Cum. Eki 23rd, 2020

????????????????????????????????????

 

TBMM genel kurulunda 64. Hükümet programı görüşmeleri sırasında sataşma üzerine söz alan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’in daha önce sarf ettiği ”Vallahi de billahi de o silahlar Türkmenlere gitmiyordu” sözlerini anımsatarak ”Ben Tuğrul Türkeş’e sataşıyorum. Gelin, burada yemin edin; bu silahlar Türkmenlere mi gidiyordu yoksa AKP’nin politikaları sonucunda Suriye bataklığında yaratılmış, bu topraklarda gelmiş geçmiş en barbar, katil örgüt IŞİD’e mi gidiyordu? Bunu size soruyorum. Lütfen, gelin, burada cevaplayın.” ifadelerini kullandı.

 

Ağbaba’nın TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşma şu şekilde:

 

”Sayın Başkan Değerli Milletvekilleri,

 

Sayın Başkan “Sataşmayın.” diyor ama arkadaşlar, ben sataşacağım. Kime sataşacağım? Sayın Tuğrul Türkeş’e sataşacağım. Şimdi huzurlarınızda Sayın Tuğrul Türkeş’e soruyorum. Sayın Tuğrul Türkeş, siz dediniz ki: “Vallahi billahi bu silahlar Türkmenlere gitmiyor.”

 

Şimdi size sataşıyorum, diyorum ki: Gelin, burada yemin edin; bu silahlar Türkmenlere mi gidiyordu yoksa AKP’nin politikaları sonucunda Suriye bataklığında yaratılmış, bu topraklarda gelmiş geçmiş en barbar, katil örgüt IŞİD’e mi gidiyordu? Bunu size soruyorum. Lütfen, gelin, burada cevaplayın.

 

Değerli arkadaşlar, IŞİD’in bir terör örgütü olduğunu dört yıldan beri söylüyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi sizin uygulamış olduğunuz Suriye politikasını dört yıldan beri eleştiriyor, diyor ki: Bu uyguladığınız politikaların, bölgede kafa kesen, kimini Kürt olduğu için kimini Alevi olduğu için kimini Ezidi olduğu için ortadan ikiye bölen katil örgütün yaratılmasında sizin uygulamış olduğunuz politikaların payı vardır.

 

Bakın, siz, Amerika’nın, Obama’nın karşısına çıkıncaya kadar IŞİD’e “terör örgütü” diyemediniz. Ne zaman dediniz? Amerika’dan talimat alınca “terör örgütü” demeye başladınız. Değerli arkadaşlar, bakın “Suriye’ye 2 bin tır silah gönderdik.” diyen ben değilim sizin müsteşarınız. “IŞİD dışlanan öfkeli grupların hareketidir.” diyen Davutoğlu’dur, 7 Ağustos 2014. “Herkesin saygı duyduğu IŞİD’i üzmek kimsenin hakkı değildir.” diyen sizin belediye meclis üyeniz. “IŞİD militanlarını tedavi etmek insanlık görevidir.” diyen sizin Sağlık Bakanınız. “Sizin dilinizden ancak IŞİD anlar.” diyen, “IŞID öldürüyor ama işkence yapmıyor.” diyen sizin Bakanınız Sayın İşler.

 

Değerli arkadaşlar, bakın, evvelsi gün Türkiye’nin yetiştirmiş olduğu en kıymetli gazetecilerden Can Dündar ve Erdem Gül cezaevine atıldı. Cezaevine atılmasının sebebi aslında sizin söylediğiniz o yalanları ortaya çıkardı, IŞID’e giden silahların gerçek olduğunu ortaya çıkardı; bir casusluk faaliyeti değildir, bunlar IŞID’e giden silahlardır.

 

Tabutuna omuz koyacak adam bulunamadı, onu hatırlayın

 

Size son olarak şunu söylemek istiyorum. Bakın, yarın utanmayasınız diye söylüyorum. “Bunlar gazeteci değil.” dediniz ya, dün Tuncay Özkan’a “darbeci” dediniz, Balbay’a “darbeci” dediniz, Soner Yalçın’ı cezaevine attınız, Ahmet Şık’ı cezaevine attınız, şimdi utanıyorsunuz. Utanmamanız için size söylüyorum, bunlar haksızlıktır, hukuksuzluktur. Size bir şey daha hatırlatayım, Kenan Evren’i hatırlayın, Kenan Evren’in cenazesinde tabutuna omuz koyacak adam bulunamadı, onu hatırlayın.”

46

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir