Pts. Eki 19th, 2020

 

DSC_7809

Rotasyon baskısı altında emekli olmak ya da yer değiştirmek isteyen öğretmenlerin haksız uygulamalarla mağdur edildiklerini iddia eden Eğitim İş Malatya Şube Başkanı Hüseyin Kara, basın açıklamasında:

 

ROTASYON BASKISI ALTINDA EMEKLİ OLMAK VEYA İL İÇİ YER DEĞİŞTİRMEK İSTEYEN ÖĞRETMENLERE YENİ BİR HAK TANINMALIDIR

 

“Öğretmenlerin atama ve yer değiştirmelerine ilişkin doğru dürüst bir uygulama takvimi açıklayamayan; açıkladığı takvime de bizzat kendisi uymayan Milli Eğitim Bakanlığı, bu yaz tatilinde atama ve yer değiştirmelerle ilgili aldığı karar ve uygulamalarla içinden çıkılmaz bir kargaşaya yol açmıştır. Bakanlık, her ne kadar rotasyon uygulamasında geri adım atmış olsa da öncesinde yaptığı il içi tayinlerle ve geciken rotasyon kararıyla yarattığı sorunları ortada bırakarak bir kenara çekilmiştir.

 

Birçok öğretmen, rotasyon baskısı altında ehven-i şer anlayışıyla da olsa il içi yer değiştirme; bir kısım öğretmen de rotasyon uygulamasına maruz kalacağı düşüncesiyle emekliliğini istemek zorunda bırakılmıştır. Her iki talep ve uygulama da isteğe bağlı gibi görünse de gerçekte öğretmenlerin kendi özgür iradeleriyle yaptıkları bir tercih olarak kabul edilemez. Bakanlığın adeta “ölümü gösterip sıtmaya razı etmek” olarak adlandırılabilecek bu uygulamaları, öğretmenleri hiç de istemedikleri kararlar almaya zorlamıştır.

 

Milli Eğitim Bakanlığı, öncelikle norm kadro güncellemelerini yapmadan rotasyon uygulamasının sonuçlarını hesaplamadan il içi tayinleri yaparak yeni bir kargaşaya da zemin hazırlamıştır.

 

Başından beri haksız, hukuksuz ve yanlış uygulama ve kararlarıyla öğretmenleri mağdur eden Bakanlıkça, rotasyon öncesinde il içi yer değiştirme isteğinde bulunan öğretmenlere; hiçbir şarta bağlı olmaksızın bu taleplerinden vazgeçmek ve güncellenmiş normlara göre yeniden il içi tayin isteğinde bulunmak konusunda yeni bir hak tanımalıdır. Ayrıca yine rotasyon baskısı nedeniyle emekliliğini istemek durumunda kalan öğretmenlere de emeklilik onaylarının iptali ile eski görev yerlerine dönmeleri hususunda yine herhangi bir şarta bağlı olmaksızın talepte bulunmak üzere makul bir süre verilmelidir.

 

Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerine, istifa etmiş geçici bir hükümetin mensubu olduklarını, yanlış karar ve uygulamalarından bir an önce vazgeçmeleri gerektiğini hatırlatıyoruz.

 

ÜCRETLİ ÖĞRETMEN UYGULAMASINA SON VERİLMELİDİR

 

Milli Eğitim Bakanlığı Ağustos ayında 37 bin öğretmenin atamasını yapmayı planlamaktadır.

 

Bakanlığın resmi açıklamalarına göre mevcut öğretmen açığının 120 bin olmasına ve 400 bin civarında atanmayan öğretmen olmasına rağmen bu sayının 37 binde kalması, Bakanlığın önümüzdeki dönemde de ücretli öğretmen politikalarına devam edeceğinin göstergesidir. Kaldı ki, atamanın ardından kalan açığın kapatılması için 80 bin ücretli öğretmen alımının yapılacağı basına yansımıştır.

 

Bugün atamalarla ilgili olarak yaşanan en büyük sorun, Milli Eğitim Bakanlığı’nın kadrolu öğretmen atamak yerine, iş güvencesiz, düşük ücretli ve her türlü haktan yoksun binlerce ücretli öğretmen çalıştırmasıdır. Ücretli öğretmen uygulaması hem eğitimin niteliğini düşürmekte buna bağlı olarak sıfırcı öğrenci sayısını hızla artırmakta hem de mesleğini yapamayan yüzlerce öğretmeni psikolojik sorunlara itmektedir. Bakanlığın resmi rakamlarına göre 120 bini aşan öğretmen açığına rağmen, eğitim fakültelerinden mezun olup mesleğini yapamayan binlerce öğretmen adayı, sesini eylemlerle, açlık grevleriyle ve bakanlık önünde diplomalarını yakarak duyurmaya çalışmaktadır. İnsanlık onuru

 

ile bağdaşmayan bu durum, siyasi iktidarın öğretmenlik mesleğine biçtiği değeri de gözler önüne sermektedir.

 

Öğretmenlik mesleği, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 43. maddesinde; “devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleği” olarak tanımlanmıştır. Buna bağlı olarak devletin öğretmenlerden temel beklentisi, “Öğretmenler bu görevlerini Türk Milli Eğitiminin amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak ifade etmekle yükümlüdürler” biçiminde özetlenmiştir.

 

Öğretmen ihtiyacını kapatmak için, öğretmen niteliğini taşımayan kişilerin bu göreve atanması öğretmenliğin özel bir ihtisas mesleği olduğuna ilişkin söz konusu kanun maddesine de aykırıdır.

 

Öğretmen açıklarına son vermek için öğretmen ihtiyacı kadar kadrolu öğretmen ataması yapılmalıdır. Sözleşmeli öğretmen uygulamasından derhal vazgeçilmeli, öğretmen yetiştirme ve atanması konusunda, iktidarlara göre değişen politikalar değil, mutlaka milli bir politika benimsenmelidir.” dedi.

 

 

 

46

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir