Sal. Eki 20th, 2020

 

 

Malatya Çağdaş Avukatlar Derneği Yönetim Kurulu, bir basın açıklamasıyla avukatlara yönelik saldırıları kınadı.

Yapılan açıklamada:

 

“Öncelikle 2018 Baro Seçimi sonuçlarının Baromuza hayırlı olmasını temenni eder, Baro Başkanımızı kutlar, yeni yönetime başarılar dileriz.

 

Son zamanlarda artan avukatlık mesleğine yönelik fiziki ve psikolojik saldırılar ve mesleğin sıkıntılarının artışı nedeniyle işbu basın açıklamasını yapma gereği duyduk.

 

Kocaeli’de bir meslektaş bıçaklı saldırıya, Adana’da bir meslektaş, eşiyle birlikte adliyede, Trabzon’da bir meslektaşımız, kendi bürosunda saldırıya uğramıştır.

 

Yine Eskişehir’de bir avukatın bürosuna silahlı saldırı düzenlenmiş, Antalya’da bir avukat bacağından vurularak yaralanmıştır.

 

Bursa’da Avukat Özgür Aksoy öldürülmüş, Aydın’da bir meslektaş silahlı saldırıya uğramış, Ankara Barosu Başkanı’na ise bir hâkim saldırmıştır.

 

Bunlar, meslektaşlarımıza ve aslında bizzat savunma makamına yapılan saldırılardan, işlenen cinayetlerden sadece birkaçıdır. Yaşam hakkımızı koruyabilmek, mesleğimizin en zor ve öncelikli işi olma haline dönüşmüştür.

 

En son, İstanbul Barosu mensubu bir meslektaşın duruşma salonundan zor kullanılarak atılması, haksız şekilde gözaltına alınarak “ters psikoloji ile müvekkilini ve kendisini mağdur göstererek haklı çıkmaya çalıştığı, davayı sulandırmaya çalıştığı” gibi hukuka ve akla aykırı gerekçelerle, aslında avukatlık mesleğini yapmasından ötürü tutuklanmış, kamuoyunda oluşan büyük tepkinin de baskısıyla 1 gün geçmeden tahliye edilmiştir…

 

Bu tutuklanma gerekçesi ülkemizin savunma makamı olan biz avukatlara bizzat yargı makamlarınca yapılan bir hukuksuzluktur. Bu tutuklama gerekçesi hukuk tarihimize sürülmüş adeta bir kara lekedir. Tutuklama kararında yer alan gerekçeler, Türk yargısının ilk kez tanıştığı, hukuki olmaktan son derece uzak nitelemelerdir. Bu tür gerekçelerle, silahların eşitliği, ceza tedbirinin orantılılığı, demokratik topluma uygunluk, keyfilik yasağı, yargıcın kendi dünya görüşüne ve önyargılarına karşı da bağımsız olması ilkelerine aykırılık teşkil eden kararların tekrarlanmaması en büyük dileğimizdir.

 

Son yıllarda mesleğimizin geldiği noktada psikolojik baskılar, ekonomik sıkıntılar nedeniyle hayatına son veren meslektaşlarımızın olması ise hepimiz için utanç vericidir.

 

Hukuk fakültelerinin sayısının kontrolsüz bir şekilde artması, mezun gençlerin mesleğe başlaması ile ülkede ekonomik sıkıntısı yaşayan devasa bir avukat kitlesi meydana gelmiştir. Özellikle mesleğe yeni başlayan arkadaşların mesleğin yıpratıcı yanlarıyla tanışmalarının yanı sıra ekonomik sıkıntılarla mücadele etmeleri ise neredeyse kaçınılmaz hale gelmiştir.

 

Bu nedenlerle yargı sistemimizde ve avukatlık mesleğinde iyileştirmeler yapılmasını temenni ediyor, savunma makamının kutsallığının altını çiziyor ve savunmasız bir yargı olmayacağını belirtiyoruz.” dendi.

 

 

 

63

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir