Per. Ara 3rd, 2020

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

Necati GÜNGÖR

 

Babaannem Sultan Güngör, Pütürge kökenliydi. Osmanlı döneminde doğmuştu. Abdülmecit zamanında basılmış altın paraları gördüğünü anlatırdı.

Birinci Dünya Savaşı sürecinde, Osmanlı Devleti de savaşa katılınca, kocasını, yani babamın babasını askere alıp Erzurum Cephesi’ne göndermişler. Erzurum’a Rus ordusuna karşı savaşırken şehit olmuş.

O yıllarda Pütürge’nin dağlarında eşkıyalar dolaşır, köyleri basarlarmış. Kürt kızı babaannem eline aldığı odun parçasıyla eşkıyayı kovaladığını bir masal tadında anlatırdı biz torunlarına.

O, köyleri eşkıyaların bastığı günlerin birinde, iki çocuğunu da yanına alarak Malatya’ya göçmüş. Geliş, o geliş…

Babam Mahmut Güngör, o göç sırasında henüz bir kucak çocuğuymuş. Gözlerini Malatya şehrinde açtığı için, içinde bir Pütürge özlemi yoktu.

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Çocukluk çağında Malatya’da, bağırsak işleyen (kirişçilerin) ustaların yanına çırak verilmiş. Öldüğü güne kadar, o işi yaptı.

Babamın çocukluğundan beri iş arkadaşları, Sami Kasap’ın babası ile amcası olmuştu. Çocuklarıyla da biz bir arada büyüdük Onlarla akraba gibiydik. Bu nedenle, Sami Kasap’ın, çocukluk anılarımda geniş bir yeri vardır.

Çarşının hatırı sayılır bir esnafıydı babam. Kasap Pazarı’nda diyebilirim ki, bağırsaktan anlayan tek kişiydi. Kasaplığın yanı sıra deri bağırsak ticareti yapardı. (Bağırsak işlendikten sonra, ameliyat ipliği yapılır, bilirsiniz. Katgüt.) Uzaktan görse bile koyun bağırsağı mı, keçi bağırsağı mı, yoksa kuzu bağırsağı mı, şıp diye anlardı. Yine bağırsağa bakarak o hayvana tuz yedirilip yedirilmediğini de bilirdi. Bir gün bir koyun postunun içine bakınca, hayvanın dut yaprağı yediğini söylemişti.

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Öldüğü gün kurban bayramıydı. Bayram için birkaç günlüğüne Malatya’ya gitmiştim. Babam dükkânında çalışıyordu. (1977 Kasımının ilk haftası.) O gün, İstanbul’a dönmem gerektiğini söyledim. Birkaç gün daha kalmamı istedi. Sınavım var, dönmeliyim dedim; boynunu büktü, bir şey diyemedi.

O günün akşamında, dükkânda kalp krizi geçirmiş… Eve getirdiklerinde uyur gibiydi!

Malatya’da kalakaldım!

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

66
One thought on “BABAM İLE BABAANNEM”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir