Çar. Eki 28th, 2020

          

  Malatya’nın alt yapı, üst yapı kazı çalışmalarının bir türlü bitmediği Akpınar Meydanı’ndan canımızı kurtarıyoruz. Oradaki çukura bugün yaşlı birinin kapaklandığını, görme engelli birinin de düştüğünü öğreniyoruz.

Hep çevresine bakan Azzet bibi, gözünü yerden ayırmıyor. Artık çarşafı da umurunda mı değil, can mı tatlı, anlamadım. Hele de çarşıda, kareli çarşafını başına örtmeden yürümeyen Azzet bibi, çarşafı eline almış. “Gözümün öğüne gelir de ellere galasıca çarşaf, basdığım yeri göremem çağam. Her taraf eşilmiş, bir çuhura yuvalanırım. Bu yaşdan soyna bir de gırıh çıhıhnan mı urgaşacam?”derken Mısır çarşısından geçiyoruz. Kasap pazarından çıkıp bakırcılar çarşısının kuzey köşesine geliyoruz ki…

Asfaltta kocaman bir çukurla karşılaşıyoruz. Rögar kapağı yan dönmüş. Kapağın çevresindeki asfalt, geniş bir alanda çökmüş. Çevreye iğrenç bir kanalizasyon kokusu yayılıyor. Üstten bakınca pis sular da görünüyor.

Çöküğün fotoğrafını çekince hemen esnaf geliyor ve bilgilendiriyor. Esnafın söylediğine göre aynı yer, bir ay önce de çökmüş. Yapmışlar o zaman. Bu da beş gün önce oluşmuş.Belediyenin çöp kamyonu asfalttan geçerken asfalt çökmüş. Belediyenin çöp kamyonunu, belediyenin vinci gelip kurtarmış. Beş gündür bu çukur böyle duruyormuş. Çevresinde herhangi bir uyarı levhası ya da kaza önleyici yok.Çöp kamyonundan sonra aynı çukura iki de araç düşmüş.

Azzet bibinin gözü iyice korktu sanırım, zaten zor çıkarıyorum dışarıya.“Abooooooğ, anam, bu ne derin çuhur? Beni bir daha buralara getirme gurban. Ahir ömrümde poh çuhuruna mı düşüreceksin beni. Azzet bibi, poh çuhurunda mı öldü deyecekler? Go ki irahat döşşeğimde ölem çağam. Hariği takada galasıcalar. Haydı gözleri görmüyüse burunları da mı poh gohusunu almıyı? Haydı gedek anam, haydı!” diye çekiştiriyor kızarak.

Palancı Otelini geçiyoruz. Tam çevre yoluna çıkmak üzere yola koyuluyoruz ki… Belediyenin alt yapı çalışması yaptığını gösteren tabelasıyla karşılaşıyoruz. Tabelanın bir bacağı, çöken kaldırım taşlarına girmiş. Tam da yerinde, ironik. Çöken kaldırımdaki açıklıktan alt yapı görünüyor gerçekten. Alt yapı, boşluk. Azzet bibi iyice tedirgin oluyor.

            “Asvat çökmüş. Aha galdırım da çökmüş. Nerde yeriyek? Soyhalara galsın sizin böyük şeheriğiz. Keşke güççük şeher galeydi Malete, beyle poh guyularıynan garşılaşacağıma.” Azzet bibinin öfkeli sözlerine karşı onu sakinleştirici sözler bulmakta zorlanıyorum. İyi ya, bak böyle seke seke beden sporu yapıyoruz. Tüm dikkatimizi çukurlara yoğunlaştırarak da beyin sporu yapıyoruz, diyorum. Azzet bibi, ters ters bakıyor bana.

“Poh çuhuruna düşersen bir gün, siporu miporu görürsün…” diyor.

İki gün sonra; yani bugün aynı yere yeniden gidiyorum. Haftası doldu ya, belki onarmışlardır, diye düşünüyorum. Yan dönen rögar kapağını ve parçalanan asfalt atıklarını almışlar. Çukur, iyice açılmış, onlarca kablo açıkta kalmış. Pis kokular, şiddetini artırmış. Lağım suyu, biraz daha yüzeye çıkmış. Çevredeki esnaf, asfalt parçalarını çukurun kenarına dizmiş; uyarı işareti niyetine

Görme engelli yurttaşlar, bugünlerde sakın Malatya’yı gezmeye kalkışmayın. Evinizden dışarı çıkmayın…

 

Sultan KILIÇ  sultankilic44@hotmail.com 

65

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir