Çar. Eki 28th, 2020

                                      

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

Bu topraklara aşkla bağlanmaktı Malatya’da Ermeni olmak     

 

Sultan KILIÇ

Bir mezarlığı ilk kez görmüyordum; ama bir insanın, toprağın koynuna koyuluşuna ilk kez tanık oluyordum. Daha önce defin töreni yaşamamıştım. Bugün Malatya’daki Ermeni mezarlığında bu konuda, bir ilki yaşadım. İnsanların, en sevdiklerini toprağa teslim etmelerinin zorunluluğunun acısına tanık oldum. Acı, soyutluktan çıktı; toprak kadar, su kadar somutlaştı. Kardeşlerini, babalarını, amcalarını, dedelerini, arkadaşlarını, komşularını; Napolyon Görey’i toprağa verdikten sonra oradan ayrılamayışlarını, kopamayışlarını gördüm. Acı, somutlaşmıştı.

 

 

 

Toprağa verilen kişi de Malatya’dan kopamamıştı. Malatya’da yaşamak, bir Ermeni için zor da olsa kopamamıştı Malatya’sından. Yeğeni Murat, amcasının İstanbul’da bir günden fazla kalamadığını, hemen Malatya’ya dönmek istediğini söylüyor. Ömrünce Sıtmapınarı’nda yaşayan, Malatya sanayisinde keçeci, üstüpücü olarak çalışan, Napolyon Görey, Keçeci Dikran’ın oğlu Nuri, Malatya’da yaşama veda etti. Yaşama veda etti; ama Malatya’sına veda etmedi. Çok sevdiği Malatya’sının toprağına kavuştu. Ermeni mezarlığında, sonsuz dinlenme yerinde ruhunu Tanrı’sına sundu.

 

 

Napolyon Görey, ömrünce çalıştı, üretti. Çevresine yararlı oldu, kendini sevdirdi. Yedi çocuk yetiştirdi. On sekiz torun; hatta torununun çocuğunu da sevdi. Sonunda seksen bir yaşında, meslek hastalığına ciğerleri yenik düştü. Sevdiklerine bu dünyada veda etti. Malatya tarihinden, kültüründen bir temiz sayfa koptu. O temiz sayfadan yedi çocuk, on sekiz torun kaldı.

 

 

 

İstanbul’dan gelen yakınları, Napolyon Görey’in defin töreni için Üç Horon Ermeni Kilisesi Başpapazı Müron Ayvazyan’ı da birlikte getirmişlerdi. Ruhani yetkili, Ermenice dualar okudu defin işlemi süresince. Türkçe dua da etti: “ Ne mutlu size ki iyi işler yapan, dürüst bir insanın yakınlarısınız. Malatya halkı, saygıdeğer bir büyüğünü uğurluyor. Allah, Napolyon Görey’in taksiratını affetsin. Onu bağrına bassın, sizlere uzun ömürler versin. Burada sevdiğimiz bir insanı son yolculuğuna güvenlik içerisinde uğurlamamızı sağlayan Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Malatya Valimize, Malatya Belediye Başkanımıza, Malatya Emniyet Müdürümüze teşekkür ediyoruz.” dedi.

 

Otuz beş yaşındaki yeğeni Murat; amcasının vaftiz adını, gerçek adını ilk kez amcası toprağa verilirken öğreniyordu. Malatya’da yaşadığından Keçeci Dikran’ın oğluna Napolyon değil, Nuri diye hitap ediliyordu.

keçeci Dikranin kizlari

 

Napolyon Görey, sevdiklerinin üzerine attığı toprakla buluştu. Çok sevdiği Malatya toprağına kovalarla su döküldü. Erkekler, mezardan uzaklaşınca, kadınlar, gözyaşlarıyla mezarın başına geldiler. O tümsekten, yaşlı gözlerini bir türlü ayıramadılar. Adımları, kente doğru yönelemedi. Kopamadılar, gidemediler. Acı, somutlaşmıştı; acı, Napolyon Görey’di, gözyaşıydı, topraktı, suydu, Malatya’ydı, sevgiydi. Acı, kültürdü; acı, Ermeni tarihiydi; acı, bu topraklara aşkla bağlanmaktı…

 

 

 

 

 

 

9 Şubat 2011 Malatya

Not: İlgili videolar, yazıya eklenmiştir, izlenebilir.

 

 

 

 

 

 

sultankilic44@hotmail.com

 

107

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir