Çar. Eki 28th, 2020

DSCF1740

 

BTS(Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası) Malatya Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü Hasan Akdemir, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile yapılan Toplu Sözleşme görüşmelerinden memur lehine bir şey çıkmaması nedeniyle bugün tüm Türkiye’de olduğu gibi Malatya’da da basın açıklaması yaparak şunları dile getirdi:

“Milyonlarca kamu emekçisini, emeklisini yakından ilgilendiren 2016-2017 yıllarını kapsayan 3. Dönem “Toplu Sözleşme” görüşmelerinin 5. oturumu 17.08.2015 Pazartesi günü yapılmıştır. Yapılan TİS görüşmelerinde ÇSGB Bakanı Faruk Çelik 2016 yılı için %4+4, 2017 yılı için %3+3 tekliflerini yinelediklerini belirtmiştir.

 

Genel Başkanımız Hükümet teklifinin bu haliyle müzakere edilemeyeceğini, bu oranların kamu emekçilerine hakaret ve adeta sadaka niteliğinde olduğunu, emekçilerin bir kez daha yoksulluğa mahkûm edileceğini, başta 2014 yılı kayıplarımızın karşılanması olmak üzere temel taleplerimizden hiçbiri hakkında hükümetin bir teklif sunmadığını belirtmiştir. Genel Başkanımız, “eğer diğer Konfederasyonlar da bu oranların müzakere edilemeyeceğini düşünüyorlarsa ki öyle demişlerdi, o halde gelin kamu emekçilerinin çıkarları adına miting ise miting, grev ise grev ya da önerecekleri hangi eylem ise o eylemi ortak yapalım” demiştir.

 

Ortak eylem çağrımızdan rahatsız ve tedirgin olan ÇSGB Çelik: “Daha müzakere ediyoruz, süreç bitmedi, hemen eylem lafının edilmesine gerek yok.” diyerek toplantıya ara vermiştir.

 

15 dakikalık aradan sonra başlayan toplantıda ÇSGB Bakanı Faruk Çelik, kamu işveren kurulu adına 2016 yılı için %5+4 ve 2017 yılı için %3+3 olarak tekliflerini revize ettiklerini açıklamıştır.

 

MEMUR SEN Genel Başkanı, ortada ciddi bir teklif varmışçasına, “Hükümet kasayı açmıştır. Kasa açıldı masanın da önü açıldı.” diyerek bir kez daha hükümet yanlısı olduğu göstermiştir.

 

Genel başkanımız, yeni teklifin toplamda buçukluk bir artışa denk geldiğini, Hükümetin hala oyalama peşinde olduğunu, alay edercesine teklif sunduğunu, sermayeye bütçeyi peşkeş çekerken emekçilere buçuk bir artışı teklif etmenin gayri ciddi bir yaklaşım olduğunu ve kabul edilemeyeceğini ifade etmiştir. “Kaldı ki, 5+5 olsa ne olur? O durumda bile enflasyon altında bir artış olacaktır.

 

Oysa savaş politikalarıyla birlikte şimdiden enflasyon çift rakamları geçmiş durumdadır. Yüksek vergi dilimleri nedeniyle yapılan artışlar zaten eriyip gidiyor. Büyümeden bahsediyorsunuz ama büyümeden emekçilere pay verilmiyor, diyerek kamu emekçilerinin ortak taleplerini iletmiştir.

 

1- Geçmiş Toplu Sözleşmeden kaynaklı kayıpların karşılanması,

 

2- Ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması,

 

3- Vergi diliminin adaletli olarak yeniden düzenlenmesi,

 

4- Mobbing, sürgün, rotasyon başta olmak üzere tüm baskı ve cins ayrımcı politikalara son verilmesi,

 

5- 4/B, 4/C’lilere kadro verilmesi,

 

İnsanca yaşayacak ücret olarak sıralanabilir.

 

İster mutabakat metni ile isterse Hakem Heyeti üzerinden olsun yeni bir satış sözleşmesi hazırlığının yapıldığı açıktır. Bir kez daha yüzdelik ve enflasyon bazlı bir artışla kamu emekçilerinin temel talepleri görmezden gelinmek istenmektedir.

 

Bizler kamu emekçileri olarak biliyoruz ki bu hükümetin bir oyalama taktiği ve oyunudur. Bu oyuna gelmeyelim. Ortak hareket edip birlikte üretimden gelen gücümüzü kullanmaya güçlü bir mücadele için birleşmeye çağırıyoruz. “

 

 

 

50

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir