Pts. Eki 19th, 2020

 

DSC_8282

 

ARSLANTEPE İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME TOPLANTISI YAPILDI

 

 

Malatya’nın Mirası Arslantepe Projesi Basın Gezisi kapsamında bilgilendirme toplantısı yapıldı. Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, Arslantepe’nin UNESCO dünya kültür mirası asıl listesine alınması için çalışmaların etkin bir şekilde yürütüldüğünü söyledi.

 

 

Malatya’nın Mirası Arslantepe Projesi çalışmaları etkin bir şekilde devam ediyor. Battalgazi Belediyesi’nin proje ortağı olduğu Malatya’nın Mirası Arslantepe Projesi kapsamında 2 günlük basın gezisi kapsamında Hürriyet Gazetesi Yazarı Gila Benmayar, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Özlem Yüzak ve Marketing Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Günseli Özen Ocakoğlu Malatya’ya geldi.

 

Malatya’nın Mirası Arslantepe Projesi ortakları olan Arslantepe Destekleme ve Geliştirme Derneği, Anadolu Efes, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Kültür Bakanlığı temsilcileri ile İtalyan La Spienza Üniversitesi öğretim üyesi ve Aslantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Marcella Frangipane’nin katıldığı ve Arslantepe Höyüğü’nde yapılan bilgilendirme toplantısında konuşan Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, Arslantepe’nin insanlık tarihi açısında önemine dikkat çekerek:

DSC_8277Arslantepe Höyüğü,Orduzu Malatya,

“Arslantepe’nin gün yüzüne çıkması noktasında ve Kültürel Miras listesinin asıl listesine girmesi noktasında hepimiz el ele vermiş gayret gösteriyoruz. Neticede bu değerler bir millete veya bir insanlık grubuna veyahut da yöresel anlamdaki bir yerel yöneticiye teslim edilmez. Bunlar tüm insanlığın ortak değeridir. Biz bunun bilincindeyiz. Ve bu insanlığın ortak değerleri olan bu değerlerin insanlık tarihiyle özdeş olması hasebiyle ayrı bir anlamı vardır. Özellikle huzurunuzda Marcella Hanıma teşekkür ediyorum.

 

Geçmişte 1931’de Fransızlar tarafından başlayan kazı çalışmaları, ikinci dünya savaşında inkıtaya uğraması ve 60’lardan sonraki yıllarda da Marcella Hanım ve ekibinin Roma Üniversitesi’nin buraya gelip, buradaki tarihin araştırılması noktasındaki göstermiş olduğu gayretinden dolayı ben kendilerini tebrik ediyorum.

 

Belediye başkanı olarak benim bu üçüncü dönemim. İlk geldiğim dönemde Marcella Hanıma ve ekibine de Meclisimizde aldığımız kararla Fahri Hemşehrilik beratını da verdik. Dolayısıyla Battalgazi farklı bir yer. Hem insanlık tarihi açısından, hem de Türk İslam tarihi açısından önemli bir merkez. Yani insanlık tarihinden medeniyetin tohumlarının atıldığı yer, Türk İslam Tarihi açısından da Anadolu’yu Anayurt yapan destan şehri diye tarif ediyoruz.

 

Anadolu Efes Grubu da bu konuda sponsor oldu. Onlara da teşekkür ediyorum. Önemli olan burada hissiyatlarımızı yarıştırmak yerine, bu memlekete kalıcı hizmetleri nasıl bırakırız onun anlayışı içinde hareket etmemiz gerekiyor. Bizler bu duygu içinde hareket ediyoruz. Bir yerel yönetici olarak buradaki hangi medeniyete, hangi uygarlığa, hangi kültüre ait olursa olsun, o eserleri gün yüzüne çıkarılması ve gelecek kuşaklara aktarılması konusunda elimizden gelen gayret ve çabayı gösteriyoruz.

 

Bazı değerler vardır lokal anlamda o evi ilgilendirir. Bazı değerler vardır o toplumu ilgilendirir. Bazı değerler vardır o yöreyi ilgilendirir. Bazı değerler vardır o ülkeyi ilgilendirir. Bazı değerlerde vardır ki tüm dünya insanlığını ilgilendirir. Arslantepe’de tüm dünyayı ilgilendiren bir kültürel mirasımızdır. Bu konuda sadece Anadolu Efes grubunun sponsor olduğu, Birleşmiş Milletlerin, Kültür Bakanlığı’nın, Arslantepe Derneği ve Roma Üniversitesi’nin kazılarının ötesinde bizlerde bu konuda çorbada nasıl tuzumuz olabilir onun gayreti ve çabası içindeyiz. Belediye olarak burada nasıl bir hizmet sunabiliriz, buradaki kazı yapan ekibi teşvik etme anlamında nasıl özendirici olabiliriz, onları daha şevkli hale nasıl getirebiliriz, bunun gayreti ve çabası içindeyiz.

 

Ayrıca resmi boyutu itibariyle Arslantepe’nin Dünya Kültürel Mirasına alınması noktasında, prosedür anlamında nasıl katkı yapabiliriz bunun gayreti içerisindeyiz. Ben Kültür Müdürlüğü’ndeki arkadaşlarıma buranın alan yönetim planı yapma noktasında çok seri bir şekilde bir çalışma içerisine girmeleri noktasında gerekli talimatları vermişim.

 

Bu konuda Evsel bahçeleri ve Diyarbakır Kale Surlarının Dünya Kültürel Mirası listesine girmesi, gerek Selçuk Efes Harabelerinin Dünya Kültürel Mirasına girmesi Türkiye’de 15’e ulaştı. Birleşmiş Milletlerle yaptığımız görüşmelerde Dünya Kültür Mirasına girmeyi bekleyen 33 projenin olduğu bilgisini aldık. İki tanesi girince rakam 31 oldu. Bu 31’in içinde de Arslantepe var. Bu Arslantepe’nin 16. Sırada Dünya Kültürel Mirası Listesine nasıl girer bunun gayreti ve çabası içindeyiz.

 

Bunun içinde Alan Yönetimi Planı’nın hazırlanmasıyla birlikte gerekli görsel ve bulguların, gerekli alt yapı çalışmalarının da, burada çalışan arkadaşlarımızın da ilgili yerlere ulaştırılması ve onların ikna edilmesi noktasında neler yapabiliriz bunun gayreti içindeyiz. Bunların daha geniş bir platformda tanıtılması noktasında sizlerle birlikte el ele vermek istiyoruz. Çünkü burası insanlığın ortak değerleri.

 

Geçen Malatyaspor’umuzun maçı vardı. Malatyaspor’un maçında futbolcularımıza ve Malatyaspor Kulübüne rica ettik. Toplumu Arslantepe’yi sahipleniyor pankartını maçta açılması noktasında bizleri kırmadılar sağ olsunlar. Bunlar ulusal televizyonlarda yayınlandı” diyerek Arslantepe’nin en iyi şekilde tanıtılması gerektiğine dikkat çekti.

DSC_8324

DÜNYADAKİ İLK SARAY ARSLANTEPE’DE

 

İtalyan La Spienza Üniversitesi öğretim üyesi ve Aslantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Marcella Frangipane ise, Arslantepe’nin UNESCO dünya kültür mirası asıl listesine mutlaka alınması gerektiğini belirterek:

 

“Arslantepe sadece Hitit dönemine ait olduğunu sanıyorlar. Kazı başladıktan sonra güneybatıya doğru gidildikçe yeni buluntular çıkarıldı. Bu yeni buluntular dünya için oldukça önemlidir. Milattan önce 4 bin yılına kadar tarihi buluntular ortaya çıkarıldı. Önce burada bir tapınak buldular. Bu tapınağın yanında çok daha büyük binalar bulduk. Kazılarımız yavaş yavaş ilerleyince bir saray bulduk. O saray şimdiye kadar dünyadaki ilk saray.

 

Mezopotamya’da çok önemli yerler var elbette ancak bu saray hepsinden öne çıkmış durumda. O saray Arslantepe’den daha büyük devlet sistemi orada başlıyor. Tapınak içinde. Burada ilk defa tapınağın dışında bir saray bulduk. Önemi bundan kaynaklanıyor. Tapınak burada da vardı. Sonra değişti. Milattan önce 3500-3400 yıllarına kadar gidildi. Depolar vardı. Avlu vardı. Büyük bir koridor. Büyük salon vardı. Ve koruma çok iyi. Böyle bir şey dünyada yok. Bunun için Unesco mirası olması gerek.” diye konuştu.

36

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir