Paz. Eki 25th, 2020

 

adıyaman

 

CHP’NİN ADIYAMAN RAPORU AÇIKLANDI

 

IŞİD’in Türkiye’deki örgütlenme faaliyetleri noktasında gözlerin çevrildiği Adıyaman’a giderek incelemelerde bulunan CHP heyetinin raporu açıklandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın başkanlığında yapılan ziyaretlerden sonra hazırlanan raporda, Suriye’den ambülanslarla Türkiye’ye yaralılar getirildiği ve bu ambülansların dönüşte Türkiye’den genç militanları götürdüğü iddiası yer aldı. Gençlerin “Türkiye ve Suriye” arasında 20 TL karşılığında mekik dokuduğu öne sürülen raporda, Emniyet ve BİMER (Başbakanlık Bilgilendirme Merkezi)’nin yapılan ihbarları dikkate almadığı suçlaması yer aldı.

 

 

HDP’nin Diyarbakır mitingi ve Suruç bombacılarının Adıyaman’daki aynı çayevinden IŞİD’e katıldığının ortaya çıkmasından sonra Adıyaman’da incelemelerde bulunan CHP heyetinin raporu açıklandı. Raporu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, İstanbul milletvekilleri Eren Erdem ve Ali Şeker, Ankara milletvekilleri Necati Yılmaz ve Şenal Sarıhan ile Gaziantep Milletvekili Mehmet Gökdağ ile Avukat Abdurrahman Tutdere hazırladı.

 

Heyetin, 30-31 Temmuz’da Adıyaman’da valilik, savcılık, emniyet müdürlüğü, sivil toplum kuruluşları, esnaf odaları ile çocukları evi terk ederek IŞİD’e katılan ailelerle yaptıkları görüşmenin ardından hazırladığı rapor kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda, “IŞİD’e katılan bazı çocuklar ailelerine, sınırdan 20 TL vererek geçtiklerini ifade etmiştir. Yine aileler tarafından dile getirilen önemli bir iddia ise sınırdan ambülans ile geçtikleri yönündedir.” denildi.

 

Raporda, “Sınır güvenliği, emniyet ve istihbarat zafiyeti, yetkililerin IŞİD ile mücadele etmekte ihmalkâr davranması ve örgütlenmesine göz yumması neticesinde IŞİD, örgütlenmesinde mesafe kat etmiştir. Devletin derhal duruma el koyması, sorumlu yetkililer hakkında işlem yapılması, eksik olan sınır güvenliği ve istihbarat ağının acilen güçlendirilmesi gerekmektedir” tespitine yer verildi.

 

Suruç’taki bombalı saldırı ile dikkatleri üzerine çeken IŞİD’in, Türkiye’deki örgütlenmesine çok daha önce başladığı ifade edilen raporda, 6 Haziran’da Diyarbakır’da, sonrasında ise Suruç’ta meydana gelen bombalı saldırılarda faillerin Adıyamanlı olduğu tespitine yer verildi. IŞİD’in Türkiye’deki örgütlenmesini Türk vatandaşları üzerinden yürüttüğü, özellikle de gençler arasında etkili olduğu belirtilen raporda yer verilen tespitler şöyle:

adıyaman bom

“IŞİD’in irtibat noktaları”

 

“İncelemelerde dikkat çeken ilk nokta, evi terk ederek IŞİD’e katılan gençlerin ekonomik durumunun benzer düzeyde ve zayıf olduğudur. Çocuklar okul ya da dershaneden birbirleriyle arkadaşlık kurmuş durumdadırlar. Aynı şekilde işsizliğin yaygın olmasının bir sonucu olarak çay ocakları ve kahvehaneler kalabalık durumdadır ve bazı kahvehaneler ‘IŞİD İrtibat Noktası’ haline gelmiştir.

 

Görüşülen aileler tarafından, ‘özellikle Adıyaman merkezdeki İslam Cafe isimli çay ocağının, IŞİD’e katılan gençlerin uğrak mekânı olduğu ve orada çeşitli sohbetlerin yapılarak örgüt propagandası gerçekleştirildiği ve mekânın Suruç bombacısı Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün abisi tarafından işletildiği’ ifade edilmektedir. Örgütün eleman devşirdiği bir diğer temas noktası ise kentteki bazı camilerdir. Özellikle Maraşlılar Camii’nde ve Fatih Camii’nde dışardan gelen ve camilerde sohbetler ile cihat yanlısı çağrıda bulunan kişiler bulunmaktadır. Bu duruma cami hocalarının göz yumduğu anlaşılmaktadır. Bir cami hocasının, kendisine bu durumu şikâyet eden bir aileye ‘Sen bu işe karışma, bunlar dışarıdan geldiler, devlet gönderdi. Yakında giderler.’ dediği belirtiliyor.”

 

 

Annelere “çarşafa gir” baskısı

 

“Annelerine çarşafa girme baskısı yapan çocukların, camide namaz kılan babalarına ise ‘devletin imamının arkasında namaz kılınmayacağı’ gerekçesi ile ‘sizin yolunuz yol değil, Hak yoluna gelin’ diye çağrıda bulundukları anlatılmaktadır.”

 

“Sınırı geçmek 20 TL”

 

“Dikkat çekici bir diğer nokta, Suriye’ye giden gençlerin birkaç ay sonra geri dönmeleri ve bir süre Adıyaman’da kaldıktan sonra tekrar Suriye’ye geçmeleridir. Sürekli gelip gittikleri halde Emniyet tarafından bu kişiler hakkında bir işlem yapılmamıştır. Bazı çocuklar ailelerine, sınırdan 20 TL vererek geçtiklerini ifade etmiştir. İddiaya göre sınırın öte tarafından yaralı getiren ambülanslar buradan gençleri oraya götürmektedir.”

 

 

“İhbarlar dikkate alınmıyor”

 

“Çocuklarının evi terk ederek Suriye’ye gidip gelmesi karşısında aileler kendi çocuklarını Emniyet makamlarına ihbar etmişlerdir. Hatta Diyarbakır bombacısı olduğu iddia edilen Orhan Gönder’in ailesinin, çocukları evi terk etmeden 6 ay önce, Diyarbakır’daki patlamadan ise yaklaşık bir yıl önce 2014 yılında Emniyet’e gittiği ve şikâyette bulunduğu belirtilmiştir. Ancak buna karşın emniyet güçleri tarafından bir adım atılmamış ve ‘suç işlemedilerse bir şey yapamayız’ denilerek durum geçiştirilmiştir.”

 

Alevilerden IŞİD nöbeti

 

Raporun ikinci bölümünde de kentte görüşülen kişilerin ifadelerine yer verildi. Buna göre, sivil toplum örgütleri, Alevi kanaat önderleri ve Cemevi yöneticileri ile yapılan görüşmelerde IŞİD’e katılımların şehirde aleni biçimde yapıldığı, buna rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığı, durumun önlenmesi için hiçbir girişimde bulunulmadığı iddia edildi. Cemevi yöneticileri cemevlerine gelen kişi sayısının azaldığını ifade ederken, insanların düğünlere bile gidemez hale geldikleri ve bazı köylerde gece nöbeti tutulduğu ifade edildi.

 

 

“IŞİD’den tutuklu yok”

 

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcısı Ali Ulvi Yılmaz da heyetle görüşmesinde halen IŞİD örgütünden ilde tutuklu kişinin bulunmadığını ancak 15 kişi hakkında tutuklama için yakalama kararı çıkarıldığını, 40 civarında kişiye adli kontrol uygulandığını, delil toplama aşamasında sürdürülen bir soruşturmanın mevcut olduğunu söyledi. Yılmaz, Diyarbakır bombacısının kendilerince kayıp olarak arandığını ifade etti.

 

“Seyahat özgürlüğü”

 

Heyet, Adıyaman Emniyeti ile yaptığı temasta da bir emniyet müdür yardımcısıyla görüştüklerini açıkladı. Raporda, Müdür Yardımcısının, heyetin “Suriye’den çatışmadan geldiği bizzat bilinen bu şahıslara yönelik teknik bir takibatı var mıdır?” sorusuna, “Seyahat özgürlüğü vardır, böylesi bir müdahalede bulunma yetkimiz söz konusu değil.” diye yanıt verdiği yer aldı.

 

36

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir