Çar. Eki 28th, 2020

     Nasıl bir Malatya’da yaşamak istersiniz sorusunu kime sorsanız verilecek cevapların birçoğu birbirine yakındır.

Geniş caddeleri, mükemmel sosyal donatıları, kültür parkları, yeşil alanları, okuma salonları, binlerce kişinin aynı anda ibadet edeceği büyük  bir camisi, Malatya’nın doğusunda, batısında, güneyinde, kuzeyinde ayrı ayrı hastanesi olan, yeşil alanları imara kapalı, trafik sıkışıklığı olmayan, ulaşım sorunları çözülmüş, eğitimde, kültürde, sanatta dünya standartlarını yakalamış. İstihdam sorununu en alt seviyeye çekmiş, hizmetlerin adil bir şekilde yapıldığı, yöneticilerinin şeffaf ve hesap verebilir olduğu bir Malatya, birçoğumuzun haklı isteğidir.

Birey olarak bizlere düşen görev yok mu?

Modern binaları, geniş caddeleri, mükemmel sosyal donatıları, çok amaçlı kültür merkezleri olan bir şehir kurabilirsiniz ama unutmayalım ki;  kurduğunuz şehir insanlarıyla güzelleşir. O şehri mükemmel kılan ve yaşanır hale gelmesini sağlayan, yine insanlardır. Her güzel şeyde insan olduğu gibi her kötü şeyde yine insanın olduğunu unutmamak gerekir.

İnsanıyla birlikte güzelleşen  bir Malatya neden olmasın?

Otobüslerinde yaşlılara yer veriniz uyarısına gerek olmayan, parklarda yerlere çöp atmayınız yazısı bulunmayan, evi gibi çevresini temiz tutan, yoldaki bir engeli kaldırmayı insanlık görevi bilen, çevreyi kirletenleri lisanı hal ile uyaran, komşusu aç iken kendisi tok yatmayan bir Malatyalı olamaz mı?

Yeni Cami’den Ulu Cami’ye, Aslantepe’den Nemrut dağına kadar tarih bilecek. Arguvan’ın türküsünü, Darende’nin şelalesini, Sultansuyu’nın Hara’sını Kuluncak’ın Tohma çayını özümseyen; insan sevgisiyle birlikte, çevre sevgisini, ağaç sevgisini, hayvan sevgisini içselleştiren, ben değil biz diyebilen… Yaşadığı şehrin menfaatini kendi menfaatinden üstün gören bir Malatyalı olamaz mıyız?

Şehrin ilmi ve kültürel zenginliklerine sahip çıkan, sanatsal ve kültürel etkinliklerde salonları dolduran, geleceğin inşasında görev alacak gençlerin ellerinden tutan, yaşlısına, yoksuluna, engellisine kol kanat geren bir Malatya kuramaz mıyız?

Hizmet verenin saygılı, hizmet alanın anlayışlı olduğu, halkıyla bütünleşen yöneticilerin bulunduğu, sorgulamanın yanı sıra teşekkür etmeyi bilen, aldatan bizden değildir Hadis-i Şerifi’ni ilke edinen bir Malatya kuramaz mıyız?

Bu şehrin emanetini yüklenenler, ellerinden geleni yaptıkları sürece, yapılan hizmetlere hep birlikte sahip çıktığımızda inanın daha yaşanabilir bir Malatya bizleri bekliyor olacaktır.

        Aslında bu yazılanlar bir hayal değil, olması  gerekenlerdi.  Bu miras, Asrı Saadet’ten atalarımıza, atalarımızdan bizlere miras kalmıştı. Ne yazık ki bizler, bu mirası iyi değerlendiremedik. Yaşadığımız şehri yaşanmaz hale getiren yine bizlerdik. Teneffüs ettiğimiz havada, içtiğimiz suda, yürüdüğümüz kaldırımda, ortak kullandığımız alanlarda bir başkasının da hakkının olduğunu önemsemedik. Hep eleştirdik; öz eleştiri yapmadan. Hep sorguladık; hiç empati kurmadan.

İnsanıyla birlikte güzelleşen bir Malatya neden olmasın? Yeter ki Malatya’yı değiştirmek isteyen bizler, değişime önce kendimizden başlayalım. Ben değil, biz diyelim. Şehrimize hep birlikte sahip çıkalım.

Bir şehri güzelleştirmek ve yaşanabilir bir hale getirmek, o şehrin emanetini yüklenen görevlilerindir. Ancak yapılan hizmetleri korumak ve kollamak da biz bireylerin görevidir.

Tecdeli Ali YİĞİT

Doğaya, çevreye, yaşadığı yere, çevresindeki insanlara, hayvanlara kayıtsız kalmayan değerli çevreci Tecdeli Ali Yiğit’in içtenlikle dile getirdiği denemesini paylaşmak istedim. Teşekkürler Ali Yiğit… 

63

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir