Cts. Eki 24th, 2020

 

Siirt Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan başvuru da, eşinden 2001 yılında boşanan ve çocuğunun velayet hakkı kendisine verilen davacı anne, çocuğunun soyadının nüfus kayıtlarında babasının soyadı olarak kaldığını ve bu soyadının çocuğunu çok rahatsız ettiğini zira, soy isminin okulda ve mahalle arkadaşları arasında alay konusu yapıldığını; bunun da çocuğunu olumsuz yönde etkilediğini ve bu yüzden okula gitmek istemediğini, resmi işlemlerde karışıklığa neden olduğunu belirterek, çocuğuna kendi soy
isminin verilmesini talep etti.

Açılan dava üzerine, Siirt Asliye Hukuk Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi'ne başvuru da bulunarak, 21.6.1934 tarihli 2525 sayılı Soyadı Kanunu'nun 4. maddesinin ikinci fıkrasının "Evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği adı alır." biçimindeki birinci cümlesinin, Anayasa'nın 10., 13. ve 41. maddelerine aykırılığı gerekçesiyle iptaline karar verilmesi talep etti.

Anayasa Mahkemesi'nce kabul edilen itiraz üzerine verilen karar Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Anayasa Mahkemesi'nin kararında, "Eşler, evliliğin devamı boyunca ve boşanmada sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından aynı hukuksal konumdadırlar. Erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını seçme hakkının kadına tanınmaması, velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete göre ayırım yapılması sonucunu doğurur. Bu nedenle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 10. ve 41.
maddelerine aykırıdır, iptali gerekir" denilerek, 2525 sayılı Soyadı Kanunu'nun 4. maddesinin ikinci fıkrasının "Evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği adı alır." biçimindeki birinci cümlesinin anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline oybirliği ile karar verildi.

Anayasa Mahkemesi'nin kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.

Sultan KILIÇ

  

48

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir