Sal. Eki 20th, 2020

CPxg-BUUkAAUQm7

 

Kurban Bayramı gel gitlerinde bir dosttan duydum:

 

‘Suudi Arabistan’da yine Hacılar öldü…’

 

Demek Tevhid Otel, Dar-ı İman Intercontinantel Hilton, Ramada Otel, Zemzem Towers’ın tüm heybeti ile kuşattığı Kâbe’ye Hac için gelmiş insanlar yine ölmüştü.

 

Henüz birkaç saat bile olmamıştı ve yaşananlardan habersizdim. En yakın zamanda bilgisayar başına geçip o dostun dediklerini araştırdım. Karşıma çıkan ilk videoyu izledim, Allah’ım o da neydi öyle, bir sürü Afrikalı siyahi beden ölü olarak yerde yatıyordu. Daha fazla dayanamayıp kapatıverdim.

 

Bu insanların ölümü için ”facia” deyip kapatacak haber ve yorumlar hızlıca dolaşmaya başlamıştı, kesinlikle bu ölümlerin gerçek sorumlusu bu yol ile kendisini aklatacaktı. Bu tecrübeyle sabitti.

 

Taşlamanın yaşandığı alana giden yolda insan seli olduğunu ve en ufak bir düşmede kolayca izdiham yaşanabileceğini, ailesinden en az biri Hacc’a gitmiş olan herkes biliyor. Yani bu olay bir afet değil, daha önce de defalarca yaşanmış bir katliam idi.

 

Yatak odalarından Kâbe’yi izlettirip para kazandıran devlet, Mina’da katliam yaptı.

 

Mekke’deki otel broşürleri israf ve şirkin gazeteleridir ve o gazeteler; Afrikalı insanların, yoksul Müslümanların derilerinden yapılmıştır:

 

”Yatak odasından Kâbe’yi izlemek isteyenler Zemzem Towers’ta kalmayı tercih ediyor. Kâbe’ye sıfır konumda bulunan Zemzem Towers’ın fiyatları 10 bin Euro’dan başlıyor. Kulede 36 asansör bulunuyor. Yerli ve yabancı restoranların yer aldığı yiyecek-içecek bölümünün yanı sıra 7 bin metrekarelik alışveriş merkezi var.

 

Zemzem Towers’ın tam yanında bulunan Hilton Otelinde kalmanın fiyatı da 9 bin Euro’dan başlıyor.”

cuma1-1

Afrikalılar bu kez de Suudi Devletinin kurbanı oldu.

 

Mekke’nin kutsal mekânlarından Mina’da şeytan taşlama sırasında çıkan izdihamda Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğünün şaşaalı odasında yapılan açıklamaya göre en az 753 kişi öldü, 887 kişi de yaralandı

 

Mekke ile Arafat arasında yüzlerce Afrikalı öldü. Ülkeleri yüzlerce yıldır sömürülen, ten renklerinden dolayı beyaz gözlerde zaten tecrit altından tutulan Afrikalılar bu kez de Suudi Devleti’nin kurbanı oldu.

 

İslami yayınlarda bu haber ‘facia’ olarak veriliyor. Oysa ‘facia’ denilerek esas gerçek saklanıyor.

 

Facia denilirse sorumlu aranmayacak, katliam denilirse fail sorulacak.

 

Ve bu ne ilk katliam oluyor ne de ”mevcut teknik heyet ile” yaşanacak son katliam olacak, maalesef olmayacak. Mesela Mina’da bundan önceki son büyük katliam, 9 yıl önce şeytan taşlama sırasında meydana gelmiş ve 360 kişi hayatını kaybetmişti.

 

Yine Mina’da çıkan izdihamlarda 2004 yılında 244; 2001 yılında 35; 1990’lı yıllarda yaşanmış 3 ayrı izdihamda ise yaklaşık 800 kişi ölmüştü.

 

Şeytan Taşlama

 

Sıradan birinin “şeytan taşlama” dediğine alim olanlar, ”remy-i cimâr” dese de sonuçta adlandırma farklı da olsa eylem tektir.

 

Taşlar Cemre’de atılır. Cemre mahalline varmadan önce Müzdelife’de veya yolda yeteri kadar taş toplanıp hazırlanır.

hacilar-seytan-tasladi-kendilerini-oldurdu-717-olu

Taşların Müzdelife’den veya belirli bir yerden toplanması gerekmez, her yerden alınabilir bu taşlar. Bu fındıktan küçük, nohuttan ise büyük olması gereken taşlardan, sadece cemre mahallinde başkaları tarafından atılmış olanlarını atmak İslam Dinine göre mekruhtur.

 

Atılacak taş, baş ve şahadet parmaklarının uçları ile tutulup “Bismillâhi Allahüekber, rağmen li’ş-şeytân ve hizbih” denilerek atılır. Atılan taş yerine ulaşmaz veya uzağa düşerse, onun yerine başkası atılır. Hatta o taş bir başkasına çarpıp giderse de sayılmaz.

 

Mina’da üç Cemre var, şeytanın taşlandığı üç yer.

 

Bunlar: Küçük Cemre, Orta Cemre ve Akabe Cemresi adı verilen yerlerdir ve buralara ufacık taşlar atarak şeytanın taşlandığına inanılmaktadır.

 

Mekke ile Arafat arasında bulunan bu Mina’da atılan taşlar, esas şeytanın taşlanması değildir, dışarıda riyakârlık tüm dehşeti ile yükselir iken, insanlara izdihamlar içinde boşluğu taşlatmak, hedef saptırmaktır.

 

Şeytan Taşlama; birçok Müslüman insanın yanlış bildiği üzere; Allah’ın direkt olarak yap dediği farzlardan biri değildir.

 

Küçük şeytan, orta şeytan ve büyük şeytan da denilen bu taş kümelerine taş atmak haccın vâciplerindendir.

 

Tüm dini kaynakların hemfikir olduğu üzere, İslam Dinine göre kesin olmayan bir delille sabit olduğu için, vacibi inkâr eden kişi, kâfir olmaz. Ancak bir açıklama getirmeksizin ve te’vil etmeksizin vâcibi terk eden kimse fasık kabul edilir.

 

İslam’a göre; Bayram Namazları, Şeytan Taşlama, Vitir Namazı, Kurban Kesmek vâcip ibadetler arasındadır.

 

Yani inançlı bir Müslüman açıklama yaparak, te’vil ederek vâcibi terk ederse, o inanca göre fasık kabul edilmiyor.

 

Mina’da, Müzdelife ile Mekke arasında, Harem sınırları içinde; bu yaşanan kaçıncı katliamdır?

 

Hac, bu şartlarda ne kadar ibadettir?

 

Cemrelere ”sadece el ile” taş fırlatacağımıza, Kâbe’nin etrafını sarmış onlarca katlı lüks otellere sapan ile taş atılmadıkça şeytan kazancını arttırmaktadır.

 

Hanefîlerin dışındaki üç mezhebe göre Cemrelerde atılan şey, mutlaka taş olmalıdır. Hanefîlere göre ise, atılan şeyin taş, kurumuş çamur gibi üzerinde teyemmüm yapılması câiz olan bir madde olması gerekir.

 

Oysa bana göre tüm mezheplerden Hacı adaylarının Cemre dışına bakması lazım. Kâbe’nin etrafını sarmalamış, birçok insanın oldukça samimi inançla geldiği Hac yerini bir ticaret merkezine çevirerek inanç suiistimalliği yapan kolonilere taş atmak gerekiyor.

 

İnanç pazarlamacılarına sadece taş mı atmak gerekiyor:

 

Hayır! Riyakârlık, Hazreti İbrahim’in Hacc’a gelirken karşısına çıkan engeli yıkıp geçmesi gibi alt edilmelidir.

 

Soma, Roboski, Şengal, Cizre ve daha nice katliam:

 

Soma’da ölen madencilerin yaşadığı bir facia (afet) değil: Katliam idi…

 

Roboski bir facia (afet) değil: Katliam idi.

 

Şengal Dağı’nda yaşananlar bir facia (afet) değil: Katliam idi.

 

Şırnak’ın Cizre ilçesinde 4 Eylül’de başlayıp, 12 Eylül sabahı sona eren sokağa çıkma yasağının son bulmasıyla evinin önündeki patlama sonucu, küçük Yusuf’un eli ve bacağının kesilmesi facia (âfet) değil: Katliam idi.

 

Onlar, o katliam yapıp da adına facia koyanlar esas taşlanması gerekenlerdir.

 

Daha nice katliamda yapılanlar facia (afet) denilerek kapatıldı, failler aramızda, onlar yeni katliamlar peşinde.

 

Failler, katliama şiddetle facia diyenlerdir, onlar Cemre’de olduğu sanılanlardır.

 

Ne kendi secdemizden sapmalıyız ne de taşımızı boşluğa atmalıyız. Yönümüz hakikatte olsun, nişanlarımız da doğru hedeflerde.

 

Vahap IŞIK

Ben, Talia’nın oğluyum

84

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir