Per. Eki 22nd, 2020

 

       YALANCI GRİP GEĞİL, YALANCILARIN GRİBİ YİNE HORTLATILACAK MI?

      

 

           “ İlaç firmalarının hastalıkları körüklediğini, abarttığını, yaydığını hatta yarattığını artık bilmeyen kalmadı sanırım. Ne kadar hastalık, o kadar ilaç ve o kadar para… Dönen dolaplarda ilaç firmalarının yanında, onların ekmeğine yağ sürerken parmaklarının tümünü yalayanlar kimler?

 

          Türkiye genelinde il sağlık müdürlükleri, medyaya yolladıkları yazılı basın açıklamalarıyla kamuoyunu mevsimsel hastalıklara karşı uyarıyor. İşte o uyarı:

 

“Hava koşullarının değişmesi ve soğuması ile birlikte solunum yolu ile bulaşan viral ve bakteriyel enfeksiyonlar artmaktadır.

 

            Havaların soğumaya başladığı son günlerde, özelliklede bağışıklık sisteminde zayıflama gerçekleşebilir. Bu nedenle, önlem alarak bağışıklık sistemini güçlendirip mevsime özgü birçok hastalıklardan kendimizi koruyabiliriz.

 

            Hava şartlarına uygun giysiler seçilmeli hem terlemeyi hem de üşümeyi engelleyecek şekilde giysiler tercih edilmelidir. Bol sebze ve meyve tüketilmelidir. Sıvı alımını artırmanın da olumlu etkileri olduğu bilinmektedir. Vücut direncini düşüren aşırı yorgunluk, alkol, sigara, az ve düzensiz uyku, düzensiz ve tek yönlü beslenme gibi etkenlerden uzak kalarak kendimizi koruyabiliriz. Soğukta insanların yağ ve karbonhidrat gereksinimleri artmakta olup diyetlerinde bu ihtiyaca yönelik düzenlemelerin yapılmasının yararı olacaktır.

 

        Toplu yaşam alanlarının sık sık havalandırılması, aksırma, hapşırma ve öksürme sırasında ağız ve burnun kâğıt mendille kapatılması… Grip olunduğunda tek kullanımlık kâğıt mendillerin kullanılması… Ayrıca, sık sık el yıkama birçok hastalıktan korunmanın temel prensipleri arasında gelmektedir.

 

        Gripten korunmanın en iyi yolu aşıdır. Bakanlığımız tarafından 65 yaş üstü kişiler, şeker, astım, kronik akciğer hastaları, kronik kalp damar sistemi hastaları gibi kronik hastalığı olanların ve huzur evi, bakım evi gibi ortamlarda yaşayanların grip aşısı ile her yıl aşılanması önerilmektedir. Yine aynı risk grupları için 5 yılda bir zatürree aşısı ile aşılanması önerilmektedir.

 

        Hastalanan kişilerin, özellikle çocukların, yaşlıların ve kronik hastalığı olanların zaman kaybetmeden bir sağlık kurumuna başvurarak hekim kontrolünden geçmeleri gerekmektedir.”

 

         Bütün bu şöyle beslenin, böyle giyinin, elinizi yıkayın, burnunuzu silin girizgâhları, sözü aşıya getirmek içinmiş. Ağırdan ve damardan giriş. Doğrudan, aşı olun, aşıları tüketin, ilaç firmalarının bu yıl daha çok kazanması gerekiyor, deseler belki ters teper. O da belki.

 

        Mevsimsel hastalıklardan grip üzerinde duruluyor. Aşı konusuna kadar söylenenlere sözümüz yok; ama aşı denince aklımıza fırıldakların döndürülmesi geliyor.

 

          Geçmiş yıllarda bilmem ne gribinin; geldi ha, çarptı ha, topluca öldürecek, çabuk aşı yaptırın feryatlarını sıkça duymuştuk. Üstelik sağlık bakanından duymuştuk. Aynı sağlık bakanının başbakanı da ben aşı yaptırmayacağım, aileme de yaptırmayacağım, demişti.

 

           Aşı yaptırmayanlar patır patır ölmemişti. Aşı yaptırma gafletinde bulunanlara ne oldu göremedik; ama ilaç firmalarının yapay tehlikeyi körükleyerek tonlarca aşı sattığı sağlık bakanının vicdanı ne durumda onu da bilmiyoruz. Ne yaptı tonlarca aşıyı? Steril nasılsa diyerek yaza kadar içti mi bizim adımıza satın aldığı onca aşıyı?

 

          İlaç firmalarının hastalıkları körüklediğini, abarttığını, yaydığını hatta yarattığını artık bilmeyen kalmadı sanırım. Ne kadar hastalık, o kadar ilaç ve o kadar para… Dönen dolaplarda ilaç firmalarının yanında, onların ekmeğine yağ sürerken parmaklarının tümünü yalayanlar kimler?

 

En iyisi bunlardan uzak durmak… Hele de aşıdan, ilaçtan tabana kuvvet kaçmak… 

 

Sultan KILIÇ    sultankilic44@hotmail.com               

  

36

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir