Pts. Eki 19th, 2020

 

Sultan KILIÇ

Bir avuç elit, yer içer eğlenir. Halk da faturasını öder. İşte size uluslararası film festivali. Bu yönünü de yazsanız ya… Faturalar sizi ilgilendirmiyor ne de olsa; Malatyalı Azzet bibi, elitler eğlensin diye çalışıyor nasılsa…

Malatya Uluslararası Film Festivali’nin ilki gerçekleştirildiğinde etkinlikleri izlemiştim, yemekli davetler hariç.

Açılışa davet edilen oyuncu, yönetmen gibi sinema emekçilerinin dışındaki davetlilerin çoğunun sanatla uzaktan yakından ilgisinin olmadığını görmüştüm. Bunlar, daire müdürleri, siyasiler gibi protokol koltuklarına adları yazılanlardı. Zaten bu hazretler, açılış- kapanış, ödül törenlerine, özellikle de yemeklere katılırlar.

Onca emeğin harcandığı filmlerin izlenmesine, söyleşilerin dinlenmesine katılanlarsa iki elin parmaklarının sayısını geçmiyordu. Gerçek sinemaseverler, yemek masalarında görünmüyordu. Sanat söyleşilerinin gerçekleştirildiği salonlarda üç beş kişi olurken yemek davetlerinin gerçekleştirildiği yerlerde iğne atsan yere düşmüyordu.

Beşincisi gerçekleştirilen Malatya Uluslararası Film Festivali’nde değişen bir şey oldu mu? İstanbul’da hazırlanıp Malatya’da birilerinin kendi kendilerine eyleme koydukları; bir anlamda kendilerinin çalıp kendilerinin oynadıkları durumu değişti mi?

Bir değişiklik var galiba: Yemek davetlerindeki masa sayısı her geçen yıl katlanarak artıyor. Peki, halka nesi yansıyor bu film festivalinin? Yansımaz olur mu? Halkın faturaları kabarıyor. Sorsanız halk için festival düzenliyorlardır, sanatı halkın ayağına götürüyorlardır. Doğru, festivalin masraflarını halkın ayağını bırakın, cebine katar götürüyorlar.

T24’te Çağnur Öztürk yazıyor:

“Efendim, ben de sponsorlar gecesinde T24 adına plaketimizi aldım, T24 olarak festivalin basın sponsorlarındandık.”

Basın sponsoru nasıl olunuyor? Ortada haber değeri olan bir olay ya da etkinlik varsa zaten basına yansır. Sponsor olunca daha mı farklı yansıtılıyor?

Çağnur Öztürk devam ediyor anlatmaya:

“21-28 Kasım arasında gerçekleşen Malatya Uluslararası Film Festivali’nin 5. ayağında bir hafta boyunca bulundum ve bundan o kadar mesudum ki…

Festivalde dostlarla filmden filme, yemekten yemeğe, etkinlikten etkinliğe, geziden geziye koştuk. Malatya’yı tam olamasa da günler yetmese de keşfetmeye çalıştım.

 

Bizi en iyi şekilde ağırlayan Basın- Halkla İlişkiler Koordinatörü sevgili Bahar Gedik’e ve bütün festival ekibine çok teşekkür ediyorum.

 

Malatya’nın gezdiğimiz doğal güzelliklerinin yanı sıra, o tarihi Bakırcılar Çarşısı’ndaki Vedat Milör onaylı Özgüngör Kebap Salonu nasıl efsane kebap yapıyormuş, şimdiye kadar yediğim en iyi kebap hala tadı damağımda…”

Yarasın efendim, sizler yiyin için eğlenin, yarasın. Faturalar mı, merak buyurmayınız. Elleri nasırlı Azzet bibimiz, sürekli çalışıyor mişmiş bahçelerinde, sizler gibi sanatsever elitleri doyurmak için…

sultankilic44@hotmail.com

64

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir