Per. Ara 3rd, 2020

IMG_1652

 

AĞBABA: AYLAR ÖNCE HAYKIRDIK AMA HÜKÜMET SESİMİZİ DUYMADI

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Ankara katliamını gerçekleştiren kişilerin kimliğinin belli olmasının ardından bu kişilerle ilgili aylar öncesinde rapor hazırladıklarını ve hükümeti uyardıklarını belirtti. Ağbaba, olası katliamlar için 9 Ağustos’ta haykırdıklarını ama hükümetin bu sesi duymadığını kaydetti.

 

Ağbaba’nın açıklaması şu şekilde:

 

BÜTÜN ADIYAMAN’IN BİLDİĞİNİ, DEVLET GÖREMEDİ

 

Diyarbakır ve Suruç’taki patlamaların ardından Cumhuriyet Halk Partisi olarak heyet oluşturduk ve Adıyaman’da incelemeler yaptık. O zaman gördüğümüz tablo IŞİD adlı kanlı örgütün Adıyaman’ı bir üs olarak kullandığı ve buradan gençleri kandırıp örgütleyerek canlı bomba eylemine hazırladığıydı. Bunu bütün Adıyaman biliyordu. Bunu biz hiçbir istihbarat yetkilisi olmamamıza rağmen çıplak gözle görebiliyorduk ama maalesef her ne hikmetse emniyet yetkilileri bunu görmedi, duymadı.

 

SADECE BAKANLARIN DEĞİL HÜKÜMETİN İSTİFASI GEREKİR

 

IŞİD’e katılıp Suriye’ye giden, orada savaşan ve geri dönen kişiler herkesçe biliniyor. Aileler kendi çocuklarını ihbar ediyor ama emniyet bu durumu görmezden geliyor. Aylar önce isim isim tespit ettiğimiz insanlar, bugün gençlerimizin katili oldu. Bunun tek açıklaması var, IŞİD’i terör örgütü olarak görmemek. Bu oradaki yetkilileri de aşan bir durum. Sadece bakanın değil hükümetin istifa etmesi gerekiyor.

 

İHMAL DEĞİL KAST SÖZ KONUSU

 

Canlı bomba olduğu belirtilen kişilerden biri Rus asıllı biriyle evli ve birlikte örgüte katılmışlar. Bir diğeri Adıyaman’da çay ocağı işletip IŞİD’e eleman devşiriyor. Bunları 9 Ağustos’ta raporlaştırdık ve kamuoyuna açıkladık. Eğer bir yerde IŞİD militanları çay ocağı açıp işletebiliyor, daha sonra burayı irtibat noktası olarak kullanıp örgüte eleman devşirebiliyor, sınırdan defalarca gidip gelmesine ve herkesin bu durumu bilmesine rağmen emniyetin yanı başında oturan insanlar hakkında en ufak bir soruşturma bile açılmıyorsa burada zafiyetten bahsedemeyiz. Bu zafiyeti aşan bir durum. İhmal değil kast söz konusu.

 

HÂLÂ ARAMIZDA DOLAŞAN ONLARCA CANLI BOMBA VAR

 

16 yaşındaki gençleri fişleyen, Cumhurbaşkanına hakaretten tutuklayan AKP adaylarını araştıran istihbarat ve emniyet yetkilileri, IŞİD örgütlenmesini görmezden geliyor. Bizim tespit edebildiğimiz onlarca isimden sadece ikisi eylem gerçekleştirdi. Daha hala önlem alınmamış ve yakalanması için eylem yapması beklenen onlarca canlı bomba aramızda dolaşıyor. Bu şekilde devam etmesi halinde yeni facialar, katliamlar da kaçınılmazdır. Bu olayın aydınlatılması ve bundan sonrası için can güvenliğimizin sağlanması bekleniyorsa bütün bunlara göz yuman, bu kana bulaşan hükümetin istifa etmesi gerekiyor.

 

RAPORU KILIÇDAROĞLU, DAVUTOĞLU’NA GÖNDERDİ

 

Ağbaba ayrıca 9 Ağustos’ta açıkladıkları Adıyaman Raporunun CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından Ahmet Davutoğlu’na gönderildiğini de kaydetti.

 

CUMHURİYET HALK PARTİSİ MİLLETVEKİLLERİNİN ADIYAMAN’DA YAPTIKLARI İNCELEMEYE İLİŞKİN RAPOR

 

IŞİD adlı terör örgütü son olarak Suruç’ta meydana gelen bombalı saldırı ile dikkatleri üzerine çekmiştir. Ancak IŞİD’in Türkiye’de örgütlenme süreci çok daha önceden başlamış bir süreçtir. IŞİD, kısa bir süre önce kurulmasına rağmen çok hızlı bir şekilde örgütlenerek yayılmıştır. Bu noktada çocukları IŞİD’e katılmak üzere evi terk eden aileler başta olmak üzere birçok bölgede IŞİD’in örgütlendiği ve eleman topladığı iddiaları dile getirilmiştir. Hatta Ankara’nın merkezinde İsmetpaşa Mahallesinde dahi bu faaliyetlerin göz göre göre sürdürüldüğü de kamuoyuna yansımıştır.

 

Gerek 6 Haziran’da Diyarbakır’da gerçekleştirilen bombalı eylemin faili olduğu belirtilen Orhan G.’ nin gerekse Suruç’ta meydana gelen patlamadaki canlı bombanın Adıyamanlı oluşu ise gözleri bu kez Adıyaman’a çevirmiştir. Bu durumdan hareketle CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Ankara Milletvekilleri Necati Yılmaz ve Şenal Sarıhan, İstanbul Milletvekilleri Ali Şeker ve Eren Erdem, Gaziantep Milletvekili Mehmet Gökdağ ile Av. Abdurrahman Tutdere’den oluşan heyet, 30-31 Temmuz 2015’te Adıyaman’a giderek Valilik, Savcılık, Emniyet Müdürlüğü, Sivil Toplum Kuruluşları, Esnaf Odaları ile çocukları evi terk ederek IŞİD’e katılan çeşitli aileler ile görüşmeler yapmıştır. Heyet aynı zamanda Diyarbakır bombacısı olduğu belirtilen Orhan G. ile de cezaevinde bir görüşme gerçekleştirmiştir. Ziyaretler ile Adıyaman’dan IŞİD’e katılımın sebepleri ve elde dilen tespitlerin kamuoyu ile paylaşılması amaçlanmıştır. Hazırlanan raporun ilk kısmında CHP Heyetinin izlenim ve tespitlerine, ikinci kısmında ise görüşülen kişilerin ifadelerine yer verilecektir.

 

HEYETİN İZLENİMLERİ

 

IŞİD, ADIYAMAN’DA YEREL DİNAMİKLER İÇERİSİNDE ÖRGÜTLENMEKTEDİR

 

IŞİD adlı örgütün tüm Dünya’da irili ufaklı örgütlenmeler içinde olduğu bilinmektedir. Ancak Türkiye açısından bu durumu daha da tehlikeli hale getiren ise rapordan da anlaşılacağı üzere Türkiye’deki örgütlenmenin ağırlıklı olarak Türk vatandaşları üzerinden yürütülüyor olmasıdır. Yerel dinamikler içerisinde örgütlendiği görülen örgüt, özellikle gençler arasında etkili olmuş ve IŞİD’e sempati ile bakan gençlerin sayısı her geçen gün artmıştır. Adıyaman, Alevi, Sünni, Türk, Kürt, Zaza ayrımı yapmadan tüm farklı kesimlerin bir arada kardeşlik içinde yaşadığı bir şehir olarak bilinmektedir. Gerçekleştirilen ziyarette de son gelişmeler dolayısıyla var olan bir rahatsızlık ve huzursuzluk söz konusu olsa da halkın bu kardeşlik iklimini devam ettirme yönündeki açık iradesi görülmektedir.

 

ŞEHİRDE BAZI MEKÂNLAR IŞİD İRTİBAT NOKTASI GİBİ FAALİYET GÖSTERMEKTEDİR

 

İncelemeler neticesinde ilk olarak dikkat çeken nokta, evi terk ederek IŞİD’e katılan gençlerin ekonomik durumunun benzer düzeyde ve zayıf olduğudur. Çocuklar okul ya da dersaneden birbirleriyle arkadaşlık kurmuş durumdadırlar. Aynı şekilde işsizliğin yaygın olmasının bir sonucu olarak çay ocakları ve kahvehaneler kalabalık durumdadır ve bazı kahvehaneler ‘’IŞİD İrtibat Noktası’’ haline gelmiştir. Görüşülen aileler tarafından özellikle Adıyaman Merkez’deki İslam Cafe isimli çay ocağının, IŞİD’e katılan gençlerin uğrak mekânı olduğu ve orada çeşitli sohbetlerin yapılarak örgüt propagandası gerçekleştirildiği ve mekânın Suruç bombacısı Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün abisi tarafından işletildiği ifade edilmektedir. Örgütün eleman devşirdiği bir diğer temas noktası ise kentteki bazı camilerdir. Özellikle Maraşlılar Camii’nde ve Fatih Camii’nde dışardan gelen ve camilerde sohbetler ile cihad yanlısı çağrıda bulunan kişiler bulunmaktadır. Bu duruma cami hocalarının göz yumduğu anlaşılmaktadır. Hatta bir cami hocasının, kendisine bu durumu şikâyet eden bir aileye ‘’Sen bu işe karışma, bunlar dışarıdan geldiler, devlet gönderdi. Yakında giderler’’ dediği ifade edilmektedir.

 

ÖRGÜTE KATILAN ÇOCUKLAR AİLELERİNİ BASKI ALTINA ALMAYA ÇALIŞMIŞTIR

 

Çocukların ders çalışma bahanesiyle akşam 9-10 gibi evden çıktıkları ve gece geç saatlere ve hatta sabaha kadar gelmedikleri aileleri tarafından ifade edilmektedir. Zamanla bu çocukların ruh halinin değiştiği, kılık kıyafet değiştirip sakal bırakmaya, bol pantolon ve şalvar giymeye başladıkları ve ‘dar-ül harp’ gerekçesiyle Cuma namazı kılmayı reddettikleri anlatılmaktadır.

 

Annelerine çarşafa girme baskısı yapan çocukların, camide namaz kılan babalarına ise ‘devletin imamının arkasında namaz kılınmayacağı’ gerekçesi ile ‘sizin yolunuz yol değil, Hak yoluna gelin’ diye çağrıda bulundukları ve seçimlerde oy kullanmamalarını istedikleri, demokrasiyi şirk rejimi olarak gördükleri anlatılmaktadır. Yine çocukların flash diskte getirdikleri şiddet içerikli çeşitli videolar izledikleri ve ailelerine de izlettirmeye çalıştıkları anlatılmaktadır.

 

IŞİD’E KATILAN GENÇLER YANLARINDA ÖNEMLİ MİKTARDA PARA GÖTÜRMÜŞLER

 

Çocukların evi terk ederken kimseye haber vermedikleri ya da ‘’Kıbrıs’a gidiyorum, Antalya’ya gidiyorum’’ şeklinde yalanlar söyledikleri, ‘Hak yolunda yalan söylemeyi mubah gördükleri’ ifade edilmiştir. Bir diğer dikkat çekici nokta, IŞİD’e katılmaya giden çocukların evden para götürdükleri yönündedir. Çocuklar ailelerine ev, araba veya bileziklerini satmaları için baskı yaparak, bu parayı ‘Hak yolunda savaşan din kardeşlerine’ götüreceklerini söylemişlerdir. Gidenlerin bir kısmı yanlarında çalışarak kazandıkları 5000 ve 10000 TL kadar para götürmüşlerdir. Bazı aileler bu paranın Adıyaman’da birilerine verildiğini düşünmektedir.

 

IŞİD, GÖTÜRDÜĞÜ GENÇLERİ EVLENDİRMİŞ

 

Suriye’ye gittikten sonra bazı gençler evlenmiştir. Bunlardan bazıları buradan birlikte gittikleri arkadaşlarıyla evlenirken iki kardeş ise örgüt tarafından yabancı kişilerle (Rus ve Alman asıllı) evlendirilmiştir. Evlerine geri dönen gençler yanlarında evlendikleri kişilerle birlikte gelmişler, ancak ailelerin ifadesine göre gençler aynı evde kalmalarına rağmen ailelere ‘’günah olduğu gerekçesiyle gelinlerini göstermemişlerdir.’’ Bazı gençler evlendikleri bu kişilerden çocuk sahibi olmuşlardır.

 

ÇOCUKLARINI İHBAR EDEN AİLELER DİKKATE ALINMIYOR

 

Çocuklarının evi terk ederek Suriye’ye gidip gelmesi karşısında aileler kendi çocuklarını Emniyet makamlarına ihbar etmişlerdir. Hatta Diyarbakır bombacısı olduğu belirtilen Orhan G.’nin ailesinin, çocukları evi terk etmeden 6 ay önce, Diyarbakır’daki patlamadan ise yaklaşık bir yıl önce 2014 yılında Emniyet’e gittiği ve şikâyette bulunduğu belirtilmiştir. Ancak buna karşın Emniyet güçleri tarafından bir adım atılmamış ve ‘’suç işlemedilerse bir şey yapamayız’’ denilerek durum geçiştirilmiştir. Aileler bu nedenlerle devleti bu durumdan sorumlu tutmakta ve ‘’kömür veriyor ama çocuklarımızı alıyor’’ ifadelerini kullanmaktadırlar.

 

BİMER’E YAPILAN ŞİKÂYETLER DE DİKKATE ALINMAMIŞ

 

Bazı kahvehaneler ve camilerdeki IŞİD sempatizanı kişilerin gençleri kandırdığı ve IŞİD’e katılmaları noktasında ikna ettikleri yönündeki ihbarlar da Emniyet tarafından dikkate alınmamıştır. Suruç’taki canlı bomba Şeyh Abdurrahman Alagöz ile H.H.P ve M.S. K isimli şahısların çocukları kandırıp örgüte götürdüğü ve çocukların örgüte katılmasında baş sorumlu oldukları, aileler tarafından ifade edilmektedir. Örgüte katılan gençlerden birinin yakını tarafından, ‘’kardeşi ve diğer kişilerin kandırıldığı, orada evlendirildiği, beyinlerinin yıkandığı ve paralarının alındığı’’ şeklinde BİMER aracılığıyla Başbakan ve Cumhurbaşkanı’na hitaben Eylül 2013’te iki farklı şikayette bulunulmasına karşın bu kişiler hakkında uzun bir süre hiçbir işlem yapılmamış, bu durum adeta görmezden gelinmiştir. Tüm bu durumlardan sonra, ancak kısa bir süre önce bir soruşturma açılabilmiştir.

 

SINIRDAN GEÇİŞLER DİKKATE ALINDIĞINDA GÜVENLİK ZAFİYETİ GÖZARDI EDİLEMEZ

 

Dikkat çekici bir diğer nokta, evi terk ederek Suriye’ye giden gençlerin birkaç ay sonra geri dönmeleri ve bir süre Adıyaman’da kaldıktan sonra tekrar Suriye’ye geçmeleridir. Bu kişiler bu şekilde sürekli gelip gittikleri halde Emniyet tarafından bu kişiler hakkında yapılmış bir işlem bulunmamaktadır. Bu kadar sık bir şekilde sınırdan geçişlerin söz konusu olması kabul edilebilir bir durum değildir. Bazı çocuklar ailelerine, sınırdan 20 TL vererek geçtiklerini ifade etmiştir. Yine aileler tarafından dile getirilen önemli bir iddia ise sınırdan ambulans ile geçtikleri yönündedir. Buna göre, sınırın öte tarafından yaralı getiren ambulanslar buradan gençleri oraya götürmektedir.

 

15-20 yaşlarındaki bir gencin Adıyaman’ın bir ilçesine gitmekte bile zorlanacağı dikkate alındığında bu gençlerin bu kadar sıklıkla Suriye’ye çatışmaya gidip gelmeleri olayın vahametini bir kez daha gözler önüne sermektedir.

 

‘’ESKİDEN DEVLETE KARŞI NÖBET TUTARKEN, ŞİMDİ IŞİD’E KARŞI TUTUYORUZ’’

 

Sivil Toplum Örgütleri, Alevi kanaat önderleri ve Cemevi yöneticileri ile yapılan görüşmelerde IŞİD’e katılımların şehirde aleni biçimde yapıldığı, buna rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığı, durumun önlenmesi için hiçbir girişimde bulunulmadığı belirtilmiştir. Hükümet ve yetkililer tarafından bu durumun gizlenmeye çalışılmasına karşın son gelişmelerle birlikte her şeyin daha açık şekilde ortaya çıktığı ifade edilmiştir.

 

Gelişmeler dolayısıyla halkın tedirginlik duyduğu ve kentin adının bu şekilde anılmasından her kesimin rahatsız olduğu ifade edilmiştir. Adıyaman’ın iç barışı ve huzuru her kesim tarafından önemsenmektedir. Cemevi yöneticileri tarafından ifade edildiğine göre cemevlerine gelen ve cemlere katılan kişi sayısı gözle görülür biçimde azalmış, cemlerde nöbetçi sayısı artırılmış, insanlar kalabalık yerlere, düğünlere gidemez duruma gelmiştir. Bazı köylerde gece nöbeti tutulmaktadır. Kendi ifadelerine göre Aleviler ‘’Eskiden devlete karşı nöbet tutarken şimdi IŞİD’e karşı nöbet tutmaktadırlar.’’

 

 

 

59

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir