Cum. Nis 16th, 2021

Sultan KILIÇ

Hamidiyeli Güley bibiyle eskilere yolculuk

 

Malatya’nın Yazıhan ilçesine bağlı Hamidiye köyünden 80 yaşındaki Güley Erdoğan bibiyle gelmişten geçmişten konuşuyoruz. Gıda maddelerinin bozulmasıyla hastalıkların türemesi arasında sağlam bağlar kuruyor Güley bibi.

Tuz, kaçak getirilirmiş. Malatya- Yazıhan Hamidiye köyünden Güley Erdoğan anlatıyor:

“Çakrı tuzu; iki koyun bir kuzu (Çakrı tuzu, Sivas yöresindeki tuz gölünden getirilir. Biraz serttir, iki koyundan; ancak biri kuzu verebilir.)

Hamit tuzu; bir koyun, iki kuzu (Hamit tuzu, Erzincan yöresindeki tuz kaynağından getirilir. Davara iyi gelir, bir koyun ikiz kuzuya kuzlacı kalır, verimli olur. Daha kaliteli tuz yalamıştır çünkü.

Bir de Hami tuzu vardı, çok topraklıydı, topraktan herhalde rengi de kırmızıydı. Topraklı Hami tuzunu ancak mala davara verebilirdik, insanlar yemekte kullanmazdı.

Tuz, karneyle verilir. Köylüler tuzu kaçak getirmek üzere Deli dağı aşmak zorundadırlar. Bunun için de katırlar kadar tuz çuvalı ve ip de önemlidir. Yünler yıkanır, kurutulur, yün tarağından geçirildikten sonra eğrilir. El yapımı tezgâhlarda çuvallar dokunur aylarca. Keçi kılından örmeler örülür, çuvallar örmeyle bağlanır katırların sırtına. Katırlara boş çuvallar yüklenir. Deli dağı aşıp kaçak tuz getirmeye giderler köylüler. Deli dağı, öyle dik ki, kıvrıla kıvrıla keçi yollarından çıkanlar, tepeye bakmak için başlarını yukarı kaldırdıklarında başlarından küllükleri düşerdi.

Kimi zaman katırlar, uçurumlardan yuvarlanır. Katıra, tuz ve çuvallara bir daha ulaşılamaz. Kimi zaman da zaptiyelere yakalanan kaçak tuzcular; katırları, tuzları, çuvalları kaptırırlar zaptiyeye, hapis ve dayak da cabası.

Bir keresinde emmim oğullarını, kaçak tuzdan dönerken bir köylü görür ve jandarmaya ihbar eder. Katırlarına, tuzlarına el konur. Birisi akıl verir, onlar da katırlarını, tuzlarını, çuvallarını bırakır, canlarını kurtarmak üzere hapsedildikleri yerden kaçar, köylerine bomboş dönerler.

Yakalanmadan dönebilirlerse haftalar süren kaçak yolculuğundan, bu kez de tuzu buğdayla değişmek üzere yola koyulurlar. Yazıhan’dan Elbistan’a kadar dolaşır, tuzları buğdayla değişirler. Bir kırat tuz, bir buçuk ya da iki kırat buğdayla değişilir. Tuzu rızka dönüştürmek zordu; ama bu da bir rızk kapısıydı.” diyor Güley bibi.

sultankilic44@hotmail.com

113

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir