Sal. Eki 27th, 2020

An 2

 

İntihar kokan o kadar çok mısra yazdım ki, meğer hiçbir mısramda intikama yer bırakmayacak kadar cinayetimi planlamışım. Oturup da sayfalarca “barışı” yazmış, yıllardır her soluk aldığım sokakta “yaşasın halkların kardeşliği” diye bağırmışım!

 

Ankara, ulan Ankara, rezaletin başkenti; Kasapliyan ailesinden çalınmış Çankaya Köşkünün şehri!

 

Artık kar yağan varoşlarınla değil, kan yağan bir istasyonla hatırlayacağım seni.

 

Tarih Ekim 2015. Birinci Paylaşım Savaşlarından bu yana, Anadolu’nun yaşamış olduğu en büyük katliam yaşandı sende ve damarlarımda yüksek dozda “öfke” var.

 

Sen; Frigya ve Yunan dilinde “gemi çapası” demeksin Ankara. Oysa suyun değil, kanın bozkırı olmuşsun. Sen ancak kan denizinde bir gemi çapasısın Ankara!

 

Senin harp merkezlerinde huzuru bulmak, huzurun bulunacağını ummak; Frig Kralı Midas’ın sende bir gemi çapası bulmuş olmasından da daha zor Ankara!

 

Anadolu’nun en kalabalık ikinci şehri, en geniş üçüncü şehri oldun da ne oldu sanki! İhalecilerin resmi şehri; sen bir kravat cehennemisin Ankara!

 

Ve benim hiç görülmüş bir hesabım olmadı, kim ne yaptıysa yanına kâr kaldı. Oturup da sayfalarca “barışı” yazmış, yıllardır her soluk aldığım sokakta “yaşasın halkların kardeşliği” diye bağırmışım!

Ankara

 

Barış dillerde dolaşan bir sürtüktür artık.

 

Halkların Kardeşliği denilen slogan ise en kokuşmuş cümle!

 

Zamanın bir yerinde kardeş olmayan hiç ama hiç kimse yoktur

 

ve zaten kardeşiz biz ulan!

 

İbrahim ile Nemrud da kardeşti. Kabil, Habil’in kardeşi değil miydi? Yoksa Yusuf’u kuyuya kardeşleri atmadı mı?

 

Yaşasın halkların kardeşliği yerine; yaşasın halkların eşitliği, arkadaşlığı demediğimiz için ölüm molalarında durdurulduk.

 

Ve biz eşitlik ve arkadaşlık yolunda devam edeceğiz, molalarda ölümle uyutulmayacağız.

 

İsa kendisini çarmıha gerenler ile barışmadı ki, bir yolunu bulup da o çarmıhtan kaçtı! Yusuf’u barıştığı kardeşleri değil, oradan geçen bir kervan kurtardı! Sonra Nemrud ile barışıldığı için İbrahim’in ateş çukuru gül dolmadı!

 

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bugüne kadar görülmüş en büyük katliam; Ankara’daki barış, demokrasi ve emeğe yapılan bu bombalamaydı. Habil Kabil, İbrahim Nemrud, Yusuf ise kardeşleri tarafından Ankara’da öldürüldü.

 

Vahap Işık

56

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir