Cum. Eki 23rd, 2020

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

 

Sultan KILIÇ

 

  1. Geleneksel Arapgir Bağbozumu Kültür Şenliği 18 Eylül 2015 Cuma günü gerçekleştirildi.

Arapgir Bağbozumu Şenlikleri ilk kez 1970 yılında düzenlenmiş. O tarihten bugüne kadar yapılmakta olan Geleneksel Arapgir Bağbozumu Şenlikleri, bazı yıllar çeşitli sebeplerle yapılamamış. Son iki yıldır da ertelenen bağbozumu şenliği, bu yıl gerçekleştirilebildi.

Adında şenlik olmasına karşın, 7 Haziran genel seçimlerinden sonra ülkede yaşanan üzücü olaylardan, hemen her gün gelen şehit haberlerinden dolayı davulsuz, halaysız, gırnatasız gerçekleşti.

 

Şenliklerin yapılmasının temel amacının Arapgir’i, Arapgir’in en önemli ürünlerinden biri olan Âşık beyazı ve tescilli Köhnü kara üzümlerini tanıtmak olduğunu öğreniyoruz. İlçenin kültürel özelliklerini ön plana çıkarmak ve gelecek kuşaklara aktarmak, ilçe ekonomisine katkı sağlamak, hepsinden önemlisi ve temel amacı da meşhur siyah üzümümüzü yurt genelinde tanıtmak ve üzümcülüğün gelişmesine öncülük etmek olmalı ki bu konuda bir de panel düzenleniyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Tüm bu çalışmalar İlçe Kaymakamı ve Belediye Başkanı’nın başkanlığında düzenlenen bir Tertip Komitesi tarafından organize edilmektedir. Başbakanlık Tanıtma Fonunun katkılarıyla gerçekleştirilmektedir.

 

GÖLDAĞI’NIN BULUTLARI, KÖHNÜ ÜZÜMÜNÜN ÜZERİNE SERİLMİŞ

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Arapgir Belediyesi’ne girişin sağındaki bölüme beyaz ve siyah üzümlerle dolu kasalar, U şeklinde dizilmiş. Siyah Köhnü üzümleri, beyaz kasalara; Âşık beyazı denilen üzümler de mavi plastik kasalara konmuş. Yerden yüksekçe olsun diye kasaların altına masalar dizilmiş. Bunların ortasında seçici kurul masası yer alıyor. Yarışmanın organizasyonu İlçe Tarım Müdürlüğünce yapılıyor.

Açış konuşmasında Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu’nun ifade ettiğine göre 17 çocuk sünnet ettirilmiş, 121 üzüm üreticisi de yarışmaya katılmış. Kara ve ak üzüm dalında ayrı ayrı yarışacak üreticilerden toplam altı kişi dereceye girecek.

Beyaz üzümlerin kabukları öyle şeffaf ki abartısız, içlerindeki çekirdekleri görünüyor. Hele Köhnü denen tescilli kara üzümler, üzerlerine Göldağı’nın bulutları serilmişçesine buğulu görünüyorlar. Yerken dişlerinizin arasından ince kabukların çıkardığı çıtırtıyla, kendine özgü hafif kokusu, nefis tadıyla eşsiz bir meyve olduğunu ispatlıyor.

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

BİR KEZ OLSUN YAZMALI BİBİLERİ, ŞALVARLI EMMİLERİ OTURTSANIZ ÖN SIRALARA

 

Belediye binasının önündeki alana sandalyeler dizilmiş. En öndeki koltuklara vali yardımcısı, kaymakam ve birkaç ilçenin belediye başkanları, emniyet amirleri ve askeri komutanlar oturtuluyor. Sadece protokoldekilerin üzerine branda çekilerek güneşten korunmuşlar. Arkadaki sandalyelerin üzerinde gölgelik yok. Halk, sandalyeleri çekerek ağaçların gölgesine sığınıyor.

 

Bir kerecik de halkın ön sıralara, protokoldekilerin arka sıralara oturtulduklarını görebilecek miyiz? Hani köylü milletin efendisiydi? Hani valiler, kaymakamlar, belediye başkanları halkın hizmetkârıydılar? Bir kerecik yazmalı bibileri, şalvarlı emmileri, elleri nasırlı emekçileri ön sıralara oturtsanız…

DSCF3064

61YILLIK ‘ARAPGİR POSTASI’ GAZETESİ DE BAĞBOZUMUNDA

 

Arapgir Postası, “1 Haziran 1954” tarihinde kurularak Arapgir’de yayın hayatına başladı. Kurucusu, Nevzat Sezerve A. Vahap Aydınlar’dır.

 

Arapgir’in sorunlarının tespitine katkıda bulunmak, Arapgir’in gözü kulağı, dili olmak amacıyla yayın hayatına başlayan ve bu amaçla yayın hayatını sürdüren Arapgir Postası, 9 Aralık 1973 tarihinde kurucusu Nevzat Sezer’in vefatı üzerine o tarihiden bu yana oğlu Kâmuran Sezer tarafından Arapgir’in tek yayın organı olarak yayınlanmaya devam etmektedir.

DSCF1098

Arapgir postası, altmış bir yıldır sıladan gurbete hasret elçisi olarak gitmekteyken bugün de bağbozumu şenliğine katılanlarla buluşuyor. Tüm katılımcılara ücretsiz dağıtılıyor.

 

ARAPGİR’İN ÇARŞISI, MİLLET HANI, MİRLİVA AHMET BEY CAMİİ

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Protokoldekilerin sıra sıra, uzun uzun, aynı şeyleri tekrarlayacakları tahminiyle belediyenin önündeki tören alanından Arapgir’in çarşı meydanına ilerliyorum. Arapgir Postası’nın önünden geçerek meydanın sağındaki cadde boyunca Devlet Hastanesi yönünde yürüyorum. Geri dönerek Nazar Otel’e doğru ilerliyorum. Arapgir’de her cuma kurulan halk pazarını geziyorum. Nefis elmalar ve bademler dikkat çekici geliyor. Çarşıda hareketlilik meyve üzerine kurulmuş gibi.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Pazardan dönerek Arapgir’e her gelişimde uğradığım kalaycıya ve bitişiğindeki tahta çivili ayakkabılarıyla ünlü Hakan Kundura’ya uğruyorum. Buradan çıkınca pide fırınının önündeki pembe, küncülü, çıtır Arapgir çöreklerini görüntüleyip ustadan bilgi alıyorum.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Tarihi Millet Han’ın kapısını açık görünce harika avlusuna giriyor ve butik otel olarak bir yıldır işletildiğini öğreniyorum.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Millet Hanı’nın karşısındaki Mirliva Ahmet Bey Camii’ne hayranlıkla baktıktan sonra bahçelerin arasındaki dar yollarda yürümeye başlıyorum. Yüz yıl öncesinde yaşadığımı hissettiren şahnişinli, eski, kerpiç konaklar; konakların geniş bahçeleri, konaklardan gelen kadın sesleri… Erkekler, tören alanında tabi… Bahçelerin, asırlık konakların terk edilmemiş oluşları içimi ferahlatıyor; tek başımayken yalnızlıktan kurtarıyor beni.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Arapgir’de yaşamalıyım, bu meyve bahçelerinin arasında, bu kerpiç konaklarda, diyorum. Bir masal diyarında dolaşırken kendimi yine belediyenin önündeki meydanda buluyorum. Meydana dönmeye hiç hevesim yoktu ama üzüm teşvik yarışmasının sonuçlarını kaçırmamak için dönmek zorunda kalıyorum.

DERECEYE GİREN TÜM ÜRETİCİLER PAĞNİK KÖYÜNDEN

Yarış 4

Protokol konuşmaları o kadar uzun sürmüş ki bunca yer gezdim, döndüğümde konuşmaların sonuna geliniyor ve nihayet Aşık beyazı üzüm dalında dereceye giren üreticiler; ardından Köhnü siyah üzüm dalında dereceye giren üreticiler açıklanıyor. Ağaçların gölgesine sığınan Arapgirliler hareketleniyor, coşuyor.

 

Üzüm teşvik yarışmasında Âşık beyazı üzüm dalında:

 

Birinci: Vedat Yılmaz

İkinci: Mustafa Yüksel

Üçüncü: İsmail Aydın

 

Köhnü siyah üzüm dalında:

 

Birinci: Hüseyin Akdeniz

İkinci: İbrahim Karataş

Üçüncü: Ahmet Özkan

 

Üzüm teşvik yarışmasında dereceye girenlerin hepsi Arapgir’in Pağnik Evranbeyi (Budak) köyünden. İster istemez akla takılıyor soru işaretleri:

 

Arapgir’in kaliteli, nefis, ünlü üzümleri sadece Pağnik (Budak) köyünde mi yetiştiriliyor?

Pağnik (Budak) köyünden başka köyden üreticiler, yarışmaya katılmadı mı?

Yoksa 121 katılımcı da Pağnik (Budak) köyünden miydi?

 

Dereceye giren üzüm üreticilerine alkışlar eşliğinde plaketleri ve altın ödülleri veriliyor. Vali yardımcısı, kaymakam, konuk belediye başkanları davet ediliyor ödül takdimleri için.

Birincilere üçer tam altın, ikincilere ikişer tam altın, üçüncülere de birer tam altın armağan ediliyor. Tüm katılımcılara ise 70’er lira para ödülü verileceğini biliyoruz.

 

ERMENİ KÖYÜ PAĞNİK’İN ERMENİLERİNE NE OLMUŞTUR?

 

Çakma adı Budak olan köyün özgün adı Pağnik’tir. Pağnik, köyün Ermenice eski adıdır. “Hamam” ya da “sıcak su kaynağı” anlamına gelmektedir.

Ermeniler, dağa taşa üzüm çubuğu dikmekle kalmamış, en güzel üzümleri yetiştirmişlerdir tüm Anadolu’da.

Ermeni’siyle ünlü olan Arapgir’in üzümüyle ünlü olmaması mümkün mü?

Pağniklilere Ermenilerden kalan ünlü üzümlerin ödülünü yine bir Ermeni kardeşimizin, Jineve Kürkçü Anadol’un elinden almaları oldukça anlamlı olacaktır.

 

BU SAHNE AĞLATIR

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bağbozumu şenlikleri için Arapgir’e gelen gurbetçilerle ilçe hareketli günler yaşıyor.

Arapgir’de doğup büyüyen ya da ataları Arapgir’de doğup büyümüş olan İstanbul’da ve yurt dışında yaşayan Arapgirli Ermeniler de otuz kişilik bir grup olarak Arapgir bağbozumu şenliklerine katılanlar arasındaydılar.

 

Protokolün dışından biri, Arapgirli Ermenilerden biri ödül vermek üzere davet ediliyor. Mikrofon uzatılan Jineve Kürkçü Anadol’un sevinçten gözleri doluyor: “Doğduğum, büyüdüğüm, yedi yıl öğretmenlik yaptığım Arapgir’imde olmaktan çok mutluyum… Davet edildik, adeta kanatlanarak geldik. Topraklarımızla, insanlarımızla birkaç günlüğüne de olsa hasret gideriyoruz.” diyor.

Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, Jineve Anadol’a sarılıyor, kutluyor. Bu sahne herkesi duygulandırıyor. Herkesin gözleri Köhnü üzümü gibi buğulanıyor…

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

KÖHNÜ ÜRETİCİSİ KONUŞTURULMUYOR

 

  1. 08. 2006 tarihinden bu yana tescilli olan Arapgir’in dünyaca ünlü Köhnü siyah üzümü dalında birinciliğe değer görülen Hüseyin Akdeniz’e mikrofon uzatılıyor. Alışılmış teşekkürleri sıralayacağı zannedilen Akdeniz, beklenen sıradan lafları söylemiyor.

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Pağnik (Budak) köyünden Köhnü üreticisi, yarışma birincisi Hüseyin Akdeniz, üniversite mezunu olduğunu söyleyerek başlıyor konuşmasına. “Üniversite mezunu bir üreticiyim. Neredeyse on yıldır üzümlerimizin fiyatı değişmedi. Ürünlerimizin tanıtımında ve pazarlanmasında belediyenin yeterli çabayı göstermediğne…”

Teşekkür beklerken uyarıyla karşılaşan sunucu önce afallıyor. Şaşkınlığı geçince Akdeniz’in sözünü tamamlamasına fırsat vermeyen iş bilir sunucu, mikrofonu kapıyor: “Neyse düzelir, düzelir…” diyerek kapanmayan yaranın üstünü o an için örttüğünü sanıyor. Düşünce dizleri kanayan çocuklar avutulur ya ‘Bak, üfledim geçti’ denir ya, aynen öyle bir sahne.

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

‘Arapgir’de Bağ ve Meyvecilik Sektörünün Geliştirilmesi’ konulu panelin Arapgir Meslek Yüksekokulu’nun salonunda Malatya İnönü Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Murat Asma, Ziraat Mühendisi Badin Kılıç, Ziraat Mühendisi Hasan Koç ve Yrd. Doç. Dr. Çiğdem Oksal’ın konuşmacı olarak katılımlarıyla gerçekleştirileceğini biliyoruz.

Panelde genel ve yerel anlamda bağcılık ve meyvecilik konularının ele alınacağı, üreticilerin sorularının da yanıtlanacağı bilgisini alıyoruz.

Bağlarda başlayan hastalıklara ve meyve üreticisinin pazarlama sorunlarına çözüm önerileri getirilip getirilmeyeceğini gerçekten merak ediyoruz.

Ama basın aracıyla Arapgir’e gelip basın aracıyla Malatya’ya dönmek zorunda kaldığımdan panele katılamıyorum. Ardından gerçekleştirilecek olan Arapgir’in doğal güzelliklerini ve tarihsel değerlerini barındıran yerlerin görülebileceği geziye de katılamıyorum. Gezinin gerçekleşip gerçekleşmediğinden de haberim olmuyor.

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Arapgir’in doğasının, insanının, meyvelerinin, Ermeni ustaların ince zevkiyle yapılmış sağlam mimari eserlerinin güzelliğiyle, Mehmet Ali Aydınlar’ın Arapgir’e pek çok güzel yatırım yaptığının, bu yatırımların halen sürdüğünün farkında olarak mutlu; üreticinin üzümlerinin pazarlanarak değerini bulmasının sağlanamadığının burukluğuyla Malatya’ya dönmek zorunda kalıyorum.

Malatya’ya gelir gelmez de yeniden Arapgir’e gidesim geliyor…

 

DSCF3401

 

sultankilic44@hotmail.com

 

 

 

 

 

 

 

 

151

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir