Pts. Eki 19th, 2020

IMG_3090

 

AĞBABA; DOLMABAHÇE MUTABAKATI HAKKINDA KONUŞTU;

 

“KIRMIZI KRAVATI TAK DİYEN DE ERDOĞAN’DIR”

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba “Cumhurbaşkanı Dolmabahçe Mutabakatı yok demiş. İddia ediyorum, o toplantıda Yalçın Akdoğan’ın beyaz gömlek içine kırmızı kravat takmasını isteyen de Erdoğan’dır.” dedi.

 

Malatya İl Binasında İl Başkanı Enver Kiraz, ilçe başkanları ve partililer ile birlikte basın açıklaması yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, gündeme dair çarpıcı açıklamalar yaptı.

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın açıklaması şu şekilde;

 

Ülkemizde gündem değiştirme uzmanı bir kişi var. O konuştuktan sonra sağ olsun tüm basın haber yaptığı için halk neden cevap vermediniz, gerçekleri söylemediniz diyor. Bu nedenle, basın açıklamamızın ilk kısmını zorunlu olarak Tayyip Erdoğan’a ayırıyoruz. Bundan yaklaşık 1 yıl önceye gidelim. 28 Şubat 2015 günü, Hükümet’ten 4, HDP’den 3 temsilci, Dolmabahçe Sarayı’nda bir araya gelip, kamuoyuna bir mutabakat metni açıklamışlardı.

 

Erdoğan, dün yine “Bu iktidarın terör örgütüyle bir mutabakatı söz konusu değildir, olmamıştır” diyor.

 

Hükümet adına görüşmeye giden kişilerin tuvalete giderken bile Erdoğan’dan izin alan kişiler olduğunu herkes biliyor.

 

İddia ediyorum, Yalçın Akdoğan’ın beyaz gömlek içine kırmızı kravat takmasını isteyen de Erdoğan’dır. 

 

Yani Sayın Erdoğan, benim haberim yok derken tüm Türkiye’nin aklıyla alay ediyor.

 

Biz defalarca görüşmelerin TBMM’de yapılmasın dedik, gizli görüşmeler olmasın dedik.  Ne mutabakatı kardeşim diyen kişi, ‘terör örgütüyle görüşen şerefsizdir’ de demişti.

 

Bu fotoğrafa da tıpkı 17-25 Aralık’taki kayıtlarına dedikleri gibi montaj derlerse şaşırmayın. Bu fotoğraftakiler kim? Çıkıp bunu da açıklasın o zaman kimseyi kandırmasınlar, yaptıklarını inkâr etmesinler. Dolmabahçe’de, Oslo’da, Kandil’de, İmralı’da Erdoğan’ın bilgisiyle görüşmeler yapılmıştır.

 

Bu mutabakatlar sonucunda 400’ün üzerinde şehit haberi geldi. Fakir fukara çocukları şehit düşüyor. Artık 1-2 şehit, haber bile olmuyor.

IMG_3088

 

Kilis;

 

IŞİDSEVER Hükümet, IŞİDSEVER basınımız var. PKK’yla değil Kandil’le görüşüyoruz Öcalan’a değil İmralı’ya heyet gidiyordu. Şimdi de IŞİD değil, DEAŞ diyorlar. Roket saldırısı yapılmadı, roket düştü, diyorlar.  Düşmek ne demek? Sanki yağmur yağıyor. Sanki meteorolojik bir olaydan bahsediyorlar.

 

Şu çok iyi bilinsin ki IŞİD, aylardır Kilis’e saldırıyor.  Ocak ayından bu yana Kilis’te roketler nedeniyle ölenlerin sayısı dünkü saldırılarla 16’ya yükseldi. Valilikte basın toplantısı düzenleyen Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, “Devlet olarak buradayız. Fevri davranmak doğru değil. Sağduyulu olmalıyız.” demiş.

 

Sen sağduyulu davranacaksın diye,  Kilis’te SAĞ vatandaş kalmayacak. Fevri davranmayın tabi. IŞİD’in sizin için ayrı bir önemi olduğunu artık sağır sultan duydu.

 

Angajman Kuralları gereği sınırı 2 saniye geçti diye Rus uçağını düşürenler, 4 aydır roket saldırılarıyla, 16 kişiyi öldüren öfkeli gençlere neden gerekli cevabı veremiyorlar?

 

Angajman kurallarında silah gönderdiğin örgüt aynı silahlarla sana saldırmaz diye bir kural da var mı?

 

Atalarımız boşuna dememiş; “Besle kargayı oysun gözünü” diye. Bizim Adıyaman ve Suruç raporlarımızda AKP’nin IŞİD’e göz yumduğunu çok net bir şekilde ortaya koyduk.

 

IŞİD, içinde ilaç var diye gönderilen MİT tırlarındaki ağrı kesicileri roketlerle  geri bize fırlatıyor.

 

Türkiye’nin gönderdiği silahlarla, IŞİD Kilis’i vuruyor. 

 

AKP, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en beceriksiz hükümetidir. Cumhuriyet Tarihi boyunca hiçbir dönemde Anadolu halkı bu kadar tehditle karşı karşıya kalmamıştır.

 

23 Nisan kutlamaları;

 

23 Nisan kutlamaları terör nedeniyle iptal edildi. Oysa kutlamalarda daha önce de havai fişek, müzik, eğlence yoktu. Oysa Antalya EXPO etkinliklerinde davullu zurnalı, havai fişekli eğlenceler düzenlendi. Bu kadar ikiyüzlülük olmaz. Meclis başkanını tutumundan dolayı kınıyorum. Bizim tarihimizi unutturmaya çalışanlara inat mücadele etmeye devam edeceğiz.

 

 

 

Diyarbakır incelemeleri:

 

Diyarbakır’da 2 gün incelemeler yaptık. Devletin ve hükümetin bilgisiyle Sur’da yığınaklar yapılmış. Hendekler kazılmış. Öyle 1-2 metrelik değil 20 metre derinliği olan hendekler kazılmış. İş makineleri  ile çalışmışlar. Bu iş hükümetten habersiz yapılır mı? Bunun sorumlusu AKP’dir.AKP terör örgütüne yardım ve yataklık yapmıştır.

 

Cumhurbaşkanının Malatya ziyareti:

 

Cumhurbaşkanı belli bir siyasi görüşün mensubu olabilir. Ama Cumhurbaşkanı devletin başıdır. Öğrendik ki Malatya’ya da gelecekmiş. Geleceğiyle ilgili açıklamayı Vali değil, AKP Malatya İl Başkanı yapmış. Sadece bu durum bile cumhurbaşkanının tarafsızlığına gölge düşürür. Madem açıklamayı AKP’nin İl Başkanı yapıyor, o zaman bizim Cumhurbaşkanımız değildir.

 

Cumhurbaşkanının Malatya’da ki toplu açılışları çok ünlü. Tüm Malatyalılar bunu biliyor. Açılışlar yapılıp Cumhurbaşkanı Malatya’dan ayrıldıktan sonra bile neyi açtığını açıklamıyorlar. Defalarca gündeme getirdikten sonra zorla nereleri açtıklarını söyleyebiliyorlar.

 

Açtığı bazı tesisler bazen 2-3 yıldır zaten faaliyette olan yerler oluyor. Yatırımlar bir kez, açılışlar 3 kez yapılıyor. Her gelen bir açılış yapılıyor. 2 hastaneyi kapatıp yerine 1 hastane açtılar. Önüne gelen bir kez açtı. Bakalım Cumhurbaşkanı da bir kez daha açtıracaklar Sayın Valiye sesleniyoruz. Cumhurbaşkanı gelip gittikten sonra değil, gelmeden önce Malatya’da nerelerin açılacağını kamuoyuna duyursunlar.

 

Dün Hekimhan’da incelemelerde bulunduk. Depremin üzerinden 5 ay geçmiş. Hala hasar tespitleri bitirilememiş. AKP İlçe başkanlarından habersiz konteynır dağıtılmıyormuş. Konteynırların kişilere CHP’ye oy verip vermediklerine göre dağıtıldığı söyleniyor. Yazık olsun böyle bunlara izin veren bürokratlara.

 

IMG_3080

 

Malatyalı üreticilerin sorunları

 

17 Mart tarihinde Malatya’da meydana gelen don nedeniyle hemen hemen tüm ilçelerde kayısı başta olmak üzere tüm ürünler zarar gördü. Aradan 40 gün geçti halen zararın net miktarını bilen yok. Zarar gören üreticiye nasıl yardım edileceğini bilen yok.

 

17 Mart’ta meydana gelen donun ardından TARSİM 17 bin hasar ihbarı aldıklarını açıkladı. Malatya’nın değişik bir yapısı var. Ne zaman doğruları söylesek bir AKP Milletvekili çıkıp yok böyle bir şey diyor.

 

17 Martta beni yüzlerce üretici arayıp ürünlerinin yandığını söyledi. Biz de konuyla ilgili yetkilileri göreve çağırdık. Bir milletvekili ‘Muhalefet kayısının yanmasını dört gözle bekliyor ‘ demiş. ‘Kayısı gayet iyi’ demiş.

 

Milletvekili seçildiği şehirde 17 bin zarar ihbarı gelmiş,  kayısı gayet iyi diyor. Kendi şehrinden bu kadar bihaber milletvekili olur mu?

 

Üzülerek söylemek istiyorum ki birkaç gün önce yine bir don olayıyla daha karşılaştık.17 Martta ovadaki çiçekler yandı.21 Nisan’da ise dağdaki kayısılar, cevizler yandı. Hekimhan-Kuluncak, Akçadağ başta olmak üzere çok sayıda ilçede don ve şiddetli rüzgâr ürünleri bitirdi. Don haberini alır almaz, önceki gün gece Malatya’ya geldim. Dün sabah da Hekimhan’da mahalleleri dolaştık.

 

Cevizin yaprağı bile kalmamış. Kayısı, kiraz bitmiş. Ürünler mosmor. Bazı üreticiler o geceki soğuğu hayatları boyunca görmediklerini söylüyor.

Hekimhan’ın Güvenç’inden, Sarıkız’ına, Dursunlu’dan Beykent’ine tüm mahalleler donmuş.

 

Kuluncak’ın Selimli’den, Alvar’a, Akçadağ’ın Kozluca’sından, Levent bölgesine çok sayıda mahallede ağaçlarda meyve kalmamış.

Gözlerimizle gördük. Yemeye kayısı yok. Ceviz öyle. Diğer ürünler öyle. Burada bir afet var. İnsanların gelecekleri, hayalleri donmuş. Kayısı ve ceviz gibi ürünler büyük zarar görmüş. Gelecek yılki rekolteyi de etkileyecek bir zarar bu.

 

Hiç vakit kaybetmeden bölge genel afet kapsamına alınmalı.

 

Bölgedeki hasar tespitlerine hemen başlanmalı. Zarar gören üreticilerin zararları karşılanmalı. Üreticilere yardım yapılmalı.  Borcu olanların borçları silinmeli.Ayrıca gittiğimiz her yerde TARSİM sistemine sitem var. TARSİM artık kendine çeki düzen vermeli. Malatya’da 100 üreticiden sadece 25 i ürünlerini sigortalattırmış. Şartlar çok ağır. Bu şartlar mutlaka gözden geçirilmeli.Malatyalı üreticilerin her yıl yaşadıkları bu çileye de artık son verilmeli. ‘Kayısıya alan bazlı destek verilmeli’ diye diye,  dilimizde tüy bitti.

 

Elbette dünya görüşümüz ne olursa olsun, kentin ortak değerlerine sahip çıkmamız gerekiyor. Malatyaspor da Malatya’nın ortak paydası, değeri. Ona yapılan saldırıları kendimize yapılmış görürüz.

 

Malatyaspor’a yapılan saldırı

 

Hafta sonu Adana’da oynanan maçta, saha içerisinde ve dışında oyunculara, teknik heyete ve taraftarlarımıza yapılan çirkin saldırıyı şiddetle kınıyorum. Taraftarların araçlarının camlarına saldırılması, saha içinde sporculara saldırılmak istenmesi üzüntü verici. Geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

47

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir