Cum. Eki 23rd, 2020

 

 

Anam, köye gelen çerçiden aldığı kumaşla yorganları yüzledi.

 

Bu kumaştan bir miktar artmıştı. Beni yanına çağırdı, şöyle bir süzdü, “ Tamam, olacak! “, dedi. Bir şey anlamamıştım. Kalan bezi yere serdi, makasla V şeklinde kesti. Derken bir V daha kesti. Bu iki V’yi üst üste koydu, iğne, iplik dikmeye başladı. Sonra bu V’ye bir de don lastiği taktı. Al sana pantolon.

 

“ Hele gel, bir dene bakalım “ dedi. Giydim. Göz kararı yapılan pantolonun paçalarından biri ince, öte ki kalın, biri uzun, öteki ise kısa olmuştu. Pantolonun rengi türbe yeşili, üstelik çiçekliydi. Beğenmemiştim, üzüntüden alt dudağım sarkmıştı. Yüzümü gören anam, kederle gözlerini kaçırmıştı. Anam, yokluk yoksulluk ortamında kendince çözümler üretiyordu.

 

Üzerimde şalvar gibi duran yeni pantolonumla çıktım köyün içine. Yeni pantolonumla hava atacağım. Bir de rüzgâr var ki sormayın. Rüzgâr estikçe, benim pantolon affedersiniz, Arap erkeklerinin giydiği entari gibi, püfür püfür. Doğrusu ya, bir an önce yırtılsın da kurtulayım diye epey uğraşmıştım. Ben yırttıkça anam, elinde iğne iplik peşimde, yama yapıyordu. Rengârenk yamalı pantolonla, benekli dana gibi dolaşıyordum. Kâbusum olmuştu, bu türbe yeşili pantolon…

**

Bir baba “ oğluna okul pantolonu alamadığı için “canına kıymış.

Okuyunca bu haberi, çocukluğum, anamın yorgan bezinden yaptığı pantolon geldi aklıma.

 

İntihar eden baba için;

Kimi diyor ki, sebep psikolojik,

Kimi diyor ki kaza geçirmiş, çalışamıyormuş,

Kimi diyor ki işsizmiş,

Kimi diyor ki …

Her şey yazılıp çiziliyor da

Ya babasını yitiren çocuk?

Ne menem bir pantolonsa, bir babaya kefen olmuş…

Varın düşünün o pantolonu giyecek çocuğun halini…

Vay arkadaş, ne zor şey bu ülkede,

Ne zor şey çocuk olmak..

 

Ya kolay mı ana, baba olmak?

Kim bilir her gün “ çocuklarının istediği şeyleri alamayan “

Kaç ana baba soluyor kederinden…

 

Hasan AKSOY

69

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir