Semaverde her zaman çay bulabiliyorsunuz.

 

Ağaçların altında, gür otların üzerinde rengârenk onlarca küçük çadır görünüyor. Girişte konukların karşılandığı, fotoğraf sergisinin düzenlendiği, maket uçak yapımının uygulandığı, aynı zamanda da teorik fotoğraf bilgilerinin verildiği atölyelerin gerçekleştiği büyük çadırları Malatya Belediyesi sağlamış. Çadırların arka yüzlerinde ‘taziye çadırı’ yazıyor. Bu yazıyı artık yazmasalar, çadırlar değişik etkinliklerde gayet güzel kullanılabiliyor.

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Aynı anda birden fazla etkinlik olunca birini seçmek zorunda kalıyorsunuz, diğerlerini kaçırıyorsunuz. Kaleyi pek övüyor Küçük Kürne köyünden Korucu Rehber (Yörede yaşadığından sadece yol biliyor.) Emin Tuncal ama göremiyoruz. Görenler oldu elbette, gruplar çoktu.

Fotoğraf Sanatçısı İbrahim Demirel’in de içerisinde bulunduğu grupla Levent Vadisini başka açılardan görüntülemek üzere Akçadağ Belediyesi’nin midibüsüyle yola koyuluyoruz. Yolun ilk kilometrelerinde otobüs, kapkara duman içerisinde kalıyor. Otobüsten inip yürümeye başlıyoruz, sonra ağaçların altında oturup bekliyoruz bir süre.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

Bu otobüsün hastalandığı, başka bir araç gönderileceği bilgisi geliyor. Malatya’ya dönen son otobüse kavuşamayacağımız için gruptan iki kişi ayrılarak kampa dönmek zorunda kalıyoruz. Telefonla aranan Güray Kuzu Hoca, imdadımıza kavuşarak aracıyla bizi almaya geliyor.

Bir de kampa bir başınıza gidiyorsanız, bir başınıza dolaşıyorsunuz. Önceden tanış olanlar, herkesin birbirini tanıdığını varsayarak kimseleri birbiriyle tanıştırmıyor. Kimileri de grup etkinliklerinde önceden tanıştığından çöplüğün horozu benim, dercesine söz sahibi, karar verici konumda geziniyor. Asıl emek harcayanlar, çabalayarak yorgun düşenlerse hiç ön plana çıkmıyorlar. Yorgun düştüklerinden midir, mütevazı kişiliklerinden midir ortalıkta görünmüyorlar, görünseler de hava atmadan yardımcı olmaya çabalıyorlar. Yalnız, burada herkes sevgi kelebeği gibi dolaşıyor her yanda… Bir de doğal olarak herkesin elinde en az bir fotoğraf makinesi olunca… Levent Vadisinin şimdiye kadar bu kadar çok fotoğrafı çekilmemiştir, diye düşünüyor insan.

Hayran kaldığım gruplardan biri de bisikletçilerdi. Özel giysileriyle bisikletlerine atlayıp vadiyi özgürce dolaşabiliyorlar.

İki gün katılabiliyorum, cumartesi öğleden sonra kamp alanındaki kantinin kuzeyindeki yer ocaklarına birkaç kazan, birkaç teşt oturtuluyor. Ateşler yakılıyor, etler kaynatılıyor. Akşama etli pilav yenecekmiş, epeyce davetli gelecekmiş. Etkinliklerde görev alan, emek harcayanlara onurluklar takdim edilecekmiş. Akşama kalamadığımdan sosyal paylaşım sitelerinden plaket törenini görebiliyorum.

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Fotoğraf sanatçıları, en beğendikleri fotoğrafları sosyal paylaşım sitelerine yüklemezler. O fotoğraflarını ya bir sergiye ya da çıkaracakları bir kitaba saklarlar. Yine de oldukça değişik, beceri isteyen fotoğraflar görebiliyoruz.

Özetle fotokamp, fazla emek ve zaman gerektiren geniş kapsamlı bir etkinlikti. İlkti, elbette eksikler kaçınılmazdı. Doğanın, etkinlikleri düzenleyenlerin ve katılımcıların olağanüstü güzellikleri, ah keşke her yıl düzenlense, dedirtiyor.

 

 

sultankilic44@hotmail.com

209
One thought on “Levent Vadisinin en güzel fotoğrafları ve fotoğrafçıları”
  1. Yazınız için teşekkür ederim MAFSAD üyesi olmak adına…Çok güzel ve doğru tespitleriniz , ifadeleriniz var Sultan Öğretmenim.Kolay gelsin 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir