Pts. Eki 26th, 2020

 

Raşit KISACIK

 

rasit.kisacik@gmail.com

 

Yöre insanının Kaptaj ya da Derme suyu kaynağı dedikleri, resmiyette ise Derme kaynağı olarak geçen Gündüzbey (Kündübeg)  içme suyu kaynağı için Hıristiyan kaynaklarda ‘DER MESİH: DEYR: (HZ. İSA’NIN EVİ) Arapçada ev, mekân anlamındadır. Der Mesih; İsa’nın evi demektir. Şimdilerde virane olan üzerindeki yapıdan aldığı isimdir DER.

 

BU VE İSLAMİ KAYNAKLARA GÖRE Hz. İsa’nın evi Gündüzbey Pınarbaşı’nda bulunmaktadır.

 

Hz. İsa’nın evi Derme sulama kanalının çıktığı yerde olduğu iddiası doğruysa, HZ. İsa’da Nasıralı değil Gündüzbeyli sayılır…

 

Bu yazımda sizlere bir gerçeği, bir de bu iddiayı anlatmak istedim.

 

Gerçek olay şöyle:

Bir grup lise mezunu Malatyalı genç, (O dönemler tek sınavla öğrenci alındığı için) İstanbul’a üniversite sınavına gider. Öğrencilerden biri bir gün öncesinden “Arkadaşlar, imtihan öncesi Eyüp Sultan’a gidip dua edelim.” der.

 

Bu öneri benimsenince topluca Eyüp Sultan’ın türbesine gidilir. O dönemde türbe şimdiki gibi tam restore edilmemiştir. Öğrenciler toplu halde ellerini açıp sınavı kazanmak için Allah’a dua ederken, içlerinden birisi türbenin arkasına gizlenmiştir. Arkadaşları huşu içerisinde dua ederken gizlenen, derinden ve yüksek sesle:

 

“YERİ ULAAAAA!” diye bağırır. Bu seslenmenin yalnızca Malatyalılara has olduğunu bilen (İsmini burada söylemek istemiyorum) bir öğrenci:

 

“UY EYÜP ABE, SEN DE Mİ MALATYALISIN?” diye hayretini gizleyemez.

 

Sonradan olay anlaşılınca gülünüp geçilir ve günümüze kadar bu gerçek, her sınav öncesi anlatılır…

 

Hani son zamanlarda yok efendim “Atatürk Akçadağlı” gibi birçok ünlü ismin de Malatyalı olduğu iddiaları var ya…

 

Bunu her Malatyalı birbirine ciddiyeti konusunda soruyor…

 

Biz diğer konuya gelelim. HZ. İSA’NIN EVİ Malatya’nın Yeşilyurt ilçesi GÜNDÜZBEY BELDESİNDE Mİ?

 

Bu soruya hem Gregoryen hem de Ermeni kaynakları ile Malatya’da anlatılan bir söylentiyi anlatmak isterim.

 

Derme, Malatya şehir merkezine 19 km. mesafede, 1110 metre yükseltide, Yeşilyurt İlçesi Gündüzbey beldesinin güneyindeki Kozluk köyü sınırları içerisinde, Beydağı eteklerinden çıkan su kaynağıdır.

 

Roma İmparatorluğu döneminden bugüne Malatya’nın içme ve sulama suyu ihtiyacını karşılayan ana kaynaktır. Bu kaynak, Malatya’nın içme suyu efsanesi olarak toplumun hafızasına kaydedilmiştir. Malatya içme suyu efsanesi şöyledir:

 

Hz. İsa’nın Hıristiyanlığı yaymaya çalıştığı yıllarda Gündüzbey yakınlarında putlara tapan ve bu inanışı büyük ölçüde yakın çevreye kabul ettiren biri yaşarmış. Hz. İsa, Hıristiyanlığı tanıtmak için gezerken Malatya’ya da gelmiş ve ününü duyduğu bu putperestin yaşadığı yer olan Pınarbaşı’na da uğramış. Putperest, kendisine rakip olarak gördüğü Hz. İsa’yı halkın gözünde küçük düşürüp ona inanmalarını engellemek için çeşitli hilelere başvurmuş. Bunlardan birinde de tapınak haline getirdiği yerde kayaların içine önceden su dolu tulumları yerleştirerek üzerlerini toprakla sıvamış. Tüm hazırlıklarını tamamladıktan sonra ahalinin önünde elindeki şiş ile toprak görünümlü yerlere vurarak içindeki tulumlardan su akıtmış ve Hz. İsa’ya dönerek, “Aynı şeyi sen de yaparsan dinine inanacağım ya İsa, aksi takdirde buralardan gideceksin.” demiş.

 

Hz. İsa, putperestin yaptığı bu hileyi fark etmiş ve: “Senin akıttığın su az sonra bitecektir ama bu su sonsuza kadar akacaktır!” diyerek asasını kayalara vurunca Derme suyu gürül gürül akmaya başlamış. Hz. İsa, elindeki asayı sürükleyerek Gündüzbey yönüne doğru yürümeye başlamış. Su da onu takip ederek akmış. Suyun doğal akış güzergâhı Gündüzbey (Kündübek) ve Yeşilyurt (Çırmıhtı) ilçelerinden geçen Büyükçay’dır. Beylerderesi ve Tohma üzerinden Fırat’a ulaşır. Ancak Gündüzbey’den itibaren başlayan kanallarla su daha yükseğe alınmış ve sırasıyla Gündüzbey, Yeşilyurt, Yakınca (Kileyik), Bostanbaşı (Barguzu), Tecde ve il merkezindeki Kernek’ten akarak şehri terk etmiştir.

 

Pınarbaşı’na Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin yapıp MASKİ’nin işlettiği kaptaj vasıtasıyla suyun önemli bir kısmı şebekeye alınmıştır. 1995 yılından itibaren suyun tamamı içme suyu olarak kullanılmaktadır. Kanala Çat barajından gelen su verilmektedir. Gayet soğuk olan suda yengeç, balık ve kurbağa gibi hayvanlar yaşamamaktadır.

 

Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte başlatılan sanayi faaliyetlerinde Sümerbank’ın elektrik ihtiyacını karşılamak için bu sudan yararlanarak Gündüzbey’de hidroelektrik santrali kurulmuştur. (Kaynak Büyükşehir Belediyesi Maski daire başkanlığının resmi sitesi)

 

“…DER MESİH: DEYR: (HZ. İSA’NIN EVİ) Arap’ça da Ev, mekân anlamındadır. Der Mesih; İsa’nın evi demektir. Şimdilerde virane olan üzerindeki yapıdan aldığı isimdir. Türkler ise; buraya birçok gözden kaynadığı için Derme suyu adını vermişlerdir.

 

Melidine’nin bu en önemli suyu ise; şehrin güneybatısına dört saatlik mesafeden çıkar. Kündübey’in yukarısında ve Kayır Uşağı dağlarının yamacından, dört köşe bir kaynak ve yakınındaki gözelerden kaynayan suları da toplayarak çok kısa bir mesafede geçit vermez duruma gelir.

 

Der Mesih’in bir kısmı, Kapulık denen yerden bir çeşme borusu yardımıyla ayrılarak, İnek Pınarı’yla beraber pirinç tarlalarını sular. Diğer kısmı ise; Kündübeg ve Çırmıktı’nın üzerinden Keleyig’e kadar kuzeye doğru, oradan da Tecde, Barguzi ve Adafı varoşlarından Kerneg’e doğuya doğru akarak, adım başı yerleştirilmiş boruların da yardımıyla binlerce bahçenin tarhlarını ve meyveliklerini sulayıp yol üzerindeki değirmenleri de çalıştırarak güzergâhındaki bütün evlerin su ihtiyacını karşılayarak. Sonra kuzeye dönerek eski Melidine’nin altından Pınarbaşı deresini de beraberine alır ve Kırkgöz ile Fırat arasında Tohma çayıyla buluşur.

 

Bu su; kaynağından iki saatlik mesafeye kadar olan yerinde bir asayı andıran güzellikte çizgi ihtiva eder. Zannedersin ilaç niyetine bir süt kaynağıdır suyun içerisinden akan. Der Mesih için Melidine’deki (Malatya’nın) bütün sularının anasıdır diyebiliriz, Der Mesih’siz Melidine yok gibidir. Çünkü her ilkbaharda dere yataklarını temizlemek ve onarmak için, suyun akışını başka yönlere çevirdiklerinde, civarın bütün kuyuları ve kaynakları tamamen kurur. Öyle ki; çoğu zaman köylüler, bir mil kadar mesafe giderek ihtiyaçları için su getirirler.

 

Der Mesih’in şu güzel özellikleri de vardır: Aynı berraklık ve soğukluğunu beş-altı saatlik mesafe kadar korur ve içerisinde herhangi bir su canlısı barındırmaz. Biri Kündübeg’in yukarısında Yelköprü, diğeri; Barguzi’nin içindeki Çatalköprü adında iki büyük köprü yapılmıştır. Der Mesih, bunların altından geçer, Tavşan Deresi ve Horata kendisini karşılar. Bunlardan köprülerden başka, elli altmış kadar daha taş ve ağaç köprü yapılmıştır” (…( III. Melidineli KIRIMLAR (1915-1918-Ermenice- Ermenice kaynaklardan çeviri yapan Garabet Orunöz)

 

 

(Ek. Bilgi: Yeşilyurt Gündüzbey beldesinde Roma dönemine ait timülüsler ile Roma ve Bizans dönemi kalıntıları bulunmaktadır.)

 

Afrikalılar HZ: İsa’nın siyahî olduğunu iddia ederken diğer tüm kaynaklar ise Hz. İsa’nın evinin Malatya’nın içme suyu kaynağı Derme kanalının çıktığı yerde olduğunu iddia etmektedirler.

 

 

BUKONU HAKKINDA BENİM İÇİN “SAÇMA, BU DA NEREDEN ÇIKTI? DELİ BU ADAM. GENE ZIRVALAMIŞ!” diyenler elbette ki olacak. Çünkü iddiaları araştırmak diye bir dertleri yok… Ama biz gazeteciyiz. Araştırmak da bizim asli görevimiz.

 

Bu yüzden soruyu Vatikan’a ilettik. Vatikan’ın Roma ve Ankara’daki yetkililerinden yanıt bekliyoruz, onların kaynaklarında da Gündüzbey Derme sulama kanalı ve buranın HZ. İsa’nın evi olduğuna dair bir kaynak var mı?

 

Bu konuda belgeli görüş bildirecek olanlara şimdiden teşekkür ederiz.

552

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir