Sal. Kas 24th, 2020

 

 

 

Fikri Demirtaş

 

fikridt@hotmail.com

 

Güzel ülkemizde doğudan batıya, kuzeyden güneye sonbahar renklerine bürünmeye başladı. Bütün illerde rengârenk sonbahar cümbüşü yaşanırken biz de sonbaharı tüm güzellikleriyle Malatya’nın insana sonsuzluk duygusu veren coğrafyasında, Hekimhan – Sivas sınırında, Yamadağı’nın yamaçlarında bulunan Dipsiz Gölü görmek, fotoğraf çekmek için arkadaşım Hüseyin Koç ile birlikte 2 Kasım 2020 tarihinde yola çıktık…

 

Han Yolu Doğa Kültür Varlıklarını Koruma Platformu Facebook’ta öğretmen Hüseyin Arayıcı’nın Dipsiz Göl( Sülüklü Göl) video paylaşım ve yazısı dikkatimi çekmişti. Hekimhanlı bir öğretmen olarak ne yazık ki bende gitmemiştim bu doğa harikası göle. Bu güzel paylaşım Dipsiz Göle gitmeme vesile oldu.

Hasançelebi köyünün çıkışı şehirlerarası Malatya- Sivas yolu Viyadüğünün altında yol ayrımından itibaren yol stabilize.  Başkınık köyü 3 km. Çimenli köyü 10 km. Dikenli köyü ve Drijanlılar Yama Dağı şenliğine gider, levhası asılıydı. Dipsiz Göl,  Yamadağı Kayak merkezi yolu üzerindedir.

Hasan Çelebi yol ayrımından itibaren yaylalara özel şirketler tarafından dağ köylerine ulaşım için de yol çalışmaları devam ediyor. Yol stabilize toprak, çakıl, kum  olduğundan çalışmalarından çıkan toz dumandan köylülerin evleri , bağlar bahçeler mağdur edilmiş.

Yol, tez zamanda asfalt yapılırsa bu tozdan dumandan köylülerde ağaçlarda kurtulur.

Başkınık köyün girişinde yol üzerinde çalışan işçilere selam verip köyün çıkışında tepeye tırmanmaya başladık. Tepenin bir yerinde durarak Türk Alevi köyü Başkınık’ın panoramik fotoğraflarını çektik. Sırtını yamaca vermiş,  büyük bir köy. Köy kırmızı çatıları ile gelincik tarlasını andırıyordu.

Çimenli köyüne çok yakın tepede davar ağıllarının bulunduğu yerde telefon direğine asılı levhada okla gösterilen ( Sülüklü Göl)yoluna saptık. 1km. ileride bir çukur içinde Başkınık köyünün arazisinde bulunan Dipsiz Göle ulaştık.

Bir yere ulaşmak için birçok şeyi göze almak gerekir. Göze alamayanlar hiçbir zaman gideceği yere ulaşamazlar. Aşk için birçok şeyi göze almayanların hiçbir zaman sevgiliye ulaşamayacakları gibi…

Arabadan inip kaynağın çıktığı göletin kenarına geldik. Biraz nefeslendikten gölün kenarındaki kaynak su çeşmesinden buz gibi su içip elimizi yüzümüzü yıkadık. Bizden başka kimse yoktu. Fotoğraf makinelerimizi çıkarıp gölün etrafını tavaf ederek peş peşe deklanşöre basmaya başladık.  Hava güneşli olmasa da gölde güzel yansımalar vardı.

Dağlar dağ kokuyor. Rüzgâr ıslık çalıyor. Uçsuz bucaksız dağlarda.

Baharda sürü sahiplerinin koyunlarını, ineklerini alıp çıktığı yaylaların biri de “Dipsiz Göl”.  Köyün gençleri korkarak da olsa yüzmeyi burada öğrenirmiş. Dağın tepesindeki o muhteşem göl;  Buraya yolu düşen her gurbetçinin mutlaka gittiği, yanındaki salkım söğütlerin, ceviz ağacı altında serinlediği, baş tarafından akan o buz gibi kaynak suyundan mutlaka içtiği bir göldür. Gölde angut kuşları, su kaplumbağaları, balıklar, sülükler yüzer. Köylülerin piknik yeridir. Köye gelen misafirler muhakkak bu gölde ağırlanır. Koca dağların, taşların arasında muhteşem bir doğa harikası bir yer…

Yurdumuzda bulunan diğer dipsiz göllere benzer özellik taşıyan bu gölün oluşumu: Krater gölü, çevresi; 256,66 m, alanı; 4260,21 metre kare, yüksekliği;1730 m, derinliği; bilinmiyor. Su yerin altından çıkıyor. Yüzeyde göle bağlı herhangi bir kol bulunmuyor.

Bugüne kadar kuruduğu görülmeyen Dipsiz Göl civarında çok eski dönmelere ait mezarlar varmış. Dipsiz gölün hemen yanında yolun sağında kayalar yamacında bir tapınak /  Kilise bulunduğu ifade ediliyor. Defineciler kiliseyi ve mezarları kazılarla tahrip ederek define aramışlar. Kilisenin, mezarların kalıntısı bile kalmamış. Kiliseden çıkan bir yazılı taşın Malatya müzesinde olduğu söylenmektedir.

Yörede angut kuşu olarak anılan yaban ördeğinin üremek için seçtikleri tek nokta bu gölün üzerindeki kayalardır. Bu kayalara yumurtasını bırakırlar. Bu yumurtalardan yavrular çıkar. Yaban ördeği, yavruları gölde büyüyünceye, hâkim tepede bekler. Yavruları gölde büyüyüp bağımsız yaşayabilecek duruma gelince yavrularını da alıp orayı terk ederler. Yöredeki insanlar da o kuşları hiç dokunmazlar. Hatta korurlarmış. Su kaplumbağaları yaşam mücadelesi bu gölde vermekteymiş.

Bu arada gölde yaşayan sülükler cilt hastalıkları için şifa kaynağı olduğu anlaşılınca, Hekimhan ve hatta Malatya’dan çok sayıda vatandaş Dipsiz gölü ziyaret etmeye başlayınca. Dipsiz göle Sülüklü göl diyenler de olur…

Köylülerinin anlatımlarına göre, dipsiz gölde çok eskilerde balıklar yaşarmış. Göl adeta balık üretme çiftliği gibiymiş. Ama dinamit gibi patlayıcılar atılarak, hatta elektrik kablosu döşenerek göle elektrik verilmek suretiyle gölde balıklar yok edilmiş. Ancak yine de küçük balıklar gölde yaşıyor. Dipsiz gölden sızan fazla sular uçurumun altında çıktığı yerde çimenlik tarlalar oluşturuyormuş.

Dipsiz gölün hemen ötesinde uçsuz bucaksız dipsiz uçurumlarla karşılaşıyorsunuz. Aşağıda Çimenli deresi yatağının iki yakasında ağaçların yaprakları sararmaya, kızıllaşmaya başlamış. Dere yılan gibi uzayıp gidiyor kıvrıla kıvrıla. Çevremiz hep gri, siyah, yeşil benekli yosun tutmuş kayalar. Uçurumun başında olan dev kaya blokların bazıları hayvan, insan figürleri çoğu da soyut heykellere benziyor. Kaya heykellerin devrilmeden nasıl durduklarına hayret ediyor görenler.

Malatya Valisi Vali Ulvi Saran döneminde Hasançelebi Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım’ın davetiyle Dipsiz Gölü gördükten sonra Hekimhan kaymakamları Ramazan Fani ve Nurettin Dayan zamanında çevre düzenlemesi yapılmış ve mesire yeri olarak vatandaşların hizmetine sunulmuş. Ancak daha sonra kaderine terk edilmiş. Sahipsiz ve bakımsız bırakılmış.

Vali Ulvi Saran, Dipsiz gölde çevre düzenlemesi  yapılırken orada kurulan çadırda kalmış . Yapılan çalışmaları takip etmiş.

***

Gölün etrafına taştan yürüme yolunun yapılması uygun olup olmadığı konusunda yapılan tartışmalara bizde gölün başında kendi aramızda tartıştık. Doğal ortamın bozulacağı bazı sürüngenlerin, hayvanların rahat biçimde sudan yararlanamayacağı.  Ama çevrecilerin, biyologların, uzmanların bu konuda ne  diyeceklerini de  merak ettik.

Hekimhan Belediyesi göl çevresine yeterince çardak yapmış, çöp tenekeleri koymuş. Tuvalet yapmış. Ama ne yazık ki göle ziyaret edenlerden bazı kişiler temizliğe dikkat etmemişler. Çevreyi kirletmişlerdir.

Hüseyin Öğretmenin Dipsiz Göl ile ilgili alıntı yaptığım yazısındaki beklentilerine katılıyorum… Doğa ve çevreye duyarlılığını kutluyorum…

“Doğa harikası bu gölümüze sahip çıkmamız bizim doğaya karşı görevimizdir.

Beklentimiz, başta Başkınık Mahallesi muhtarı olmak üzere tüm ilgili kurumların (Belediye, Kaymakamlık)  gölün koruma altına alınması için gerekli girişimleri yapmasıdır.

Göl ve çevresinin bakımı ve temizliği yapılarak doğa, kültür ve sağlık turizmine açılmalıdır. Yama Dağı Kış Turizm Merkezi yolu üzerinde olması göl ve çevresi için önemli bir şanstır. Doğamıza ve kültürümüze sahip çıkmak yaşam hakkına saygıdır.”

72

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir