Cum. Eki 23rd, 2020

 

Sultan KILIÇ

Malatya’nın Arguvan ilçesine bağlı Kızık köyünde geleneksel olarak gerçekleştirilen Abdal Musa Lokması ve Kış Yarısı Şenlikleri’ne yine katılım yoğundu. Ocak ayının son haftası ile şubat ayının ilk haftası aralığında yapılan Kış Yarısı Etkinlikleri, bu yıl da yoğun bir katılımla kutlandı.

Etkinliğe Arguvan Kaymakamı Selçuk Yosunkaya, Belediye Başkanı Mehmet Kızıldaş, bazı mahalle muhtarları ile çevre köylerden, Malatya’dan gelen çok sayıda vatandaş katıldı.

 

Kızık Köyü Muhtarlığı ve Kızık Köy Derneği’nin ortaklaşa yapmış oldukları geleneksel Kış Yarısı Etkinliği ile ilgili olarak Dernek Başkanı Hasan Taner: ‘Geleneksel olarak her yıl düzenlediğimiz bu etkinliğimizi, gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla bu kültürümüzü yaşatmak istiyoruz. Bu sayede hem birliğimizi sağlamış olmaktayız hem de bir araya gelme vesilelerimizden birisi olması acısından çok önemli.’ dedi.

Köy Muhtarı Ali Seydi Taner ise, aynı düşünceleri paylaştığını ve konuklara katılımlarından dolayı teşekkür etti.

Bu kutlamalar, bir nevi tiyatro gösterisi gibi fakat salonda değil de tamamen köy içerisinde ve halka açık bir şekilde belli bir oyun belirlemeksizin o anda oluşan konuya göre yapılan bir sunumdur. Köylüler toplanır, özellikle işin tamamen organizasyonunu yapacak olan gençlerden bir gurup, tüm köyü dolaşarak kış yarı yapılacağı günü bildirir. Diğer bir gurup, davulcu zurnacı temin eder, başka bir gurup ise şenliklerde oyuncuların giyecekleri kıyafetlerini temin eder eder.

Kış yarı şenliklerinde görev alacak olanlar, sabah erkenden büyük bir köy odasında toplanırlar. Görevler olarak beş veya altı kız kılığına girecek erkekler, iki koca, üç Arap, bir deve bir deveci görevlisi ve iki it kıyafetli kişiler oluşturulur. Bunlara bir hak toplayıcısı heybe omzunda ve yardımcısı eklenir. Bu ekip davul zurna eşliğinde odadan çıkarlar. Oğuzlarda itin anlamı; hayvancılıkla geçindiklerini ve güvenlik için bunu kullanırlar. Araplar güvenlik için öncü ve ekibin koruyucularıdır. Kocalardan yaşlısı aşiretin; yani göçerin büyüğüdür, ikinci koca organizatördür ve yardımcıdır. Deve göçerliği, deveci döşünde bayrağı ile kim olduklarını ve göğsünde bayrağa saygıyı temsil eder. Kızlar erkek olup, temsilen genç kız elbiseleri giyerler. Kocalar şalvar, aba, potin, işlik, baston ve kafalarına kalpak yerine içi oyulmuş kabak geçirirler. Araplar şalvar, palto, kefiye, palaska, bıçak, sopa kullanırlar ve yüzlerini de siyaha boyarlar. İtler koyun veya keçi derisi sırtına giyer ve elinde iğne veya çöğür bulunur. Deve, deveye benzer temsili yapılmaktadır, deveci sakallı ve döşünde bayrak asılıdır.

Şenlik (halk), önce köy meydanında davul zurna eşliğinde halaylar çekip oyun oynar. Ondan sonra köyün en üst tarafından başlayarak, halayla birlikte köyü dolaşırlar. Köy sokaklarında dolaşırken göçer ekibine gençler saldırırlar, genellikle gelinleri kaçırmalar olur. Araplar ve itler dikkatli olup gençleri gelinlerden uzak tutmaya ve güvenliği sağlamaya çalışırlar. Göçer aileler, köy meydanında adeta bir ortaoyunu oynarlar. Bir gelini anlaşmalı olarak köylüler kaçırır. Araplar, gelini ararlar ve bulunca yaşlı kocanın huzuruna getirirler. Geline; cezan çok büyük niçin Allah’ın emri dururken gizlice kaçma yolunu seçtin, der. Yaşlı kocaya köylüler rica ederler, kızın affını dilerler. İsterse kızı kaçıran genç için evlenme teklif edip Allah’ın emri ile kızı isterler. Benzer şenlik Ermenilerde Gağant adıyla gerçekleştirilir. Birlikte yaşayan komşu halkların birbirlerinin geleneklerinden etkilenmesi kaçınılmaz ve güzeldir. Böylece kış yarı şenliği tamamlanmış olur. Şenlikten sonra ise Abdal Musa Lokması yapılarak köylülere dağıtılır.

Abdal Musa Lokması ise Alevi inancına göre ibadetin bir parçasıdır. Köydeki hanelerden un, bulgur, yağ, odun, arpa, tuz ve para toplanır. Bu toplanan maddelerde belli bir miktar belirlenmemiştir. Herkes, maddi gücü oranında katkıda bulunur. Gönüllülük esastır. Maddi varlığı uygun olmayanlar, lokmaya katkıda bulunamasa da topluluğa katılır. Becerebildiği kadar çalışır. Çalışamasa dahi lokmadan ihtiyacı olan pay, o aileye öncelikle ayrılır.

Lokma için gerekli malzemeleri toplayan grup, köy evlerinin önüne geldiklerinde ‘Abdal Musa aşkına’ evden verilenler, hizmetliler tarafından sepetlere, çuvallara, kalburlara ve sitillere yerleştirilir. Un, bulgur, yağ, tuz ve buğday verilirken kaptaki malzemenin hepsi boşaltılmaz. Kabın dibinde azıcık bırakılır. Bu ‘Abdal Musa bereketi’ denilerek evdeki aşlığın içine katılır. Hizmetlilere de ev sahibi, kak (meyve kurusu), pestil, ceviz, badem gibi yiyecekler ikram eder. Abdal Musa kabul eylesin, azımız çok sayılsın, dileklerini sunarak teşekkür ederler. Günümüzde ise ayrıca aynı köylü olup da şehirde oturanlar güçleri oranında lokmaya parasal katkı sunarlar.

Toplanan malzemeler bir odada muhafaza edilir, içlerinden görevli bu malzemelerden odunu, bulguru ve yağı bırakıp diğerlerini satar. Biriken para ile kurbanlık alınır. Yardımlaşarak kesilen kurbanlıkların etleri, görevliler tarafından doğranır. Ertesi gün köyün meydanında kazanlar kurulur, kadın keyfeniler (aşçılar) tarafından etli bulgur pilavı pişirilir. Lokma dağıtılmadan önce Alevi dedesi, yemek duasını okur. Pilav piştikten sonra ‘Abdal Musa Lokması’ denilen bu yemek dua edilerek dağıtılır. Uzaktakilere, lokmanın piştiği, yendiği ortama gelemeyen yaşlılara, hastalara mutlaka payları ayrılarak gönderilir.

Kızık Köyü Muhtarlığı ve Kızık Köyü Derneği’nin ortaklaşa hazırlamış oldukları kış yarısı şenlikleri, Abdal Musa Lokmasının ikramı ile son buldu.

 

 

 

sultankilic44@hotmail.com

112

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir