Çar. Eki 21st, 2020

devlet 1

 

Devletin Alevi’si olmayacağız sloganıyla Malatya Turan Emeksiz meydanında toplanan guruba hitaben bir basın açıklaması sunan PSAKD (Pir Sultan Abdal Kültür Derneği) Malatya Şube Başkanı Songül Tunçdemir, şunları dile getirdi:

 

“Kürt illerini harabeye çeviren siyasi iktidar; aydınlar, sendikacılar, gazeteciler, inanç örgütleri üzerinde baskıyı alabildiğine arttırmış durumdadır.

Basın açıklamamıza başlamadan önce Artvin Kafkasör yaylasının Cerattepe bölgesinde maden çıkartılmasına engel olmak isteyen ve polis saldırısına uğrayan, çevresinin ve yaşam alanlarının tahrip edilmesine istemeyen emekçilerin direnişini selamlıyoruz…

 

Türkiye fiili başkanlıkla, kelimenin tam anlamıyla diktatöryal bir yönetim anlayışıyla yönetilmek isteniyor. Tüm toplumsal kesimlerin örgütlenme, hak arama, söz söyleme, itiraz etme hakkı yok edilmektedir.

 

Son zamanlarda Alevi toplumu örgütleri, adeta hedef tahtasına çevrilmiş durumdadır.

 

Alevi evlerinin işaretlenmesi, örgüt yöneticilerinin tehdit edilmesiyle başlayan süreç, Adana’daki cemevine, dinci Selefi bir gurubun, cem erkânı yürütüldüğü sırada erkân yürüten canları tehdit etmesi kabul edilemez.  Saldırıların bir diğer ayağı yargı üzerinden yapılmaktadır. 2015 yılında Erzincan Pir Sultan Abdal şubesi yöneticileri Gezi eylemlerine katıldıkları için evleri basılmış, dernek faaliyetleri gerekçe gösterilerek tutuklanmışlardı.

 

Erzincan Pir Sultan Abdal şubesi yöneticileri için hazırlanan iddianamede gezi eylemlerine katılmak, savaşa karşı barış mücadelesi vermek ve eşit yurttaşlık hakkını savunmak gibi gerekçelerle onlarca yıla varan cezalar verilmiştir.

 

Tek suçu Aleviler üzerindeki asimilasyon ve inançsal kırım politikalarına karşı, eşit yurttaşlık mücadelesi vermek olan Erzincan Pir Sultan Abdal şubesi üye ve yöneticilerine verilen bu cezaları, haksız bulduğumuzu belirtiyoruz.

 

Son olarak da 14 Şubat’tan beri Gazi Cemevimize yapılan silahlı, gaz bombalı polis ablukası, Alevilere yönelik saldırıların geldiği noktayı göstermektedir.

 

Tam bir haftadır, Gazi Cemevimize yönelik biber gazı, TOMAlar, tazyikli su ve sadece plastik mermi değil, gerçek mermilerle saldırıyorlar.

 

Birçok canımızın yaralandığı saldırılar hala devam etmektedir. Bir yandan cemevimize statü safsatası ile kendine biat edecek Alevi’sini yaratmak isteyen devlet, şimdi de ‘’devletin Alevi’si olmayacağız ‘’ diyen cemevlerimize saldırarak diktasını perçinlemek istemektedir.

 

Bir yandan Alevilere yönelik saldırılar devam ederken diğer yandan Erzincan HBVAKFI’na bağlı cemevinde Davutoğlu’nun yaptığı ziyaret sürecinde Cem erkânına dâhil edilmesi ve pir makamına oturtulması, Kutsal on iki hizmetten biri olan semahımızı Pirsiz ve Nursuzlara niyaz ettirilmesi yolumuz, ikrarımız gereği kabul edilemez.

 

Ülkede bu kadar katliamın müsebbibi olanlarla toplumumuzu zulme mi ortak etmek istiyorlar. Yoksa iki maaş koparacaklar diye toplumumuzu düşkünlüğe mi sürükleyecekler. Alevi toplumunu bu kadar çaresiz mi görüyorlar ki kendi düşkünlüklerine biz Alevileri de ortak ediyorlar.

 

Kadim tarihimizde katliamları, inkâr ve asimilasyonları Ebu Suud’u öven yaklaşımları hak görmüş bir akıl, bugün bizleri kendi yaptıkları katliamları meşrulaştıran bir zeminde yanına çekmek ve katliamlarını meşru kılarak, şirin demokrat olarak görünmek istiyor.

 

Cemevlerimizin yapımında, hak mücadelelerimizde bizleri bir an bile yalnız bırakmayan bu ülkenin devrimcileri, yurtseverleri gaz bombaları ve gerçek mermilerle vurulmaktadır.

 

Bizler tarih boyunca hep hakikat aşkıyla yürüdük. Eksiğiyle, yanlışıyla bizleri yalnız bırakmayanlar ise ülke ve dünya devrimcileri olmuştur. Biz Aleviler, softaların kuyrukçusu, düşkünlerin kuyrukçusu olmayacağız, bunu kendimize hakaret sayarız. Birkaç nefis kurbanı aklı evvel düşkünün ve onları hizaya çeken zulümkârın pozlarıyla bu toplum düşürülemez.

 

Alevilerin hak mücadelesi, Güneydoğu’da yürütülen savaşı unutturmak ve gündem değiştirmek adına dolgu malzemesi olarak kullanılamaz. Alevi kurumları, bu çirkin oyuna alet olmayacaklardır. Alevi düşmanlığı tescillenmiş bir zihniyetten hiçbir beklentimiz yok.

 

Aleviler; sosyal demokrat, devrimci, sosyalist, yurtseverdirler. Faşist, milliyetçi ve softa değillerdir. Bu da böyle biline ve bundan sonra da Alevileri iktidarın koynuna itenlere, 72 millete aynı nazarla bakan Alevileri, milliyetçilikle terbiye etmeye çalışanlara, Yezid aklına uyup Alevileri ve cemevlerini Sünni ve Şii iktidarcı akılla softaların merkezi haline getirmek isteyenlerin karşısında direneceğimize dair. Alevi halklarına, kadim tarihimize, hakikati taşıyan mürşitlerimize, ocaklarımıza ve pirlerimize kamuoyu önünde söz veriyoruz. “

 

 

 

 

 

 

 

 

118

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir